Öncelikle sizleri verdiğiniz oy için kutluyorum. Gelecekte, gönül rahatlığı ile “ben görevimi yaptım” diyebilirsiniz. Ancak bu hususta Özgür Özel ve Parti yönetimi sizler kadar rahat olamayacaklar.
Bunun birkaç sebebi var.
Birincisi: referansları Atatürk’ün kurduğu devletin kuruluş ilkeleri değildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri Altı Ok’tan vazgeçmiş görünüyorlardı. Tabi sadece “eski partinizin amblemiydi zaten” diye de düşünebiliriz.
İkincisi, milletvekilleri kendi seçim bölgelerindeki seçmenleriyle görüşüp onların isteğine göre hareket edebilirler demişti.
İlk bakışta “çok demokratik” gibi görünen bu yaklaşımın aslında otoyollardaki “kaçış rampası” olduğu ortaya çıktı. Zor durumda ağır tonajlı aracı devirilmekten kurtaran kaçış rampası.
Eğer bu demokrasi ise ve milletin isteğine göre hareket edilecekse, 54 vekilin hemen tamamı da aynı X paylaşımıyla “hayır” diyeceğini belirtti.
Demokrasinin oy fazlasıyla karar aldığını; 54 vekilin hayır, 35’inin de evet dediğini; 54’ün 35’ten büyük olduğunu hatırlatmamı da kabalık olarak değerlendirmeyin lütfen.
Ve son olarak,Tuncer Bakırhan’ın konuşmasını tekrar dinlemenizi öneririm. O konuşmada Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin önünde nasıl kapıların açıldığı var.
Türk Milleti’nin tanımını “halkların bileşkesine” dönüştürecekleri daha nasıl ifade edilecek?
Egemenliğin unsurlar ile paylaşılacağı daha nasıl söylenecek?
Bireylerin eşitliğinin etnik unsurlar ve inanç topluluklarının eşitliği haline dönüşeceği bundan daha açık belirtilebilir mi?
Ki bunlar da self-determinasyonu getirecektir. Sonrası kendi kaderini tayin hakkı balyozunun Türkiye Cumhuriyeti’nin hep tepesinde olması demektir. Yani Türkiye hep bu tehdidin altında yaşayacaktır.
Hülasa; Sayın Özel ve Parti Yönetimi bunu bilmiyorsa yöneticiliği bırakmalıdır. Eğer biliyorlarsa ve inanarak “evet” dedilerse bu demokrasiyle izah edilemez. “Hayır” oyu verenlerin yolları ayrılmış demektir. Yok eğer sizler de bunlara sıcak bakabiliyorsanız, bu sefer sizin “hayır” demeniz doğru değildir.
Önümüzdeki dönemde sizelere daha büyük görevler düşmektedir. Tarih sizi bu yapacaklarınızla anacaktır.
Sağlık ve esenlikler dilerim.
11 Ağustos 2026
Hakan PAKSOY
Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı
