“İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.” Böyle bir laf var. Aslında lafın doğrusu ve kırpılmamışı Üstad Yahya Kemal’in şiirinde bir mısradır ve “…insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar…” şeklindedir. Hayal kurmak iyi bir şeydir aslında. Ancak Kayahan’ın “bana yine hasret, bana yine hüsran var…” sözlerini de unutmamak lazım. Gençlik günlerimizde ( hoş bugün bile heyecan noktasının doruğa vardığı toplantılarda söylemiyor değiliz) göğsümüzü yırta yırta, bağıra, haykıra “…Türk’ün şanlı bayrağını Moskova’ya asacağız… ” diyorduk ya… “Menzil hak getire”… “İki bıyık bükümü sağa…” filan deyip, ” haydi yallah ” dediğimiz güzel günlerdi. Sonradan yıllar yıllar sonra bazı arkadaşlarımız “Kıbrıs’ın fethi” ( herhalde hazret tamamını kasdetmiştir); “Emevi camiinde namaz”; Kerkük’e, Musul’a, Halep’e TC plakaları (82,83,84.. böyle uzayıp gidiyordu, hatırlayacaksınız) vb. nutuklar atmaya devam ettiler. Uluslararası şartlar, dengeler, planlar, oyunlar, güç dengeleri vs. gibi hayatın gerçekleri sizin bu dediklerinizle ( hayallerinizle, gördüğünüz rüyalarla, içinizden, gönlünüzden gecirdiklerinizle) uymuyorsa ve zaten siz Kıbrıs’ı ilhak edecek, ordularınızla Halep’e, Şam’a giriverecek; Musul’u, Kerkük’ü 82’ye, 83’e yazacak işgal gücüne sahip değilseniz her dediğiniz havada kalır ve bütün yerli, yabancı piyasa size güler, öyle olmuştur, netekim. Hele çizmeleri giyip -İsmet Paşa misali- Gazze’de savaşa gitme haykırışı (😂😉) iyice komik kaçmıştır.
Biz Şam’a, Halep’e giremedik ama İsrail yandan Suriye’den parça kaptı. Dünün teröristini takım elbise giydirip, kravat taktırıp Cumhurbaşkanı yaptılar. Elbette Suriye’ye giden her müslüman Emevi camiine gider, namazını kılar kılmasına da, bize böyle söylememişlerdi; ya da sözlerdeki kasıtları başkaydı.🤔 Kerkük’te Türk valinin görev alması ayrı, plaka verip buradan vali tayin etmek ayrı…😅 “Bütün batı dünyasının ödünü patlatan Erdoğan gibi bir lider o tarihte başta olsaydı Sırplar o katliamı yapamazdı ” diyen müslüman arkadaşlar var. Onlara da sormak lazım aynı batı dünyası Gazze’de bu olmaz işleri yürütürken burada Erdoğan’ın varlığından haberdar değil mi ki ?…
Hiç korkmazlar mı ki ?..
Şimdi yeni bir topçubaşı daha çıktı… “iki bıyık bükümü sağa/ya da sola” deyip “menzil hak getire,haydi Allah rast getire …” deyip kendisini Kudüs vali adayı ilan ediverdi. Rüyalarını süsleyen düşmüş, çocukluktan beri hayaliymiş. Oldum olası kendisinin Kudüs valisi olması hayalini kurarmış. Kimse bu şahsa Türkiye’de Kudüs diye bir şehir olmadığını öğretmedi mi ?.. Kudüs’ün İsrail topraklarında bir şehir olduğunu bilmez mi ?… Kudüs’e vali olmak için İsrail vatandaşlığına mı geçse?.. Yok eğer Kudüs’ü bir TC vilayeti yapalım, sonra da beni oraya vali yapın diyorsa bu kolay bir iş midir? 😉🤔 Oluru var mıdır?.. İsrail ne der ?.. Koskoca bir bakan seviyesinde bir kişinin ağzından çıkan bu tuhaf sözü İsrail ciddiye alacak olsa ne olur?…Bir bakana bu kadar gayriciddi bir laf söylemek yakışır mı?… “Siyasal islam” inancı ve idealiyle yetiştirilmekte olan ihvancı adayı bir gencin bile kolay kolay söyleyemeyeceği bir lafı devlet ciddiyeti ve hassasiyeti gerektiren bir kişinin pervasızca, fütursuzca ifade etmiş olması nasıl bir iştir?..
Sonra kızıyoruz “Nil’den Fırat’a…” denildiğinde.
🤣 Güldüğüme bakmayın. Aslında ne hale getirildiğimize çok üzülüyorum.
Kudüs’e vali olmayı hayal eden kişinin savunucuları var. Diyorlar ki, “Kudüs’ün her müslümanın gönlünde yeri var.” İyi de, bu iş böyle ulu orta söylenir mi?..
Uluslararası kriz sebebi olur.
Şu an bu yazıyı okuyan bir kısım zevatın yine bana söveceğini biliyorum. Sövmeden önce bir kere daha derin, derin/incelikle düşünerek okusunlar. İnşallah bu vatandaşımız, ya da bir başka vatandaşı Kudüs valisi olarak atadığımız günü görürler. Benim gönlümden geçen de zaten böyle bir Türkiye…
11 Haziran 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
