Peki “en ziyade müsaadeye mazhar millet/ ülke” ne demektir ?…
Dış politikanın ve uluslararasi ilişkilerin bir kuralı, kaidesi vardır. Buna “en ziyade müsaadeye mazhar millet /ülke” kuralı denir. Devletlerin/ülkelerin /milletlerin uluslararası boyuttaki ilişkilerinde birbirlerine karşı tanımış oldukları hak ve imtiyazlar anlamında olup, bunların kullanımında öncelik tanımayı peşin olarak kabul etme kuralıdır.
Peki “en ziyade müsaadeye mazhar millet”le PKK ne alaka?..
En çok gözetilen millet, en çok kayırılan ülke anlamındadır. Devletlerin (ülkelerin/milletlerin) birbirlerine tanıdıkları, kullandırdıklari hak ve imtiyazları anlatır. Otomatik olarak hak ve imtiyaz verilmesi/kazanılması anlamında da kullanılır. Konumuzla ne ilgisi var diyeceksiniz. Yok yok da bu kuruldan yola çıkarak bir tanımlama yapıyorum. PKK DÜNYANIN GÖRDÜĞÜ “EN ZİYADE MÜSAADEYE MAZHAR” TERÖR ÖRGÜTÜDÜR… Bir “devlet” veya “ülke” olmasa da devletimizce ve çıkartılan “çerçeve” yasası ile – anlaşılmıştır ki – bu örgüt “en ziyade müsaadeye mazhar” muamelesine layık görülmüştür.
Şöyle ki; Almanlar Baader-Meinhof’a, İngilizler Ira’ya, Fransizlar Korsika Kurtuluş Cephesine, İspanya Bask’a, ABD Ku Klux Klan’a hiç müsamahalı davranmadı, böyle ilgi, şefkat, ihtimam göstermedi. Dünyada adı terörle anılan hiçbir organizasyon (el kaide, Hizbullah, Kızıl tugaylar, Ebu nidal, Husi, Boko Haram, tamil ve onlarca belki yüzlerce terör örgütü ve terörist grup) bizdeki komisyoncuların PKK’ya sahip çıktığı gibi, karşısında mücadele verdikleri ülkeler tarafından el üstünde tutulmadı. “Biz yerli ve millidir diyerek PKK’mıza bile sahip çıkmış bir yüce gönüllü insanlarız” mı diyecekler? Asker, polis, öğretmen ve memurların katledilmiş olması ne olacak?
“Olacak o kadar…kavgada yumruk aranmaz. Peki, ya ihtiyarlar, kadınlar, çocuklar, bebeler, sivil terör mağdurları?… Eh, PKK haklı bir hak alma mücadelesi veriyordu birkaç bin kişi araya kaynamış olabilir. Millet hayatında bu kadar zayiat normaldir.” mi denilecek?
Ne kadar gani gönüllü bir millet olduğumuzu anladınız mı?… Ne olurdu Almanlar da Baader-Meinhof’a, İngiltere Ira’ya, Fransızlar Korsika, İspanya Bask ayrılıkçılarına bizim gibi sıcak yaklaşmış olsalardı. İtalya, Japonya kızıl tugaylardan ne istedi? Koskoca ABD Ku Klux Klan’la niye boğuştu ki? Tamil, Hizbullah, el kaide, Husi, Boko Haram, Taliban, Ebu nidal hepsi ülkeleri, vatanları için çarpışan iyi çocuklar. Niçin, ülkeler bunlarla seri “barış süreçleri” yaşayıp barışmadılar ki?.. Problemlerini keşke bizim gibi ilgi, şefkat, ihtimam ile kucaklayarak çözme yolunu seçselerdi. Devletler/ülkeler /milletlere düşen budur. Teröriste soracaksın. Kardeşim ne istiyorsun ve ne istiyorsa vereceksin. Bakın o zaman dünyada bu kadar terör olur muydu?. Biz “yerli ve milli terör örgütümüzü” böylece dünyanın “en ziyade müsaadeye mazhar terör örgütü” statüsüne çıkartarak” sorunu” çözmek üzereyiz.” öyle mi?
Dünyaya örnek, bize ibret olsun…
16 Ağustos 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
