Demek ki, bunların teröre, terör örgütlerine, teröristlere karşı oldum olası zafiyetleri varmış. Dün Fetö’ye, fetöcülere ne istedilerse vermişlerdi. Bugün de Apo, PKK, DEM ne istiyorsa veriyorlar. Daha doğrusu, öyle anlaşılıyor ki, Apo, PKK, DEM ne istemişlerse almışlar, almaya da devam ediyorlar. Neler almış olduklarını kendileri anlatıyorlar, zaten, neler istemekte olduklarını da…
Pervin Buldan’dan Öcalan’ın İmralı’da yeni yapılan yere geçmesine ilişkin açıklama
https://iurl.tr/1Ff6y1
Bu zelil halin ve zilletin birinci derece sorumlusu ise halâ “Ezop’tan masallar” anlatmaya devam ediyor. Ezop’un kurdu koyun postuna bürünmüştü; bizim Ezop’unki ise kurt postuna bürünmüş koyun…
Bir gerçeği göz ardı etmesinler: TÜRK, esir olmaz!
Türkler Ergenekon’dan nasıl çıkmış bir düşünsünler…
Türkler, Ergenekon Destanı’na göre etrafı sarp ve aşılmaz dağlarla çevrili bir vadide 400 yıl boyunca kalmışlardır.
Türkler, nüfusları fazlaca çoğalıp vadi onlara sığmaz hale geldiğinde dışarı çıkmak istemişler, ancak geçit bulamamışlardır.
Bir demircinin tavsiyesi üzerine dağın demir madeni içeren kısımlarına gelmişlerdir. Dağın her bir köşesine körükler yerleştirmişler ve yüzlerce körükle büyük bir ateş yakmışlardır.
Bu ateş, “ABD, İsrail ve İngiltere” laboratuvarlarında olgunlaştırılmış bölücü narko terör örgütü PKK’nın Irak’ın Süleymaniye kentinde göstermelik olarak yaktığı “Kawa ateşi”ne hiç benzemez.
Türkler, demir dağın erimesiyle birlikte açılan yoldan Börteçine (Bozkurt) önderliğinde dışarı çıkmışlar ve eski yurtlarına geri dönmüşlerdir.
Bu efsanevî çıkış, Türk geleneklerinde Nevruz Bayramı (21 Mart) ile özdeşleştirilmiş ve baharın, özgürlüğün simgesi sayılmıştır.
05 Kasım 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
