Cumhuriyet fikri ve düşüncesi etrafında (felsefi olarak) tam mutabakat…

Cumhuriyetin kazanımı olan kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlılık…

Hukukun üstünlüğünün temin ve tesis edileceği bir ülke için çalışma…

Rafa kaldırılan hukukun/adaletin (uygulanmayan Anayasa, kanunlar, savunma hakkı vb.) yeniden hayat bulması yolunda mücadele…

Teslimiyetçi ve yerli/yabancı çevrelere hizmet eden bir hukuk düzeni yerine insana önem veren /birey hakkı gözeten bir sistem için birlikte mücadele…

Yargı bağımsızlığı, hâkim güvencesi, tabii hâkim ilkelerinin gözetildiği bir hukuk sistemi…

Yürütmenin, yasamanın, yargının kuvvetler ayrılığı yönünde işleyeceği; Yargıda iddia, yargılama ve savunma taraflarının hakkıyla (ve tarafsız) görev yapacakları bir sistem…

Bu saydığımız ve burada sayamadığımız birçok hukuk problemi ile boğuşuyoruz. Her konuda olduğu gibi hukuk dünyamızda da büyük erozyon yaşanmakta. Bütün bunlar gün gelip halledilir mi diye kara kara düşünmekte olduğumuz günlerden geçiyoruz.

Bütün bu ahval ve şerait altında İstanbul Baro seçimleri adeta “çölde rastlanan bir vaha”, ya da “tünelin ucundan gözüken aydınlık” gibi geldi. Ülke ve hukuk kazandı diye düşünmekteyim.

26 Ekim 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Bir Cevap Yazın