Rahmetli Türkeş, zamanında demişti ki “…Ne yani, sana buyur otur masaya paşam, ne istiyorsun mu? diyeceğiz.” Böyle söylemişti. Bahçeli şu sıra konuyu askeri boyuttan çıkartıp “…buyur sayın koordinatörüm, ne istiyorsun?..” denilebilinecek bir noktaya götürdü, “sivilleştirdi ” de diyebiliriz. Yalnız bu koordinatörlük işi biraz çetrefil bir konu gibime geliyor. Apo’ya böyle bir görev /ünvan/ sıfat / statü -ne derseniz deyin – tevcihi nasıl olabilecektir?… Bir görevlendirme söz konusu, herhalde… Bir devlet memuriyeti 657 desen uymaz. “Yaş haddi” var… “Eski hükümlü” kadrosu desen uyar mı?…Benim bildiğim kadarıyla söz konusu değil..
Onun da şartları belli. Görevlendirmeyi/atamayı neresi, neye göre yapacak? İçişleri ve Dışişleri bakanlığının müşterek ataması desek böyle bir kadro yok. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeyiz, bütün bunlara gerek yok , tek imzalı bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile iş çözülür deseniz, olmasına olur da, ne Anayasa’ya, kanuna, ne de mevcut tek adam sistemine bile aykırı olan, hiçbir yerde yazmayan böyle bir kadro için imza atmaya belki Sn. Erdoğan bile çekinecek, imtina edecektir. Sn. Erdoğan’ın bu konuda sorumsuz bir beyanın peşine takılıp, böylesi buram buram yersiz, tarifsiz, sorumsuz bir işe ortaklık edebileceğini tahmin etmiyorum.
Efendim, her ne kadar bu bizim ucube “tek adam sistemi” sayesinde kuvvetler ayrılığı prensibini ortadan kaldırdık “YÜRÜTME” ye ve başındaki tek adama “YASAMA” ve dahi “YARGI” yetkilerini verdik ve tek imzalı kararnamelerle devlet işlerini yürütüyoruz deseler de, bu konuda da yükü ve sorumluluğu meclisin, dolayısıyla yasamanın üzerine atabiliriz diye düşünebilirler. Nasıl ki, Anayasa, yasa, içtüzük vb. hiçbir yerde yazmayan bir komisyon kurarak tarihin en büyük sorumluluğuna Meclisi ortak ettilerse de bu konuda da bir “özel koordinatör yasası” ile çözüm yolu aramaları muhtemeldir.
Velhasıl, Bahçeli yine bir olmaz işe girişmiş görünmektedir. Cumhurbaşkanlığı’nın hukuk danışmanları (Uçum bey başta) konunun olmaz bir iş olduğunun farkındadırlar, herhal… Ancak Türkiye’de hukukun ve hukukçuların işi (uzun bir müddettir) hukuka uymayan işlere engel olmak değil; hukuka uymayan işleri hukuka uydurmak haline geldiği için bakalım buna ne çare bulacaklar ?..
(…hukuka uymayan işlere hukuku uydurmak da diyebiliriz. 🤣)
06 Mayıs 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
