Apo ve Apogiller İstiklâl Marşı yerine “Ey Gerip” okuyor; biz andımızdan vazgeçtik. Bahçeli’nin süreç dediği şeyin özeti…

Bunlar yarın bize “İstiklal Marşı”nı da yasaklayın derlerse şaşırmamak lazım. “Halkın bir kısmını kin ve düşmanlık için tahrik ediyor” diyebilirler.

İlk istek Apo’dan geldi. Apo’ya ilk cevap Bahçeli’den. Sonra Bahceli işin fitilini ateşledi. Tayyip bey Apo’nun istediği, Bahçeli’nin teklif ettiği konulara müspet yaklaştı. Süreç başladı. Görüşmeler hızlandırıldı. Yasa veya Anayasa taslak ve değişiklikleri AKP+MHP+DEM üçlüsünce hazırlandı. “İçerik paylaşmayacağız” dedikleri için ne yazdığı üç beş kişice biliniyor. Metinler (ne olduğunu siyasetçiler- AKP ve MHP’liler de dahil- medya, hukuk camiası, kamuoyu dahil) bilinmiyor. Metni Apo biliyor. Büyük ihtimalle okey verdiği, onayladığı söyleniyor. Apo, Bahçeli, Erdoğan ve yine, yeniden Apo arasında döndürülen bir top var. Apo ile Erdoğan’ın ne yaptığı ne yapmadığı önemli değil. Bu yemeğin Aşçıbaşı Bahçeli. Kepçe O’nun elinde…

Süreç dedikleri şey “Andımız”ın yasaklanmasıyla başladı. Ne adına “ümmetin kardeşliği” adına… Dediler ki, “bu Andımız ümmetin bin yıllık kardeşliğini bozuyor.” Bakalım bin yıllık kardeşlik tesis edilince Apo İstiklal Marşı okuyacak mı?..

23 Nisan 1920 ‘de “egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir ” diyerek yürünen bir yolda Cumhuriyete, laikliğe, hukukun üstünlüğüne ve parlamenter demokratik sisteme dayalı olarak kurulan Devletimizi ve Millet egemenliğinin tecelligâhı TBMM’ni vazedeceği yasayı Apo’ya sorar hale getirenler elbet bir gün halkın, Hakkın tartısına çıkacaklardır. En önde kimin yürüyeceğini biliyorsunuz.

Türkiye’nin artık “DEVLET AKLI” palavrasına inanacak, kanacak hali kalmamıştır. İhanet edebilen, ihanete yol ve prim verebilen, ya da “nasıl olsa devlet aklı var, o bizim yerimize düşünür” anlayışını topluma hâkim kılarak insanımızı rehavete, boşvermişliğe sürükleyen bir akla “DEVLET AKLI” denilemez. İhtiyacımız olan bu değildir; akıllı devlettir.

Çıkaracağı yasayı, ya da yapacağı anayasa değişikliğini İmralı’da yatan bir terör örgütü liderine/”vatana ihanet” hükümlüsüne sunarak onaylattıran (okeylettiren 😉🤔) bir olayı ” devlet aklı böyle istiyor”, “devlet aklının gereği budur” diye takdim eden ve de bu lafa böylece inanarak kabullenen aklın “devlet aklı” olabileceğine inanıyor musunuz?…

Bize lazım olan illa ki, AKILLI DEVLET…

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe”…

28 Temmuz 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın