Fatma Betül Sayan’ı tutuklayan sistemde iki iddia var. Birisi “SPK eliyle -ya da- aracılığıyla piyasa dolandırıcılığı…” SPK’nın eskisi, yenisi ile yönetim kadroları, çok sayıda elemanı ya zan altında, ya gözaltında, ya tutuklu, ya da tutuklamalar devam ediyor. Bunları oralara kim atadı veyahut nasıl tayin etti?…
Borsa’da, BDDK’da, Masak’da, Bakanlıkta, anlayacağınız paraya müteallik, paranın döndüğü her yerde bunlar karşımıza çıkmakta. Aralarında görüldüğü gibi, başörtülü hanımlar, badem bıyıklı adamlar var. Torna tezgahından çıkmış gibiler. İkinci iddia ve tutuklama sebebi “suç işleme maksadıyla kurulan örgüte üye olmak…” Herhangi bir vatandaşın tutuklanmasına sebep olarak gösterilen suç “suç işleme maksadı” ise ve bu maksada yönelik olarak kurulu bir örgüte üyelik ise o zaman kesinlikle ve netlikle (ve TCK’muza göre) bu örgütün bir başı (kurucusu olan baş suçlu) bu başa ilave olarak çevresinde bulunan yardımcı unsurlar bulunmalıdır, muhakkak ki vardır. İyi de kimlerdir ?…
Tutuklanan eski bakan ve eski AKP yöneticisi hanım, “suç işlemek için kurulan bu suç örgütünün üyesi” ise başı kimdir, bu örgütü kimler kurmuştur?…
Ne zaman kurulmuştur?…
Muazzam denilecek boyutta büyük bir koordine ve organizasyon işi olduğu apaçık bir “suç örgütü”nden bahsedilmektedir. Bunca milyar dolar parayı lüpletmek için kurulan bu FON VURGUNU ÇETESİ, bu işi yaparken devlet içine yerleştirildiği anlaşılan unsurlarının vasıtasıyla devlete ait imkan ve kabiliyetleri diğer çete mensuplarına kullandırtmıştır. Dolayısıyla Fatma B. Sayan gibi bu imkan ve kabiliyetlerden faydalanmak suretiyle vurgun yapanların dışında; bu imkan ve kabiliyetleri çete üyelerine kullandırttıranlar ile onları bu işleri yapsınlar diye o mevkilere atayanlar ortaya çıkartılmalıdır. Bütün bu derin araştırma bizleri ve yargıyı acaba fonun siyasi ayağına götürür mü, ya da götürecek midir?…
Bir zamanlar da “bylock listeleri” elden ele, dilden dile gezmişti…😉🤔
Yıllarca bu memlekette müslümanlıkta “laiklik” olmaz; müslüman da “laik” olamaz diye gezenler; görüyoruz ki fakirin, fukaranın, yetimin, devletin malını götürürken müslümanlık hiç akıllarına bile gelmemiş. Görüntü “Başörtüsü, badem bıyık”… Gerisi yalan.
“Bizi aldatan bizden değildir” hadis-i şerifi ortadadır.
Bunların dinî kisve ve söylem ile “müslümanlara” ve ülkeye verdikleri zararı tahayyül edebiliyor muyuz?!..
Yazık. Çok yazık…
07 Kasım 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
