Bir tarafta yeryüzünü hırsları, yalanları ve haksızlıkları ile inleten; attığı her adımda geride enkaz bırakan modern zaman firavunları…
Diğer tarafta seccadesinin başında ya da kendi inancı doğrultusunda “Acaba birini kırdım mı, ibadetimde bir eksiklik kaldı mı, Rabbimin rızasından uzaklaştım mı?” diye gözyaşı döken, kalbi titreyen o saf, berrak ve nur yüzlü insanlar. Benim anacığım gibi…
Hayatın koşturmacası içinde ne zaman bu güzel ruhlarla karşılaşsak, – söyleşilerimde, konferanslarımda onları tanıma lütfuna eriyorum, şükürler olsun- yeryüzünün hâlâ onların duaları yüzü suyu hürmetine döndüğünü bir kez daha anlıyoruz.
Hiç tasalanmayın, içinizi ferah tutun ey kalbi güzel insanlar!
Ey dosdoğruluğu şiar edinmiş gerçek müminler!
Kendi küçük kusurlarından ötürü büyük mahcubiyetler yaşayanlar bilmelidir ki; mülkün sahibi olan Allah, El-Adl’dir.
O, adalet sahibidir.
Yeryüzünü başkalarına cehennem edenlerin, kul hakkını nehir gibi akıtanların, bozgunculuğu ve haramı hayat tarzı haline getirenlerin cüreti karşısında; sizin o titreyen kalbiniz Allah katında ve varlık karşısında çok ama çok değerlidir.
Unutmayalım ki İlahi Mahkeme’de en sarsılmaz duvar, kul hakkıdır…
Üzerinde kul hakkıyla, milyonların ahıyla o divana gidenlerin yanında; kendi hatasını anlayıp boyun bükenlerin günahları, Allah’ın sonsuz rahmet deryasında elbet affa mazhar olacaktır. Hiç kuşkum yok. Çünkü kimin neyi, hangi niyetle işlediğini ve kimlerin hakkına girdiğini kuşkusuz Allah hepimizden iyi bilmektedir.
Gözü doymayanlarla gözü yaşlıları elbette ayıracaktır Yüce Mevla…
Bu Cuma vakti, heybesinde yalan, iftira, kibir, haram ve haksızlık taşıyanların pervasızlığına inat; kalbinde sevgi, muhabbet, merhamet ve Allah korkusu taşıyanların kazandığı bir gün olsun.
Güç sahipleri, siyasiler, makam sahipleri, kısaca herkesin kendi vicdan aynasına bakıp nasibini alması duasıyla… vesselam.
Hayırlı Cumalar…
23 Ekim 2026
Ayşe SUCU
