İktidarın yargıyla, özgürlüklerle, suç tanımı ve yargılama usulleriyle ilgili olarak çıkardığı kanunlarda 2014’ten bu yana açık bir otoriterleşme eğilimi görülüyor.

Son örnek, önceki gece yarısı mecliste ilgili maddeleri kabul edilen “Milli Savunma, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet askeri ve Polis Akademisi öğrencileri ile bunların adayları ve MİT personeli hakkında” torba yasa…

Yetkililer tarafından “irtibat ve iltisak” gibi sebeplerle görevden ihraç edilmiş fakat mahkeme bunu vârid bulmayarak “göreve iade” kararı vermişse, bu kişi artık göreve iade edilmeyecek…

Ne zamana kadar? Mahkemenin kararı üst düzey yargıdan yani Danıştay’dan geçip kesinleşinceye kadar.

Bu, ‘dipsiz kuyu’ demektir. Yüksek yargıda bir dosyayı yıllarca bekletmek de mümkün!

Yargıtay’da böyle…

Danıştay’da böyle…

AYM’de de böyle…

Bir dosya yıllarca “sırada” bekletilebiliyor.

HUKUKUN TEPKİSİ
Türkiye’de yargının bağımsızlığı büyük ölçüde ihlal ediliyordu… İktidar son on yılda yargıyı yeniden kadrolaştırdığı gibi CB sistemi de HSK yoluyla iktidar partisinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanı’na yargı üzerinde “güçlü etki” sağlamıştır. (Venedik Komisyonu, 2024/041, Paragraf 118)

Bu kanunla “göreve iade” şeklindeki yargı kararlarının uygulanmasını yıllarca geciktirmek mümkün olacak.

Ceza hukuku uzmanı Prof. İzzet Özgenç, dün Cumhurbaşkanı’na hitaben X hesabından şu açık çağrıda bulundu:

“Sayın Cumhurbaşkanım, Davacının haklı olduğuna, bir hakkın tevdiine ilişkin mahkeme kararının idare tarafından kanuni süresi içinde yerine getirilmesini engelleyen kanun teklifi, şeytanî zihniyetin bir ürünüdür. Halen Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan bu teklifin ‘kanunlaşması’ halinde, Anayasa, m. 89, f. 2’de tanımlanan yetkinin kullanılmasını takdirlerinize arz ederim. Selam ve saygılarımla”

Anayasa’nın 89. Maddesi, Cumhurbaşkanı’nın önüne gelen kanunları tekrar görüşülmek üzere Meclis’e göndermesini düzenliyor.

ANAYASA NE DİYOR?
Kanun teklifi Meclis’te muhalefetin sert tepkisiyle karşılaştı. CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, DEVA’dan Mehmet Emin Ekmen, Saadet’ten Bülent Kaya söz alarak ve AK Partililerle görüşerek bu düzenlemenin metinden çıkarılması için çalıştılar.

Bir ara uzlaşma oluyor gibiydi, olmadı. Gece Yarısı iktidar çoğunluğu tarafından kabul edildi. (Teklifin 7. Maddesi)

Cumhurbaşkanı, geri gönderir mi? Sanmıyorum. Niye sanmıyorum? Meclis’teki iktidar grubu zaten Cumhurbaşkanı ile tam bir uyum içinde… İnşallah bir istisna olur da geri gönderir. Bakalım…

Bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “mahkemenin ‘bu kişi haksız yere işinden atılmıştır, görevine iade edilsin’ kararına rağmen bu kişi işine dönemeyeceğini” belirterek şöyle yazdı:

“Üst mahkemelerdeki süreçler bitinceye kadar, yani on yıla yakın bir süre beklemek zorunda kalacaktır.”

Oysa Anayasa’nın 138. Maddesi gayet açıktır:

“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

(Parantez içinde yazayım, “darbe anayasası” diye karalanınca böyle hangi hukuk kuralları da çöpe atılmış oluyor, bir düşünün)

DÜNYANIN NERESİNDEYİZ?
Bu kanunla otoriterleşme sürecinde bir adım daha atılıyor: Yargı kararlarının uygulanmasını geciktirmek!.. Arkasından ne gelir bilmiyoruz.

Fakat Ekim 2022’de çıkan ve AYM’nin de uygun bulduğu “Dezenformasyon Yasası”nın neler getirdiğini yaşayarak görüyoruz.

Bu tür kanunlar ve bilhassa kanunları da zorlayan uygulamalar birike birike ne oluyor biliyor musunuz?

Türkiye, Dünya Hukuk Devleti Endeksi’nde 2015 yılında 0.46 puanla 80. sıradaydı… 2025 yılında puanımız 0.28’e, sıramız 136’ya düştü…

Düştü de ne oldu?.. Bozulan gelir dağılımına, emekli maaşlarına, çalışanların ücretlerine, Bütçeden faize giden 2.7 trilyon liraya bakın…

03 Temmuz 2026

Taha AKYOL

KAYNAK: https://karar.com/


Şuna bir yanıt: “Bir otoriterleşme kanunu daha”

  1. demirozcane Avatar

    DÜNYA TÜRK HABER-WORLD TURKISH NEWS:WORLD PRES
    Şimdi Siyasette olmayan Birşeyi millet ve siyasiler yayıyor Siyasette kararsız seçmen diye
    birşey yoktur kararsız dediğiniz seçmen Mutlaka bir partiye oyveriri Geçenlerde Türkiye den,
    Gelen Arkadaşlar İşlek yerlerde kahvelerde siyaset konuşmuşlar Düşünüm kahvehaneye giiyorsun
    Millet sizi Tanımadığı için Ürkek ve korku ile bakıyorlar Masaya oturup bir çay içiyoruz
    Sağımızdaki solumuzdaki insanlar bize soruyor diyor arkadaşlar nerden geldiniz birin,m,
    arıyorsunuz ve ya hangi partidensiniz diye soruyorlar korku insanların iliklerine kadar işlemiş
    Bize soruyorlar Akp limisiniz diye arkadaşlar yurt dışında çalıştıklarını Avrupadan geldiklerini
    söylüyorlar arkadaşlar sormuş siz akp limisiniz diye onlar biz parti tutumuyoruz dediler ve içlerinde
    Dahaöncedenn akp ye oyverenlervar ve onlarda yaşadıklarından memnun değil çünki geçinemediklerini
    söylüyorlar Peki seçim olduğunda hangi partiye oyereceksiniz diyue sormuşlar Akp hariş her partiye
    oy verebiliriz diyorlar yani bu seçmenler tarafsı değil korkudan susan insanlar baskı ve zulümden
    korkanlar ve Özgür özel e de büyük bir beğeni var gerçi bu avrupada da var Zaten kayyum çetesine
    çok kızıyorlar ve bu olaydan sonra Avrupa da çok büyük desteğe ulaştı özgür özel

    Beğen

Yorum bırakın