PEKİ, SOKAKTAKİ DUYGU/DÜŞÜNCE SELİ SİYASETE NİYE YANSIMAZ?

“Çerçeve”yi içine sindiremeyen halkın iradesi niçin bu mücadeleyi yapan siyasete ve partilere yansımaz. Hele vatanseverler ve Türk Milliyetçileri ve bu “çerçeve”den rahatsız olan vatanperver halkımız gereken siyasi tavrı almaz. Halkımız düşünmeli. İYİ Parti ve Zafer Partisi yönetimleri düşünmeli, en çok da Türk Milliyetçileri düşünmeli… Ortada kim “ey Türk milleti, titre ve kendine dön/ gel…” kim diyorsa yüzünü oraya dönmeli. Vakit geçti, gidiyor…

Halk düşünecek, milliyetçiler, vatanperverler düşünecek, siyasetçiler de düşünecek…(Bir yerde yanlış mı yapıyoruz, neyi eksik yapıyoruz. Biz halkın duygu ve düşüncelerinin tercümanı olmaya çalışıyoruz da, acaba halk -ve tabii milliyetçiler – niye bizden uzakta duruyor??!..)

Meclisin dışında kalan, milletvekili ile temsil edilemeyen birçok parti var. Karşı karşıya bırakıldığımız ve dehşet, hayret, üzüntü ve öfke ile izlemekte olduğumuz gelişmekte olan endişe verici durum karşısında tavır koyup dikilen, bizlerle aynı endişeleri taşıyan milliyetçi siyasetçiler ve partiler elbette vardır. Suriyeliler problemi hakkında da son derece haklı bir mücadele vermiş bulunan Zafer Partisi’nin ( bu Parti yonetiminde yer alan kadroların/arkadaşlarımızın) son olaylar ve gelişmeler karşısında da aynı hassasiyetle davrandıklarının, mücadele ettiklerinin şahidiyiz. Türk milletinin ve Türk milliyetçiliğinin ve milliyetçilerinin sesi olan, basın, kamuoyu ve siyaset sahnesinde bunun mücadelesini veren herkes ve her davranış bizim için çok değerlidir. Adeta bir milli mücadele yoluna çıkmışçasına davranan ve çaba gösteren her arkadaşa sevgi ve saygıyla yaklaşmak, eskinin defterlerinde oyalanmamak; elimizden geliyorsa da siperlere girip yanlarında yer almak zorundayız. Sağda, solda kahve köşelerinde, klavye başında boş boş konuşmak, hala dedikodu ile meşgul olmak, “dedim, demedi, yaptım, yapmadı” devri geçmiştir artık.

“Milliyetçi partiler birleşsin”, “memleket elden gidiyor, siz ne yapıyorsunuz, niye bir arada degilsiniz” diye çokça bağıran, çağıran, klavyeye yüklenen arkadaşımız var. Sayıları o kadar çok ki, öne çıkıp sipere girip kendisini günün mücadelesinin ortasına atan insanımızın sayısından daha fazlası bu.durumda. Bunu niye mi yazıyorum? Zafer Partisi ile ilgili durumu yukarıda yazdım.

Bir de İYİ Parti ve mücadelesi var. Ülkenin bütün siyasi hareketleri ve partileri bir olmuş binmişler bir trene, takılıp lokomotif arkasına gidiyorlar. Bir tek İYİ Parti ve lideri sevgili arkadaşımız canhıraş bir mücadelenin içersinde bu gidişe “dur” demeye çalışıyor. Klavyeci dostlar yazıyorlar “bayrak açmak lazım”…Adam “açtım” diyor. Bayrağın altına gitmeyen, gitmeme sebebi diye onlarca bahane uyduran dostlar, görüyorum hala “bayrak açmak” gerek diye devam ediyorlar. Sokağa çıkmak lazım diyenler var. Tandoğan, Balıkesir sokağa çıkmak değil midir? Hala paylaşımlar var, Balıkesir’den de sonra. “Sokağa çıkmak lazım” diye. İnanın bu arkadaşların sayısı Zafer Partisi ya da İYİ Parti çatısı altına girip fiili mücadeleye soyunan sayısından, siperlerde mücadeleye girmişlerden daha fazla. “Müsavat bey nasıl olur da Bakırhan’la sohbet edermiş; biz sanki Müsavat”ı bilmiyor muyuz; ah o Meral hanım yok mu İYİ Parti’yi bitirdi, İyi Parti benim için bitti” vs.,vs.vb. onlarca laf…Meclis dışında vermekte olduğu mücadeleyi; sesini çıkarma ve duyurma sıkıntısını bildiğimiz Zafer Partisi dışında; hazine yardımı, meclis grubu, medyada yer bulabilme avantajlarıyla içinden geçtiğimiz şu karanlık günlerde, basına, kamuoyuna, siyaset sahnesine Milletin sesi olarak tercüman olan, canhıraş bir gayretle bayrak açan, sokağın ve halkın sesi olmaya çalışanlara köstek olmayalım. Destek olalım. Artık bu “Meral hanım bahanesine” de bir son vermek zamanı gelmedi mi?… Suriyelilerle ilgili kavgada yoksunuz, Ümit beyi, Müsavat beyi bahane gösterip sipere inmiyorsunuz; “sokak” diyor “bayrak ” diyor; ama yoksunuz, hala milliyetçiler niye birleşmiyorsunuz, niye sokağa çıkmıyorsunuz, bayrak açmıyorsunuz diye klavyeye yükleniyorsunuz ..

Hele bir kıpırdanın ..

Kıpırdayanlara destek olun. SU AKAR YOLUNU BULUR. Yangına bir kova da siz dökün.

Gün Meral hanım bahanesi ile oyalanma günü mü?.. BİR YANDA MECLİS’TE 467’YE ULAŞMIŞ BİR SAYI… Diğer yanda bu işi ve çerçeveyi tasvip etmediğine inandığımız milyonlarca vatan evladı. Şu sıra yapılan anketler İYİ Parti +Zafer Partisi oylarının çoktan %20’leri aşmışlığını göstermeliydi. Çünkü, biz hala “oyunda oynaştayız”.

19 Ağustos 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın