YOKSA ÖZELLEŞTİRMENİN AYAK SESLERİ Mİ?
Vurdumduymaz değilseniz, hassas bir yapınız varsa, planlı programlı, kurallara uyan ve az çok medeni ülkelerdeki uygulamaları da bilen biri iseniz canınızdan çok sevmenize rağmen Türkiye’de yaşamak gerçekten zor. Çünkü kuralsızlıklar ve keşmekeşlikler içinde yaşıyoruz.
Sanki hiç meselemiz yokmuş gibi son haftalarda PTT Kargo ile başım dertte. Hikayesi uzun da özeti şu: 28 Eylül’de Sakarya’dan Ankara’ya adıma gönderilen bir gıda kolisi vardı. Mesafe tam 300 km. Gogul Amca’ya sordum, “Araba ile 3 saat 5 dakikada gidilir” diyor. Haliyle aynı gün teslim edilmesini beklemiyoruz ama madem ki bir kargo hizmetidir, özel kargo şirketlerinin yaptığı gibi ertesi gün mutlaka yerine ulaştırılması gerekir. Ancak söz konusu KP06682519762 nolu gönderiyi bir taraftan gönderici bir taraftan ben sürekli takip etmemize rağmen bir türlü “İl içi aktarımda” damgasından kurtulup dağıtıma çıkarılamadı. Nihayet kabul edilişinden 9 gün sonra “Dağıtıma çıktı” diye bir mesaj geldi. Ben de ilgili telefonları arayarak “Gıda maddesi bozulmuştur. İade ediniz” diyerek gecikme sebebini sordum. “Haklısınız, bir ila üç gün içerisinde teslim edilmesi gerekirdi” cevabını verdiler. İade edilmesini istememe rağmen, “Dağıtıma çıktı” mesajından iki gün sonra akşamüstü dağıtıcı, “Kargonuzu getirdim evde misiniz” diye aradı. Ben de “PTT Kargo herhalde deve kervanları ile çalışıyor. Bozuk gıdayı alamam” diye iade isteğimi tekrar ettim. Peki PTT Kargo gönderici ile benim zararımı tazmin edecek mi? Uğraşmaya kalksan aylar, yıllar alacak. Oysa böyle olmamalı değil mi?
Aynı günlerde, 10 Ekim Cumartesi günü Erzurum’dan kargoya verilen bir gönderi, Özel Kargo Şirketi tarafından 12 Ekim Pazartesi günü öğleden önce ban teslim edildi. Demek ki araya pazar günü girmese bir gün sonra bile teslim edilebilecekmiş. Sakarya Ankara arası 300 kilometre, Erzurum Ankara arası 871 kilometre. PTT Kargo 300 kilometrelik mesafeye götürdüğü kargoyu 11 – 12 günde zor teslim edebiliyor, özel kargo şirketi ise araya Pazar girmesine rağmen 871 kilometrelik mesafe uzaklığa götürdüğü kargoyu 1,5 – 2 günde ulaştırıyor.
Ancak madem ki PTT diye bir Kargo var, kaçış ve kurtuluş yok; bu arada bir firmadan istediğim sebze tohumu da yine PTT Kargoya verilmiş. 8 Ekim günü KP 06714725598 numara ile kabul edilen bu gönderi de yine Ankara’da beklemeye alınışından tam 5 gün geçmesine rağmen teslim edilmeyince şu paylaşımı yaptım:
“Arkadaşların ve Firmaların DİKKATİNE!..
Lütfen bana yapılacak gönderileri PTT Kargoya VER ME Yİ NİZ! Çünkü: Sakarya’dan Ankara’ya bir gıda kolisini ancak 11. günde getirebildiği için İADE ettim. Gaziantep’e verilen dergiyi de 10 – 12 gün sonra getirmişlerdi. Gönderilen bir tohum kargoya verileli 5 gün olduğu halde hâla Ankara’da bekletiliyor. Ekim zamanı geçeceği için herhalde onu da iade edeceğim. Özel kargoların en geç 2 günde ulaştırdığı kargoyu PTT 10 günde bile ulaştıramıyorsa bu işi derhal bıraksın!”
13 Ekim günü bu yazıyı yazarken gelen mesajdan anlıyorum ki nihayet “Dağıtıma çıkarılmış! Ancak bugün yani kargoya verilişinden 6 gün sonra teslim edilip edilmeyeceğinden emin değilim.
Bu durumu sosyal medyada paylaşınca, daha önce PTT çalışanlarının da üyesi olduğu Türk Habersen Sendikası’nın Genel Bakanlığını yapan arkadaşım, “Asırlık kurumun içini boşalttılar, personel bırakmadılar” diye yorum yaptı. Bir başka arkadaş, “Eleman yetersizliğinden hizmet veremiyorlar mazeretine sığınıyorlar. Gerçekten öyle ise bu ihtiyaç giderilince istihdam da sağlanmış olur. Bir başka hainlik de ‘devlet yapamıyor’ algısı yaratmak olabilir!”
Meğer beterin de beteri varmış ama “beterlik” yine PTT Kargo ile ilgili. Paylaşımımı okuyan bir arkadaş ailece yaşadıkları bir PTT Kargo felaketini aktardı:
“PTT KARGO gerçekten pişmanlık.
Eşim bir iş için İzmir’e gitmişti, orada Avustralya Sidney Büyükelçiliği tarafından düzenlenmiş özel bir vekaletname gerekmiş. Bu vekaletnameyi 6 Ekim tarihinde PTT kargoya götürerek ‘içinde çok değerli bir evrak olduğunu’ söylediğimde ‘buna bir şey olmasın sigorta yaptıralım’ dediler, kargo ücretiyle birlikte sigorta ücretini de ödedim. Ertesi gün kargo hareketlerini sorguladığımda evrakın İzmir Bayraklı dağıtım merkezinde olduğunu gördüm. Eşimi arayarak ‘kargonun İzmir’e geldiğini evden ayrılmamalarını’ söyledim ama o gün gelmemiş. Ertesi gün akşama kadar gelmemiş gene evden çıkamamışlar. Aradan 4 gün geçti. Ayın 9’u olmuş bu defa Kargonun göründüğü Bayraklı PTT merkezine gitmişler. Orada ‘kargonun gelmediğini hâla Konyaaltı PTT’de olduğunu’ söyleyip Antalya iletişim numaralarını vermişler. Eşim de kız kardeşleri de bu numaraları üç koldan defalarca aramışlar, telefona çıkan yok. Beni aradılar vakit öğleden sonra ben de defalarca aramama rağmen bu iletişim numaralarından cevap veren yok. O saatte mesai saatleri içinde oraya ulaşamam. Tabii bu arada istenen evrakla işlem yapılma süresi geçti. Ertesi sabah erkenden hemen Konyaaltı PTT merkezine gidip durumu araştırdım. Bu defa bana evrakların bulunduğu ‘kargonun İzmir’de olduğunu’ söylediler. İletişim numaralarının neden cevap vermediğini sorunca da ‘o numaralar geçersiz’ dediler. Düşünün İzmir’in verdiği telefona Antalya’da geçersiz deniyor.
Artık iş işten geçtiği için 9 Ekim tarihinde İzmir’de bulunan kargomun dağıtıma çıkmadan geri getirilip iade edilmesini istedim. ‘Tamam’ dediler iade formu düzenlediler, bunun için 50 TL de ücret istediler. Bunu da ödedim.
Asıl sürprizi ertesi gün yaşadım. Telefona gelen bir mesajda 5 gün önce sigorta parasını da ödediğim kargomun Türkiye Sigorta tarafından sigortalandığı yazıyordu. Bu inanılmaz bir durumdu. Kargom ertesi günü teslim edilse ödediğim para nereye gidecekti?
Yazsam sayfalar tutar ama 4 gün önce iade edilmesini istediğim kargom daha İzmir’den bile çıkamamış, 4’üncü günün sonunda ancak torbaya girebilmiş. Eğer şansım varsa, kaybolmazsa kim bilir ne zaman elime geçecek?
Ha unutmadan, “Kargoyu sakın adresime getirmeyin burada bir komisyon huzurunda teslim alacağım” dedim. Aldığım cevaba bakar mısınız: ‘Beyefendi bizde kargonuz kaybolmaz!’ Yani tam İncili Çavuş fıkrası; özürleri kabahatlerinden büyük.
Sigorta tazminatı da işimizin kalması da cabası olmak üzere eğer almayı başarabilsem verecekleri para eşimin uçakla gidiş geliş havaalanı transferleri ve diğer masraflarının dörtte birini bulmuyor. Tekrar gidiş geliş masrafları da işin cabası. İşin özeti şu ki, PTT Kargo gerçekten pişmanlık.”
Durum budur… Şahsen yaşadıklarım ve aktardıklarımdan anlaşılıyor ki PTT Kargo müflis bir tüccar durumuna düşmüş ya da özellikle düşürülmüştür. İnsanın aklına ister istemez, daha önce yaşanan örneklerden de yola çıkarak “Özelleştirme için ortam mı hazırlanıyor” sorusu geliyor. Devleti yönetenler işin kolayını bulmuşlar; önce işlemez hale getirip sonra elden çıkarıyorlar.
Yok pahasına elden çıkarılan TELEKOM, TÜPRAŞ, PETKİM, SEKA, TEKEL, ELEKTRİK VE DOĞALGAZ DAĞITIM ŞİRKETLERİ, HİDROELEKTRİK VE TERMİK SANTRALLER gibi PTT Kargo için de yol görünüyor gibi.
Bu şirketler genellikle altın yumurtlayan tavuklar misali idiler. Devlet ıslah edip adam kayırmacılığına gitmeden, liyakate önem vererek elde tutup çalıştırsa idi bizler şirketlerin insafına terk edilmezdik, devlet bütçesi de kâra geçerdi.
13 Ekim 2026
Osman OKTAY
