Gençler hatırlamaz da bizim yaştakiler bilir; bir zamanlar “Aç kapa, aç kapa” diye bir musluk
reklamı vardı. Klasik musluklara göre daha pratik ve kullanışlı olduğu için oldukça da ilgi görmüştü.
Daha sonra sensörlü, dokunmatik musluklar çıkmasına rağmen sanırım piyasada hala en çok kullanılan musluklar da “aç kapa” olanlar.
Siyasilerin, bürokratların, belediyelerin işleri de bu aç kapa musluklardan farklı değil; açıyorlar,
kapatıyorlar, bir daha açıp bir daha kapatıyorlar ve bunu hep yapıyorlar!
Sokak ve yer isimleri gelenin keyfine, dönemin siyasi havasına göre değiştiriliveriyor. O isim
zamanında niye verilmiş, tarihi bağı, özelliği, hatırası hiç dikkate alınmıyor. Yakın geçmişte Kayseri’de yaşanan bir isim değiştirme macerası mesela…
Erciyes Dağı Kayseri ile özdeşleşen sembol bir isim. Kayseri Erciyes’siz, Erciyes Kayseri’siz
düşünülemez. Onun için de vakti zamanında en güzel caddelerinden birine “Erciyes Bulvarı” adı
verilmiş. Gelin görün ki siyasi hokkabazlar o güzelim adı kaldırıp bir siyasi figürün adını kondurmaya çalışmışlardı ki Kayseri sınırlarını da aşıp yurt çapında tepkiler olunca vazgeçildi. İnşaallah inat edip tekrar gündeme getirmezler!
Örnek çok ama bir garabet de Üsküdar’da yaşandı, yaşanıyor. Orada bulunan Kaşgarlı Mahmud Sokağı, belediye tarafından yapılan bir düzenleme sonucu galiba iki sokak haline getirilmiş ve yeni oluşturulan bölüme “İyiniyet Sokağı” adı verilmiş.
Oluşan tepkiler ve özellikle Uygur Türk’ü kardeşlerimizin rahatsızlıklarını belirtmeleri üzerine Üsküdar Belediyesi bir açıklama yaptı. Buna göre, “T” şeklinde devam eden sokak yapısı, “Mekansal Adres Kayıt Sistemi standartlarına uygun” hale getirilmiş. Bu düzenlemeye göre Kaşgarlı Mahmud Sokağı yerinde dururken yeni oluşan bölüme “İyiniyet” adı verilmiş. Belediyeler böyle hassas konularda
dikkatli olmak zorundadırlar. Madem ki Kaşgarlı Mahmud adı yine sokak adı olarak korunuyor, o halde Üsküdar Belediyesi’ne düşen, Türk tarihinde, Türk dili ve kültüründe önemli yeri olan Kaşgarlı Mahmud’un bir büstünü yaptırıp sokak tabelası ile birlikte yerine koymaktır. Böylece oluşan tepkilerin de önüne geçilmiş olur.
Hazır belediyelerden ve sokak isimlerinden söz açılmışken bir acayipliği de yazmasam olmaz.
Sokak isimlerini sanırım masa başında rasgele veriyorlar. Ankara Bağlum’da bulunan şu isimlere bakar mısınız?
“Flüt Sokak”, “Kampüs Sokak”, “Zorba Sokak!” Flüt Sokak şekil olarak o müzik aletine
benzemiyor. Orada oturan bir müzisyen, bir flüt sanatçısı da yok. Hele Kampüs Sokak, üzerinde ev bile yokken verilen bir isim. Zaten kısa bir sokak; zorlanarak ancak dört ev kondurulabilir. Kampüs Sokağın paralelindeki alt sokağa uygun görülen ad da “Zorba”, iyi mi?
Her ne ise, geçelim ve yine aç kapa konusuna dönelim…
21 Mayıs 2021 tarihli, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kapatılan Bilgi Üniversitesi 24 Mayıs 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile tekrar açıldı. Yani “Aç – Kapa” yerine terse dönüldü ve “Kapa – Aç” yapıldı. Çok tuhaf değil mi?
Bu konularda AKP iktidarlarının sicili bozuk. Özellikle Atatürk adı taşıyan bazı yapılar yıkılıp
yapılınca ya da tadilatlardan sonra başka isimlerle açıldı. Ankara’da herkesin hafızasında yer eden 19 Mayıs Stadı’nın da başka bir isimle açılacağı söyleniyor. İnşaallah böyle bir yanlışa düşülmez.
Ankara’da, Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan ve TBMM Birinci Dönem Milletvekillerinden
Mustafa Necati Bey’e ait olan ev, “Mustafa Necati Kültür Evi” olarak hizmet verirken o evle hiçbir ilgi ve hatırası olmayan birinin adı verilerek “Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi Kütüphanesi” olarak değiştiriliverdi.
Yıllar önce Keçiören’de açılan Tuna Göleti’ne de vefatından hemen sonra Muhsin Yazıcıoğlu
adı verilince buna itiraz ederek “Muhsin Bey’in ruhunu incitmeyin. Buna en çok o üzülürdü. Adını yeni açılan bir park ya da kültür merkezine vermeniz daha doğru olur” demiş, uzun yazışmalardan sonra tabelayı “Tuna Göleti ve Muhsin Yazıcıoğlu Parkı” olarak değiştirtmeyi başarmıştım. Bunun geniş hikayesi Tuna boylarını da anlattığım “Tuna’dan Orhun’a, Urumçi’den Karabağ’a/Modern Seyahatname” isimli kitabımdan okunabilir.
Kısacası, siyaset kurumu ve bürokrasi Musluk Reklam’ından ilham almayı bırakarak “Aç kapa”,
“Kapa aç” anlayışından sıyrılmak zorunda.
30 Mayıs 2026
Osman OKTAY
