PKK’nın 50 senedir emek zahmet, dağda, bayırda, mezrada, mağarada geçirilen hayatlar, terörist olmanın verdiği can korkusu içersinde yürüttüğü mücadele ortada iken, kendileri açısından birgün bir mucize gerçekleşti. Mucize’nin adı Bahçeli idi. O nasıl bir mucizeydi yarabbim… 50 yılın bütün hesabını sileceğim diyordu. Bütün yaptıklarınız yanınıza kâr kalacak diyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yüzmilyarlarca dolar zararının üzerine kalem çekeceğim diyordu. Onbinlerce gaziyi susturacağım diyordu. Binlerce şehidin kanının hesabını ben de, kimse de sormayacak diyordu. Bölgede bunca yıldır insan, hayvan, silah, akaryakıt, uyuşturucu kaçakçılığı adına ne yaptıysanız, her sene cebe indirdiğiniz milyarlarca doların hesabını da kimse sormayacak, soramayacak diyordu. PKK bu Mucizeyi sevdi, bu sevgi, ilgi, ihtimam…

Aposeverlik/PKKperestlik karşılıksız kalmamalıydı. Mucizeyi onlar da sevdiler. Apo “reber” leriydi; Mucize de onlar için bir “reber” di artık…

13 Ağustos 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın