Ahmet Takan “Bebek Katili Öcalan’ı Süper Vali Yapın” Demiş

Ahmet Takan sosyal medya platformlarında yeni bir “sıcak analiz” yazısı yazmış ve ilginç bir başlık atmış.

Ahmet Takan, Yeniçağ Gazetesi’nden istifa etti etmesine ama hız kesmeden yazılarına devam ediyor.

Başarıları daim olsun…

12 Mayıs 2026

ÜLKÜ PINARI

İşte Ahmet Takan’ın Sıcak Analizi:

SICAK ANALİZ
BEBEK KATİLİ ÖCALAN’I “SÜPER VALİ” YAPIN!..
Yazdıklarım bazılarının işine gelmiyor olabilir!.. Doğal karşılıyorum. Bir kez daha altını kalınca çizmek isterim ki; hiç kimsenin, hiçbir siyasi yapının yandaşı olmadım, olmayacağım. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün çizgisinden yürümeye devam edeceğim. Son nefesime kadar TURAN ülkümü savunacağım. Şahsıma yöneltilen seviyesiz sözlere ve de hakaretlere de cevap vermeyeceğim. Aynen kifayetsiz muhterislere yaptığım gibi!..


Bir dönemin Olağanüstü Hâl (OHAL) uygulamasını hatırlarsınız. 1987-2002 yılları arasında Güneydoğu Anadolu bölgesinde uygulanan Olağanüstü Hâl (OHAL) dönemlerinde, bölge illerini koordine etmekle görevli, geniş yetkilere sahip “Bölge Valisi” vardı. Ne Valiler görmüştük!.. OHAL Bölge Valiliği kurumu, 2002 yılında kaldırılmıştı. OHAL Valisi oldukça geniş yetkilere sahipti ve bu yetkileri sorumlu olduğu illerde (Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak) kamu düzenini sağlamak amacıyla kullanırdı.

MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin bebek katili Abdullah Öcalan için önerdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsü sarayı tam manasıyla köşeye sıkıştırdı. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bazı KHK’lıların işsiz kaldığını, iade-i itibar istediklerini belirterek, “Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler” demesi bile sarayı rahatlatmadı. Bu sözler de başka tartışmalara yol açtı. Terör örgütü PKK bir yandan siyasi sözcüleri DEM Parti diğer yanda saraya yükleniyor da yükleniyor. Saray, yukarı tükürsem bıyık aşağı tükürsem sakal modunda ne yapacağını şaşırmış durumda. Katil sürüsü elebaşısı için her gün yeni bir formül ortaya atılıyor. Her üretilen formülün artıları eksiler hesaplanıyor sonunda çıkmaz sokakta duvara toslanıp toslanıp debeleniliyor.

Ne olacak şimdi?..
OHAL uygulaması 30 Temmuz 2002’de toplanan Bakanlar kurulunun çıkarmış olduğu bir kanun hükmünde kararname ile kaldırılmıştı. Çözüm basit!.. Bebek katili Abdullah Öcalan’a OHAL Valisi’nin yetkilerine benzer yetkileri bir Bakanlar Kurulu kararı ile verirsiniz. İşinize geldiği sürece aynı OHAL uygulamasında olduğu gibi bu yetkilileri 4’er aylık periyodlarla uygulatır devam edersiniz. Hatta, baş haini aynı OHAL Valilerini adlandırdığınız gibi “Süper Vali” olarak adlandırırsınız!.. Nasıl olsa itina ile afyonladığınız yığınlar ne verseniz yiyor!..
Şimdi, bu da nereden mi çıktı?.. Herhalde gece rüyamda görüp, sabah kalkıp bu satırları kaleme aldığımı düşünmüyorsunuzdur…


Formatlanmış “çözüm süreci”nin statü kavgasına bağlı devam eden terör örgütünün mangalda silah yakma partisinden sonra silahları bırakıp bırakmadığına dair tartışmaya gerçek yanıt da katil sürüsünün ele başlarından Mustafa Karasu’dan geldi. Terör örgütü PKK/KCK sözde yürütme konseyi üyesi Karasu, “ Biz şu anda dağdayız. Evet, şu anda silahlıyız” itirafında bulundu. Terörist Mustafa Karasu, PKK’nın sözde yayın organlarına verdiği son mülakatta kendisine yöneltilen, “Kamuoyunun en çok tartışılan maddelerinden olan ve açıklamanıza da yer alan silah bırakmanın teyidi konusu hakkında bizlere neler paylaşabilirsiniz” sorusunu şöyle yanıtladı;
“ Gerçekten adımlar atılacak, işte silahı bırakmanın teyit ve tespit edilmesi. Bu kadar saçma şey olabilir mi? Yani biz Türkiye’nin sınırına girmişiz de silahlı mı girmişiz? Türkiye’de şu anda silahlı durumda mıyız? Yani sanki Türkiye’ye girmişiz de silah taşıyoruz. Sadece silahsız olup olmadığımızı teyit ve tespit edecekler. Biz şu anda dağdayız. Evet, şu anda silahlıyız. Kendimizi koruyacağız yani. Türkiye’ye karşı savaşı sonlandırdık ama bize başka saldırılar olabilir. Evet yasalar çıkacak, demokrasi çıkacak ve biz Türkiye’ye silahlı gelmeyeceğiz yani. Diyelim geleceğiz, demokratik siyaset yapacağız. Bu yönüyle gerçekten çok basit bir şey, demagoji yani. Bu kadar basit demagoji olamaz. Bir iktidar, bir devlet böyle bir süreç ilerlerken bu tür demagojilere fırsat vermemesi gerekir. Ne alakası var? Bilmem, silahları bırakalım, tespit ve teyit edecekler. Ne yapacaklar?

Bu şu demektir; biz yapmıyoruz, biz bu oyunda yokuz. Biz bu süreci ilerletmek istemiyoruz. Bu anlama gelir. Gelsinler diyoruz, silahlıyız diyoruz, ne yapacağız? Ama Besê arkadaş silahları yaktı, irademizi ortaya koydu. Zaten açıklamada da söylemiştik. Devlet Bahçeli demişti, ‘yasa çıksaydı da gelselerdi iyi olurdu’ dedi. Hangi yasayı çıkardın? Yasa tartışması niye yapılıyor? Doğru yasa çıkarmışsın, gerçekten demokratik siyasetin yapılacağı yasayı çıkarmışsın, özgür düşüncenin, özgür örgütlenmenin olduğu, Kürt varlığının yok sayılmadığı bir yaklaşım göstermişsin de gelmeyen mi olmuş? Bu bakımdan demagojidir. Aslında bu soruya çok cevap vermek bile anlamlı değil ama kamuoyuna söylemek zorundayız.”


Bakın, şerefsiz katil ne kadar da güzel garanti veriyor!..
Ey, Cumhur İttifakı… Türkiye’ye silahlı da gelseler, kimseciklere hiçbir şey yapmayacaklarmış… Kalbinizi ferah tutmalıymışsınız!..Abdullah Öcalan’ın her dediğine inanıyorsunuz da Mustafa Karasu’ya mı inanmayacaksınız?.. Yapın bebek katili Abdullah Öcalan’ı “Süper Vali”… Sonra gerisine bakarsınız!..

12 Mayıs 2026

Ahmet TAKAN


Yorum bırakın