“TÜRKÇÜLERDEN TÜRKÇÜLERE MEKTUPLAR”

Onun, “Türkçü – Turancı Süreli Yayınlar” adını taşıyan kitabı için yazıp yayınladığım yazıya şöyle bir giriş yapmıştım:

“Türk Dünyası ile Türklük üzerine yurt içinde ve dışında yayınlanan çok sayıda makale ve çalışması bulunan Turan Can, “Türkçü – Turancı Süreli Yayınlar” adıyla oldukça hacimli, büyük boy 367 sayfalık bir kitap yayınladı.

Kitapta, Türkçülük ya da yeniden uyanış hareketlerinin başladığı Osmanlı’nın son dönemleri ile 1969 yılına kadar olan Cumhuriyet döneminde yayınlanan dergiler hakkında etraflı bilgiler bulunuyor, resimlerine yer veriliyor. Yazarla görüşmemizde, 1969 yılından sonra yayınlanan benzer dergiler için ayrı bir çalışma yapıldığını da öğrenmiş bulunuyorum.”

Arkadaşımızın işi gücü kitap. Ankara Emek Mahallesi’nde açtığı TÜRKELİ SAHAF’a ne zaman gitsem kitapların arasına gömülmüş halde bir şeyler araştırıp not alırken ya da düzenleme yaparken görürüm. Ev halini ise hiç sormayın!

Zaman zaman evinde zemin kaymasına sebep olacak maddi ve manevi ağırlıktaki kitaplarının resimlerini de yayınlıyor. Hatta bir defasında odadan dolup taşan kitap manzarasının resmini yayınlayıp altına da “Böyle bir eve misafir gelir mi” diye yazmıştı da ben -hanımının adı Cennet olduğu için- “Cennet Hanın Cennetlik” diye bir yorum yapmıştım. Çünkü eskiler derler ki, “Kitabın üç düşmanı vardır: Rutubet, Güveler ve Evin Hanımı!” Doğrusu, o manzaraya katlanmakla kalmayıp Turan Bey’i desteklediğine göre Cennet Hanım’la birlikte kendi evlerimizdeki kitap – kütüphane ve çalışma düzenlerine karışmadıkları için kendi hanımlarımızı da takdir etmemiz gerekiyor.

Kitap zenginliğinin yanında büyük bir arşiv ve koleksiyona da sahip olan Turan Can bazı kötü örnekleri gibi sahip olduklarını kendisine saklayıp göz göre göre yok olup gitmelerini seyretmek yerine makaleler yazarak, kitap olarak hazırlayıp yayınlayarak milletimize mal ediyor. Onun içindir ki kendisine, “Bal yapan arı” diyorum.

“1969 yılından sonra yayınlanan Türkçü – Turancı Süreli Yayınlar” kitabının hazırlıkları devam ederken, arşivinde bulunan “Türkçülerden Türkçülere” yazılmış olan mektupların bir bölümünü kitaplaştırıp yayınladı. Türk Gençliğine ithaf edilen bu kitapta, benim de tanıma şerefine erdiğim ünlü Türkçülerden Prof. Dr. Hikmet Tanyu’ya, başta Nihal Atsız olmak üzere zamanın önde gelen Türkçülerinden gelen 18 mektup, 6 kart ve 3 belgenin resimleri ile çözümlenmiş metinleri yer alıyor. Bir Kaynakçanın de yer aldığı kitapta ayrıca, adı geçen 24 Türkçü şahsiyetin biyografilerinin de olması ilgi duyanlar ve araştırmacılar için önem taşıyor.

Kitapta yer alan mektuplar okunup incelendiği zaman görülecek ve anlaşılacaktır ki, 60’lı yılların Türk Milliyetçileri günümüzde olduğu gibi birbirlerinin kuyusunu kazıp 99 parçaya bölünenler değil, tıpkı Osmanlı döneminin son ve Cumhuriyetimizin ilk yıllarında olduğu gibi birbirlerini destekleyip dertleriyle dertlenen, sevinçleriyle sevinen kişilerdir. Mektuplarda onların memleket ve dünya meseleleri ile nasıl yakından ilgilenip ileriye doğru hal çareleri aradıkları da açıkça görülüyor.

Dinler Tarihi hocası olan Prof. Dr. Hikmet Tanyu’ya, araştırma için İsrail’e gideceği sırada Atsız’dan bir mektup geliyor ve soruyor: “Yakında İsrail’e gideceğinizi de duydum. Bu seyahatin sizin için çok faydalı olacağını umuyorum. ÇIFITLARI bir de Türkçü gözüyle incelemek bakalım nasıl sonuç verecek?”

Dikkat ediyor musunuz? İsrail Türkçülerin gözünde bir “çıfıttır.” Çıfıt, aslı İbranice olan “Yahud” sözcüğü ile Farsçadaki karşılığı olan “Cuhud/Cihud” sözcüğünün karışımı olarak Türkçemize geçip mecazi bir anlam yüklenerek “Hileci, düzenbaz” anlamlarında kullanılmaktadır. Türk Milliyetçilerinin İsrail’e bakışları dün de bugün de öyledir, öyle olmalıdır. Hüseyin Nihal Atsız bunu çok güzel ifade ederek adeta tarihe not düşmüştür.

Hikmet Tanyu İsrail’de araştırmalarını yaparken Atsız’dan bir mektup daha alıyor ve sorular yöneltiyor. İşte onlardan birkaçı:

– İnsanlığın feza devrine girmesi dinin toplum hayatındaki önemini azaltmış olabilir mi?

– İsrail’in yapmış olduğu hamlenin sebepleri ve dayandığı esaslar nelerdir?

– Bizim İsrail kalkınmasından alacağımız dersler var mıdır?

– Türk Milliyetçiliğinin faşizmle veya diğer totaliter düşünce ve fikirlerle ilgisi var mıdır?

Türk Milliyetçileri ya da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetenler, hele de İsrail’in yakın komşuları olan Arap alemi işi oluruna bırakmak ya da günü kurtarmak yerine bu sorulara kafa yorup ders çıkarabilselerdi herhalde son yıllarda yaşanan olumsuzluklar yaşanmaz, İsrail böylesine şımaramazdı.

Post Yayın Dağıtım tarafından yayınlanan ve 157 sayfadan oluşan bu kaynak/belgesel eser internet üzerinden satış yapan kaynaklardan, Post Yayınevi’nden ya da Türkeli Sahaf Turan Can’la irtibata geçilerek satın alınabilir.

Bu değerli çalışması için de Turan Can kardeşimizi tebrik ediyor, yeni eserlerini bekliyoruz.

06 Kasım 2026

Osman OKTAY


Bir Cevap Yazın