Ahmet Takan’ın sosyal medya platformlarından yayımlanan bugünkü sıcak analizi de çok dikkat çekici.
Takan’ın bugünkü sıcak analizinin başlığı “Saray, Tom Barrack Anayasasını şart koşuyor!..”
Sözde “dost ve müttefik” ABD’nin kendisini “Sömürge Valisi” zanneden Büyükelçisi Tom Barrack da kim oluyormuş, bir de Türkiye’ye yeni Anayasa dayatıyor?!..
“El atına binen tez iner”
09 Haziran 2026
ÜLKÜ PINARI
İşte Ahmet Takan’ın bugünkü sıcak analizi:
SICAK ANALİZ
SARAY, TOM BARRACK ANAYASASINI ŞART KOŞUYOR!..
Sizlere, hem TBMM hem de CHP genel merkezi önünde aslan sosyal demokratların itiş kakışı, kavga gürültüsü izlettirilirken karanlık mahfillerde ne dolaplar çevrildiğinden haberdar olmanızı beklemek insafsızlık olur!..
CHP’nin beli, gayet itinalı bir şekilde kırılıyor!.. CHP’nin bilinçli ve ulusalcı tabanı ustaca şaşkına çevriliyor, ne yapacağını bilmez hale getiriliyor!..
Neden böyle yapılıyor?. Sorunun cevabı çok basit;
Saray iktidarının devamı, Tayyip Erdoğan saltanatının devamı ve ABD’nin Ortadoğu Valisi Tom Barrack’ın açıktan dile getirdiği Türkiye’deki rejim değişikliğinin önünü açmak ve bariyerleri kaldırmak için.
“Terörsüz Türkiye “diye adlandırılan formatlanmış “çözüm süreci”nde beklenen yasaların çıkması için devam eden “ağırdan alma” tartışmalarını ve çözüm sürecine titiz bir şekilde bakmak gerek. Kapalı kapılar ardından pazarlıklar sürerken taraflardan yapılan açıklamaları da iyi analiz etmek lazım. Önce, Ankara’nın derin koridorlarında dillendirilen bir iddiayı aktaralım;
“Saray güvenlik bürokrasisini bloke etti.”
Yazının flaşını en sona bırakıp, terör örgütü PKK/KCK sözde yürütme konseyi üyesi terörist Mustafa Karasu’nun bir yandaş yayın organına verdiği röportaja bakalım;
Yasal adımların atılmasıyla sürecin hızlanabileceğini belirten Mustafa Karasu, ‘100 yıllık Kürt sorununun çözümü için bir kök yasa, bir yol açacak. Böyle adım, adım bu kök yasa çerçevesinde diğer tüm sorunların da çözümünü sağlayacak, çözümüne yol açacak bir kök yasa olması gerekiyor’ diyor.
Mustafa Karasu, “Eğer Önder Apo’nun özgür çalışır koşulları olmazsa ya da süreçte aktif hale gelmezse tabii ki süreç ilerlemez. Umuyoruz ki Önder Apo’nun daha fazla inisiyatif bulması, daha fazla sürece katkı sunacak, müdahil olacak ilişkiler içinde olması sağlanır. Böylece süreçte ilerleme olur” diye ahkam kesiyor.
Katil sürüsünün elebaşlarından Mustafa Karasu, çerçeve yasa ve yasal düzenlemelerin sağlıklı ilerleyebilmesi için atılması gereken adımları şöyle sıralıyor:
“Kürt sorunu Türkiye açısından ciddi bir sorun ve sorunların sorunudur. Kürt sorunu söz konusu olduğunda, Türkiye’de karar alıcılar, siyasetçiler netleşmiyor, doğru yaklaşım içine girmiyor, hep böyle gelgitleri yaşıyorlar. Ya da hep böyle bir hesap yapıyorlar. Diyelim mücadeleyi zayıflatma hesabı, seçim hesabı, başka hesaplar yapıyorlar. Bir yönüyle, bu bir özel savaş oluyor. Gerçekten şimdiye kadar böyle önemli bir süreç var, yüzyıllık en önemli sorun çözülecek; AKP’ye yakın basın bir özel savaş yürütüyor. Sürecin ilerlemesini sağlayan değil de köstekleyen, sürece karşı güveni zayıflatan bir yaklaşım ortaya koyuyorlar. Ortaya çıkacak çerçeve yasa için de böyle. Bilmiyoruz tabii, AKP iktidarı nasıl bir şey sunuyor fakat o söylenenler öyle olmaz. Öyle tek taraflı, Önder Apo’nun dediklerini dikkate almayan, hareket’in dediklerini, Kürt halkının dediklerini dikkate almayan, sorunun çözümünde ön açıcı olmayan, sadece tasfiyeye yönelik, sadece silahların bırakılmasına yönelik bir yaklaşım, doğru bir yaklaşım değil tabii.
Nasıl bir yasa diyorsunuz? Çerçeve yasa deniliyor, kök yasa deniliyor. Öyle bir yasa olmalı ki, birçok şeyin önünü açacak. İşte demokratikleşmenin önünü açacak bir yasa olmalı. İnkârı kaldırmanın önünü açacak bir yasa olmalı. Hükümet, biz inkârı kaldırdık diyor ama öyle bir şey yok. Sözde. Hukukta, yasada, anayasada yok. Hukukta, yasada, anayasada da inkârı kaldıracak, asimilasyonu yok edip kaldıracak bir kök yasa olabilir, bir çerçeve yasa olabilir.”
Yazının, sona sakladığımız flaşına gelelim;
Saray kulislerinden duyduğuma göre, yapılan pazarlıklarda “önce anayasa değişikliği” şartı koşuluyor. Saraydan terör örgütüne, “önce anayasa değişikliği Meclis’te gerçekleşsin, sonra yasaları ve umut hakkını ona göre ayarlar çıkarırız” teklifinde ısrar ediliyor.
“Peki, sarayın yeni anayasasında neler var” diye sual ederseniz… O zaman Tom Barrack’ın önerdiği yeni Türkiye modeline bakmanız yeterli olacaktır.
Genel ve yerel seçimlerin birlikte yapılması, Tayyip Erdoğan’ın önündeki süre engelinin kaldırılması ve Cumhurbaşkanı seçiminde barajın düşürülmesi gibi öneriler zaten bir süredir kamuoyunda tartıştırılıyor.
Düğüm ne zaman çözülür?..
Şunun şurasında 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO zirvesine ne kadar kaldı ki?..
Sıkın dişinizi!..
09 Haziran 2026
Ahmet TAKAN
