Bağlum, Mahalli İdareler Kanunu’nda yapılan düzenlemeler sonucu Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’nın “En büyük ikinci ilçesi” olan Keçiören’e bağlanan ama gerek Keçiören gerekse Büyükşehir Belediyesi tarafından ÜVEY EVLAT muamelesi görmekten kurtulamayan koskoca ilçe görünümünde bir KÖY.
Belediyeler, ne yazık ki ilçe merkezlerine verdikleri hizmetleri buralara vermiyor, merkezden geçen ve Sirkeli – Kazan istikametine giden ana yol ile yakın çevresinden başka yerlere bakmıyor, dertlere deva olacak hizmet yapılmıyor. O ana yol da zaten ağır tonajlı hafriyat kamyonları tarafından haşat edilmiş, milleti bıktırıp İSYAN NOKTASINA getirmiş durumda. 30 yıldan beri Bağlum’la ilişkisi olan ve orada ikamet eden birisi olarak yaptığım gözlem budur.
Keçiören Belediyesinin yönetimi el değiştirse de Başkan’ın siyasi partisi ve ismi değişse de Bağlum’un kaderi hiç değişmedi. Göstermelik bazı çalışmalar, şova dönük konuşmalar dışında yapılan bir şey yok. Ara sokaklarla ve hele de Bağlar mevkiindeki yollarla zaten ilgilenen yok. Eli kalem tutan, derdini anlatabilen, 42 yıl devlet hizmetinde bulunup emekli olan ve gazeteci kimliği taşıyan ben bile belediyelere laf anlatamadım. Onun için gerçekten üzülüyorum.
Keçiören Belediyesi’ne, Büyükşehir Belediyesi’ne yıllardan beri başvuruda bulunuyor, görseller göndererek derdimizi, sıkıntımızı belgeleyip anlatmaya çalışıyoruz ama nafile. Keçiören Belediyesi’ne yol tamiratlarını yaptırabilmek deveye hendek atlatmaktan daha zor. Kaç aydan beri Bağlar mevkiindeki Nihal, Kampüs ve Zorba sokakların rezalet durumunun resimlerini de çekerek gönderiyorum, her seferinde “Asfalt kırığı temin etmeye çalışıyoruz” diye saçma sapan bir cevap veriyorlar. Yol yapımını “asfalt kırığı” sermekten ibare sayan bir belediyecilik! Çok yazık!..
Geçelim Büyükşehir Belediyesi’ne…
Gökçek döneminde olan müracaatlarımız da var ama o dönemde yaptığım mücadeleler gazete sayfalarında da yayınlandığı ve artık unutmak istediğim için geçiyorum.
Öncesi de var ama elimdeki kayıtlara göre 3 Ekim 1922 tarihinde Büyükşehir Mavi Masa’ya 5 ayrı görsel göndererek Kavakderesi Caddesi’nin durumunu anlatmışım. Bu başvurum 6987216 başvuru numarası ile kayda alındı.
Bu başvuruma, 23 Ekim 2022 tarihinde cevap verilerek “Yapılacaktır, edilecektir,” diye bir cevap verildi.
Hiçbir çalışma olmayınca tekrar müracaatım üzerine bu defa 28 Kasım 2022’de müracaat etmişim. Bu müracaat da 7053547 başvuru numarası ile kayda alınmış. Sonra belirli aralıklarla yaptığım 7167487, 7746074, 7752336, 8065501, 8913190 numaralı başvurularım da oldu. Aradan seneler geçmesine rağmen her seferinde benzer cevaplar verilerek tabir yerinde ise ipe un serildi. Yani testi kırılmadan yol göstermiş olmamız hiçbir işe yaramadı.
Sonunda, 2026 yılı kışında ve devamında şu anda ilkbaharı yaşadığımız günlerde yağışlar artınca artık Kavakderesi Caddesi ve çevresinde bulunan sokaklara girilmez oldu, evleri su basmaya başladı. Yağışlı havalarda cadde başına hayırsever Fatma Bacı tarafından yaptırılan o güzel camiye bile girmek mümkün olmuyor, insanlara, seçmenlere kötü örnek olunuyor.
Konuyu bir şekilde Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’a ilettiğimde sağ olsun bazı bürokratlarına talimat verdi. Onlar gelip beni buldular, birlikte incelemeler yaptık ve ASKİ Keçiören Bölge Müdürlüğü “pansuman tedbir” olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ile taşkınları önlemeye çalıştı. Bunun yeterli olmayacağı kesindi ve sonunda olan oldu. Her yağış Kavakderesi Caddesini göle çeviriyor. Yaya geçmek mümkün değil, araçlarımız hasar görüyor.
Mansur Bey’in talimatı ile bir çalışma yapılıp proje geliştirildiği de anlaşılıyor. Ancak yetkili tarafından Mansur Başkan’a verilen şu cevabın mantığını anlamak mümkün değil:
“Başkanım genel müdür yardımcımız Oktay Bey aradı ASKİ’nin Bağlum’da bir talebi olduğunu, yağmur suyu ve kanal hattının yapılması gerektiğini yaklaşık bu işin üç kilometrelik metrajı olduğunu, biz yerini inceledik bayram arifesinde gelecek vatandaşı çok mağdur ederiz. Başkanım siz uygun görürseniz ben Aykome ruhsatı vereceğim, orada şöyle bir durum var başkanım Kurban Bayramı’na denk gelmesi mal pazarların orada olması ve Pursaklar ve arka taraftaki beldelerin ulaşımında kilit noktada bu mevsimde girersek sıkıntıya düşeriz başkanım siz bilirsiniz yine 1,5 ayda bitireceklerini söylediler ama bitmesi mümkün değil başkanım.”
İmlası da çok bozuk olan bu cevap ya da raporu buraya alırken mecburen birkaç düzeltme yaptım ama hepsine de dokunmadım.
Bir defa Kavakderesi Caddesi’nin Kurban Pazarı ile uzaktan yakından ilgisi yok. Pursaklar’a 3 – 4 km mesafede, Sirkeli tarafına giden ana yoldan içeride. Yani ana yol trafiğini de etkilemiyor. “1,5 ayda bitecek” olan o çalışmaya başlansa idi zaten şimdiye kadar bitme noktasına gelirdi.
Kısacası, Mansur Bey’in iyi niyetli gayretlerine de ayak uydurulamadığı kanaatindeyim. “Bugün 23 Nisan nasıl sevinmez insan” ama sevinemiyoruz. Şu anda Kavakderesi Caddesi yine berbat vaziyette ve aşağı inip oradan geçmekten korkuyorum. Başkent Ankara’da, Keçiören Belediyesine 12, Büyükşehir Belediyesi’ne 20 – 22 km mesafede mağduriyet yaşıyoruz.
Bu konunun bir an önce çözümlenmesi ve artık Bağlum’un belediyelerden üvey evlat muamelesi görmesinin sonlandırılmasını istiyor ve bekliyoruz.
23 Nisan 2026
Osman OKTAY
