ANKARA’NIN TANIMADIĞI GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ ORGANİZASYONDA TEMSİL EDİLMİŞ

(E)Amiral, Mavi Vatan teorisyeni, yazar Cem Gürdeniz, sosyal medya X hesabından çok önemli bir paylaşımda bulunmuş.

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, “Türk Coğrafya Kurumu Türkiye’nin jeopolitik hassasiyetlerini en yakından takip etmesi gereken bir kurumdur.” derken, skandal hakkında kamuoyunu bilgilendirmiştir.

Dışişleri Bakanlığı’nın skandal olan bu konu hakkında ne yapacağını çok merak etmekteyiz.

Türk kamuoyuna saygıyla duyururuz…

19 Ağustos 2026

ÜLKÜ PINARI

İşte Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in X Paylaşımı:

“Türkiye’de düzenlenen uluslararası organizasyonlarda Ankara’nın tanımadığı Güney Kıbrıs Rum yönetiminin temsil edilmesi sorunu devam ediyor.

11–17 Ağustos 2026 tarihlerinde Türk Coğrafya Kurumu ev sahipliğinde gerçekleştirilen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na (iGeo 2026) Türkiye’nin tanımadığı Güney Kıbrıs Rum yönetimi katıldı.

Madalya töreninde delegasyon “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak anons edildi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bayrağı açıldı. Buna karşılık Türkiye’nin tanıdığı KKTC organizasyonda yer almadı.

Bu skandalın bir benzeri
2024 Ağustos ayında Tekirdağ Valiliği, Tekirdağ Yelken Kulübü ve Türkiye Yelken Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 7. Süleymanpaşa Optimist Kupası sırasında yaşanmıştı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yelken yarışlarına davet edilmiş ve sözde bayrakları açılış töreninde yer almıştı.

Bu duruma tepki göstermiştim.

Elbette uluslararası organizasyonların kendi üyelik ve katılım kuralları vardır. Ancak ev sahibi ülkenin de kendi dış politika ilkeleri ve milli hassasiyetleri vardır.

Bu hassasiyetler jeopolitik seviyededir ve her şeyin üstündedir.

Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimini bütün Kıbrıs’ı temsil eden “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımamaktadır. Diğer taraftan KKTC, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan bir devlettir. Dolayısıyla Türkiye’de düzenlenen uluslararası bir etkinlikte Rum tarafının bütün Kıbrıs adına temsil edilmesi ve Kıbrıs Türk gençlerinin dışarıda kalması üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir çelişkidir.

Nasıl oluyor ki tanımadığımız ve gözbebeğimiz yavru vatan KKTC ile henüz bir barış anlaşmasının bile mevcut olmadığı bir sahte devleti bu faaliyetlere davet edebiliyoruz ? Aynı şey Yunanistan’da olsa şüpheniz olmasın yer yerinden oynardı.

Tekirdağ’daki Optimist Kupası sonrasında aynı hassasiyetin iki yıl sonra tekrar gündeme gelmesi, başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlar arasında daha güçlü bir koordinasyona ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Türk Coğrafya Kurumu Türkiye’nin jeopolitik hassasiyetlerini en yakından takip etmesi gereken bir kurumdur.

Böylesi bir organizasyon öncesinde Dışişleri Bakanlığımızla bu konuyu koordine etmesi gerekirdi.

Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda karşı karşıya kaldığı izolasyonun azaltılması için mücadele ederken, Türkiye’de düzenlenen organizasyonlarda bu izolasyonun istemeden de olsa yeniden üretilmesine izin verilmemelidir.”


Yorum bırakın