Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anıtkabir’deki 23 Nisan törenlerine bu yıl da katılmadı.
ABD Büyükelçiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan 23 Nisan konulu paylaşımda ise Atatürk ve Türk bayrağına yer verilmedi. ABD bayrağının bulunduğu mesajda, “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun” ifadesi kullanıldı.
Bu arada ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’ndaki monarşi ile ilgili açıklamalarını savundu.
BBC’ye göre Barrack, Antalya konuşmasında “Bölgede ya müşfik monarşiler ya da bir çeşit monarşik cumhuriyetler başarılı oldu, kalan her şey bu Arap Baharı’nın ardından soldu ve buhar oldu. Demokrasi pelerini giyen ve insan hakları sebebiyle üzerlerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu” ifadelerini kullanmıştı.
Barrack, ABD’li merkezli Fox News Digital’ın sorularına verdiği yanıtta ise görüşünde ısrar ederek, demokrasiye yönelen bölge ülkelerin iç karışıklık yaşadığını, buna karşılık Türkiye ve İsrail’in “güçlü liderler” önderliğinde geliştiğini söyledi.
Barrack, “Düzenli çok partili seçimlerle başkanlık sistemi olan bir cumhuriyetle yönetilen Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü ve merkeziyetçi önderliği sayesinde istikrar, ekonomik dinamizm ve iddialı bölgesel etki sağlandığını da göstermektedir; ancak eleştirmenler bunu güçlü otoriter eğilimlere sahip hibrit bir rejim olarak tarif etmektedir.” dedi.
Yaşanan olaylar, Barrack’ı doğrulamıyor. Bugüne kadar Amerikan destekli monarşilerle yönetilen Körfez ülkelerini başarılı saymak mümkün müdür? Körfez’de bir başarı varsa, bu başarı bölgedeki enerji kaynaklarını vampir gibi emen Amerikan-İngiliz şirketlerine aittir! Bölgede hiçbir bilimsel, teknolojik gelişme yoktur. Amerikan ordusu, İran füzeleri karşısında, bu ülkelerdeki Amerikan üslerini bırakıp kaçmak zorunda kalmıştır. Bu ülkeler, savunma konusunda kara kara düşünmektedir.
Yine başarılı diye gösterdiği iki ülkeden İsrail, Gazze’de ve şimdi de Lübnan’da sivilleri ve çocukları katlederek, bütün dünyanın nefretini kazanmıştır. Netanyahu, tutuklanma korkusuyla herhangi bir Avrupa ülkesine gidememektedir. Bu mu güçlü liderlik?
Türkiye’ye gelince… Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Libya ve Suriye’de Amerikan projesini uygulamış, Libya’nın bölünmesine ve Suriye’nin de bir terör örgütünün eline geçmesine sebep olmuştur. Trump, “Erdoğan 2 bin yıl sonra Suriye’yi aldı” demişti. Suriye, 2 bin yıl önce, Augustus yönetimindeki Roma’nın eyaletiydi. Suriye, Arapların ve Türklerin hâkimiyet dönemlerinin iki bininci yılında, bugünün Roma’sı olan ABD’nin ve İsrail’in hâkimiyetine girdi!
Burada başarı varsa ABD ve İsrail’e aittir; Türkiye, kaybetmiştir!
Yine Erdoğan döneminde, Mısır ile uzun süre kavga edilmiştir. Bu sebeple, Doğu Akdeniz’de mavi vatan korunamamaktadır. Türkiye, Hindistan gibi dünyanın büyük bir gücüyle de kavgalıdır! Bu mu güçlü liderlik? Türkiye, Rusya ile dahi karşılıklı uçak düşürme olaylarından sonra büyük tavizler vererek zorlukla barışabilmiştir.
Hindistan’dan bahsedince zikretmemek olmaz; Alparslan Türkeş’in kızı Selcen Türkeş Homriş, “Kader Sokak: Türkeş Ailesi” adlı bir kitap yazdı. Selcen Hanım, Destek Yayınları arasında çıkan kitapta Hindistan’daki sürgün yıllarını da anlattı ve babasının Hindistan Başbakanı Nehru tarafından yemeğe davete edilmesiyle ilgili anısını nakletti. Alparslan Türkeş anlatıyor:
“…Nehru, ülke yönetiminde yaptıklarını ve yapmak istediklerini anlattı. Hindistan ile Türkiye arasında benzerlikler olduğunu ifade etti. Türkiye ile Hindistan mukayesesi yaptı. Çünkü o tarihte bizim nüfusumuz 35 milyon kadar, onlarınki ise 600 milyondu. Buna da dikkat çekerek kendi problemlerinin çok büyük olduğunu belirtmek istiyordu. Nehru, ‘Panciyak’ adını verdikleri köy teşkilâtını anlattı, köyleri kalkındırmak için yaptıklarını sıraladı. Kendi yazmış olduğu İngilizce eserlerini bana hediye etti. Sonra okudum, hepsinden çok yararlandım. Çok güzel konuları işlemiş, yaşamış ve yazmış. Başbakan Nehru’nun on üç yılı Hindistan zindanlarında geçmiş. Dehradan şehrindeki meşhur bir İngiliz zindanında geçmiş ömrü. Kendisi zindandayken Atatürk Dumlupınar Zaferi’ni kazanmış, Yunan kuvvetlerini denize dökmüş. Nehru, Atatürk’ün başarısını duydukları zaman hapishanede bayram ettiklerini anlattı. Türkiye’nin Asyalı bir millet olarak İngiliz sömürgeciliğine ilk darbeyi vuran ülke olduğu için zindanda kutlama yaptıklarını söyledi.”
Hindistan’a bile örnek olmuş zaferi, 23 Nisan 1920’de kurduğu Meclis’le sağlayan Atatürk, o günü, bir bayram olarak gelecek nesillere yani çocuklara armağan ederken, ulusal egemenlik fikrinin devletin temeli ve güvencesi olduğunu devletin yaşaması için bu bilincin her zaman diri tutulması gerektiğini de birçok defa ifade etmişti…
Şimdi Erdoğan’ın liderliğinde nereye geldik?
24 Nisan 2026
Arslan BULUT
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com/
