Ülkeyi yönetenler, iktidara yönelik her türlü eleştiriyi “5. Kol” faaliyeti sayarken, ülkenin altını ve içini oyanlara pek bir anlayışlı. ABD’nin sömürge valisi Tom Barrack, Trump ve bilumum Türkiye düşmanlarının “Ekümenik Patriği” Bartholomeos gibi…

Tesadüf bu ya; beş gün önce iktidarın gazetesi Sabah, Yunan basınının sık sık hedef gösterdiği Yüksek Tahsilliler Derneği İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah’ın ağzından, Batı Trakya’daki soydaşlarımıza yönelik asimilasyon politikalarını gündeme getirdi. Dr. Hayrullah, 1990’lara kadar belli seviyede “Türk” kelimesi kullanılırken, daha sonra etnik kimliğin Türk-Pomak-Çingene, geçen yaz da “Müslüman azınlık Alevi ve Sünnilerden oluşmaktadır” diye bölündüğünü anlattı. Ayrıca son 15 yılda 104 azınlık okulunun kapatıldığını, müftülerini seçme haklarının ellerinden alındığını, camilerde Yunanca vaaza kısmen başlandığını, minarelerdeki ay-yıldıza dahi tahammül edilmediğini vurgulayan Dr. Hayrullah, “Bizim herhangi bir bölücülük amacımız yok. Yalnızca dinimizle, dilimizle, kimliğimizle bütünlüğümüzü koruma gayretindeyiz. Türkiye’nin desteğini hep hissediyoruz. Bizim Batı Trakya’da nefes almamız, Türkiye’nin varlığı ile eşdeğerdir.” dedi.

Batı Trakya’daki tablo bu iken; Lozan Antlaşması’yla, ülkemizdeki sayıları 2 bini bulmayan Rum kökenli vatandaşlarımızın sadece dini meseleleriyle ilgilenmek üzere faaliyetlerine izin verilen Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki Patrik Bartholomeos’un son icraatlarına bakalım.

İzin Verilmese Olmaz mıydı?

Bartholomeos’un 27 yıl aradan sonra Genel Kurul’da bir konuşma yapmak üzere Meclis Başkanı Nikitas Kaklamanis tarafından Yunanistan’a davet edildiği aylar öncesinden duyuruldu.

Erdoğan 2017’de; “Patrik yurtdışına çıkmak istese Lozan’a göre, Fatih Kaymakamlığı’nın müsaadesiyle çıkabilirdi. Ama biz bunu bile bir kenara koyduk, ‘Patriklik makamı farklıdır’ dedik, önünü açtık.” diye övünse de;

Yunanistan’ın gerek İsrail gerekse Fransa ile kol kola girip Türkiye düşmanlığını artırdığı, dahası İsrail’in Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu’na Girit açıklarında düzenlediği saldırıyı izlediği şu sıcak günlerde en azından Bartholomeos’un bu ziyaretine izin verilmemesi beklenirdi, değil mi?

Ne mümkün!..

8 Mayıs’a kadar sürecek o ziyaret üç gün önce başladı. Havaalanında Yunan Meclis Başkanı Kaklamanis tarafından karşılanan Bartholomeos, önce Atina Belediyesi’nde ağırlandı. Belediye Başkanı Haris Doukas, kendisine “çevresel mirasın korunması” konusunda onursal nişan verdi.

Burada dikkat çekmek istediğimiz; Patrikhane’nin daha önce flama şeklinde kullandığı sözde bayrağının Yunan Kilisesi, Atina Belediyesi, Yunanistan ile AB bayrakları arasında ve aynı boyutta yer almasıydı. Bu gidişle Patrikhane’nin kapısında dalgalandırırlarsa, şaşırmayalım!..

“Yeni Roma-Konstantinopol Patriği” Meclis’te

Yunan Parlamentosu’nda Bartholomeos onuruna düzenlenen özel oturumdaki programına geçelim.

Bizatihi Meclis açıklamasında, Bartholomeos için “Yeni Roma-Konstantinopol Başpiskoposu ve Ekümenik Patrik” unvanı kullanıldı, konuşmasını yapmadan önce de Meclis’e böyle takdim edildi. Orta Doğu’daki kriz ve Ukrayna’daki devam eden savaş nedeniyle zorlu bir dönemde “Ekümenik Patriğin” tarihi konuşmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Bartholomeos da konuşmasında; dinlerarası diyalog, insan hakları, demokrasi ve barış konularına değinirken, günümüzde dinlerin savaşlara neden olduğunu söyledi. Ayrıca “Ekümenik Patrikhane”nin, “Küçük Asya ve Doğu Trakya’daki atadan kalma mirasın korunması için yorulmadan çalıştığını” bildirip, “Ekümenik Patrikhane’nin girişim ve eylemlerine olan sarsılmaz desteği konusundaki güvencesi” için Yunan Parlamentosu’na teşekkürlerini sundu.

Yunan Meclis Başkanı Kaklamanis ise, “Ortodoks birliğinin garantörü” olarak Fener Rum Patrikhanesi’nin “kurumsal öneminin” altını çizip, “Varlığımızı, kaynaşmamızı ve sürekliliğimizi ona borçluyuz.” dedi.

Bartholomeos Yunan Parlamentosu’na gittiğinde, Cumhurbaşkanı Konstantin Tassoulas ve Meclis Başkanı Kaklamanis tarafından karşılandı. Özel oturumun sonunda kendisine Yunan Parlamentosu’nun en büyük nişanı olan altın madalya verildi. Atina’da bugün de Bartholomeos onuruna, hem Meclis Başkanı’nın hem Bartholomeos’un konuşacağı, “Süreklilik ve Evrensellik: Modern Dünyada Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi” başlıklı bir etkinlik düzenlenecek.

Ez cümle; Lozan’a göre, Patrikhane bir Türk kurumu, başındaki kişi de Türk vatandaşı; ancak hangi ülke/ülkelerin içimizdeki uzantısı haline geldiği bir kez daha pervasızca gösterilmiş oldu. Tabii görenler için!..

İznik’te Vatikan Evi Açılıyor

Bir başka gelişme daha var.

Hatırlanacaktır; Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Bartholomeos’un daveti üzerine Birinci Ekümenik Konsil’in 1700’üncü yıldönümü gerekçesiyle geçtiğimiz Kasım sonunda İznik’e geldi, burada beraber ayin yaptılar. Sonrasında İstanbul’da Patrikhane’de buluşup ortak deklarasyon yayınladılar ve Papa, Patrikhane için “Ekümenik” sıfatını kullandı. Bartholomeos, “Roma Piskoposunun Konstantinopolis– Yeni Roma Başpiskoposluğunun merkezine yaptığı her ziyaret, başlı başına önemli bir olaydır.” dedi.

Bu tablo da Lozan’ın çiğnenmesinden başka bir şey değildi. Birçok kesimin yanı sıra Cumhur İttifakı’nın ortakları MHP ve BBP Genel Başkanları dahi şöyle tepki gösterdi:

Bahçeli: “Bizim meselemiz Papa’nın ziyareti veya diplomatik girişimleri değildir. Meselemiz Konsil hafızasının ve karanlıkta kalmış hatıralarının tekrar diriltme faaliyetleridir.”

Destici: “İznik ziyaretinin ‘tarihsel’, ‘dini’, ‘ideolojik’ ve doğal olarak ‘politik’ bir anlam taşıdığını düşünüyoruz. Bunu görmeyip sadece bu ziyaret programını ‘turistik hoşluk’ ya da ‘masum bir anma etkinliği’ olarak öne çıkarmak ya tarih bilmezlik ya da bilmezden gelmektir! İznik hiç bir zaman nötr bir mekan olmadı, olmayacak da… Bu ziyaret bir gövde gösterisi olmayabilir; fakat kesinlikle bir ‘hesaplaşma’dır. Hem Hristiyan dünyasının kendi iç hesaplaşması hem de bizim kadim tarihimizle hesaplaşması… Devlet ve Millet olarak paniklemeye gerek yok, ama ayakta uyumanın da alemi yok! Biliyoruz ki, tarih, sembollerle de yazılır. Ve bugün İznik’te bir sayfa daha çevriliyor.”

İletişim Başkanlığı ise tepkileri “dezenformasyon” olarak nitelendirip; “Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, ne ülkemizin egemenliğine yönelik bir tehdit, ne de Türkiye’nin tarihsel kazanımlarını tartışmaya açan bir girişimdir. Aksine, ziyaret; barış, kültürel miras ve insani değerler etrafında şekillenen diplomatik bir temas niteliğindedir.” açıklamasını yaptı.

O ziyaretten 6 ay sonra İznik’te ne mi oldu?

Vatikan’ın, tarihi antik Roma tiyatrosunun dibinde bir ev satın aldığı ortaya çıktı. Onarımı süren evin girişine de; burasının, vefat eden önceki Papa’nın talimatıyla hacılar için misafirhane amaçlı kurulduğu şeklinde Latince bir tabela asıldı.

Yine onarım sürerken; İstanbul Latin Katolik Cemaati Episkoposu ve Papalık Vekili Massimiliano Palinuro’nun, bir heyetle birlikte İznik’in AKP’li Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta’yı ziyaret ettiği ortaya çıktı.

Marifet Abdülhamid Tablosu Asmak Değil

Toparlarsak;

Fener Rum Patrikhanesi, gırtlağına kadar siyasetle uğraşıyor; Vatikan’la dinlerarası diyalog kapsamında Ortodoks birliğini kuruyor… Balkanlar ve Kafkaslar’daki kiliseleri ABD-Yunanistan adına örgütlüyor… Sırada Gürcistan kilisesi var ki, Rusya’yla papaz olmamıza ramak kaldı!..

Tekrar altını çizelim; Patrikhane, Fatih Kaymakamlığı’na yani İçişleri Bakanlığı’na bağlı.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, makam odasına Sultan 2. Abdülhamid’in tablosunu asan birisi. Asmakla kalmadı, Erdoğan’ı Abdülhamid’e benzeterek, “Geçmişte Abdülhamit Han neyse bugün de cumhurbaşkanımız aynı şey… 100 yılda bir gelen bir lider… Elimizden geldiği kadar onun daha güçlü şekilde başımızda olması gerekiyor.” dedi. Ayrıca, “Abdülhamid Han’ın sahip olduğu özelliklerle, yaptığı hizmetlerle ve uyguladığı denge politikasıyla kadim geçmişimize büyük katkı sağladığını”, “bugün uçakla dahi iki günde ulaşabilecek bir yere 110 yıl önce İslâm’a hizmet etmek için Halife gönderdiğini” vurguladı.

Acaba Bakan Çiftçi, Sultan Abdülhamid’in kiliseler konusunda nasıl bir politika izlediğini de biliyor mudur?!

07 Mayıs 2026

Müyesser YILDIZ

KAYNAK: https://12punto.com.tr/


Yorum bırakın