Adalet Bakanı, kendisine “sadece CHP’li belediyelere operasyon yapıldığı” iddiaları hatırlatılınca, “Savcılık a partisi, b partisi c partisi diye hareket etmez” dedi. Melih Gökçek ve dönemin bürokratları hakkında bugüne kadar 100’e yakın suç duyurusunda bulunulmuştu. Milyar dolarlık bu dosyalarla ilgili olarak savcılık kimseyi ifadeye çağırdı mı?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, geçtiğimiz hafta kamu bankalarının verdiği kredilerle satın alınıp, “ehlileştirilen” bir televizyon kanalına çıktı.
Kendisine “sadece CHP’li belediyelere operasyon yapıldığı” iddiaları hatırlatılınca, belediye başkanlarının hangi partiden olduğunun öneminin olmadığını, ortada suç olup olmadığının önemli olduğunu belirterek, “Savcılık a partisi, b partisi c partisi diye hareket etmez. Dosyanın kapağındaki şüphelinin ismi savcıyı ilgilendirmez. Dosyadaki deliller savcıyı ilgilendirir” dedi.
Normal olarak bu sorudan sonra sorulması gereken sorular ise sorulmadı.
Bu tür kanalların görevi de esasen bu.
Soru soruyormuş görüntüsü altında ekrana çıkan bakanlara pas atmak, onların bu pası gole çevirmesini beklemek.
Nitekim Gürlek de kendisine ortalanan topa bir vole yapıştırmış ki Türkiye’de yaşamıyor olsak belki inanırdık.
Bu eksikliği telafi edelim diyorum.
Gürlek’in karşısında o programda gazeteci süsü verilmiş personel yerine normal bir gazeteci olsaydı hemen şu soruları sorardı:
31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra İstanbul ve Ankara Belediyeleri’nde müfettişler tarafından yürütülen soruşturmalarda bazı yolsuzluklar tespit edilmişti.
İstanbul’da toplamı 13 milyar 202 milyon liraya ulaşan kamu zararı ile ilgili dosyalara zamanın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “biz inceleyeceğiz” diyerek el koymuştu.
12 Ocak 2021 günü İçişleri Bakanlığı’na devredilen dosyalar 13 milyar 202 milyon liralık (O günkü kurdan yaklaşık 2,5 milyar ABD doları) kamu zararını belgeleriyle ortaya koyuyordu.
Savcılar bu dosyaları Bakanlık’tan istediler mi? Bugüne kadar bu dosyalardan söz edildiğini duymuş ve harekete geçmişler mi?
Ankara’da, 31 Mart 2019 seçiminin ardından Büyük Şehir Belediye Teftiş Kurulu’nun tespit ettiği yolsuzluklar üzerine, Melih Gökçek ve dönemin bürokratları hakkında bugüne kadar 100’e yakın suç duyurusunda bulunulmuştu.
Görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, ihaleye fesat karıştırma, kamuyu zarara uğratma gibi suçlamalar içeren dosyalardan da haber yok.
Milyar dolarlık bu dosyalarla ilgili olarak savcılık kimseyi ifadeye çağırdı mı?
Cevap verse, ilk söylediğini kendi ağzıyla yalanlamış olacak diye bu soruları sormadılar tabii.
Mesela geçen gün ABB Başkanı Mansur Yavaş, Melih Gökçek döneminde Fetullahçılara rant yaratmak için yapılan işlemler ile ilgili şikayetlerine Bakanlığın “işleme konulmaması kararı” verdiğini açıkladı.
Bakan Gürlek’e bu soru da sorulmadı.
Sorulsaydı, Bakan Bey’in, Fetullahçılar ile Gökçek ilişkisi konusunda ne düşündüğünü öğrenme fırsatı bulabilirdik oysa.
Ama zararı yok.
İşte ben burada sormuş oldum.
Bakanlığın Basın Bürosu tahmin ediyorum ki Bakan hakkında yazılan yazıları, haberleri takip ediyordur.
Bu soruları kendisine iletebilirlerse, Bakan Bey de yanıt vermek isterse, ben buradayım, her zaman beklerim.
30 Nisan 2026
Mehmet Y. YILMAZ
KAYNAK: https://t24.com.tr/
