Ankara Baromuzda seçim vardı. Cumartesi ve Pazar günü devam eden seçimlerde, -her ne kadar seçimleri kazanamamış olsalar da – seçime TÜMAG grubu adı altında giren avukat kardeşlerimiz, aldıkları oyla dikkat çekici ve düşündürücü bir neticeye ulaşmış oldular. Çok uzun yıllardan bu yana Ankara Barosu yönetimleri “demokratik sol” denilen bir avukatlar grubunun elindedir. Zaman zaman soldaki iç bölünmeler sonucu kendisini sol/ solcu olarak tanımlayan meslektaşlarımız da, çeşitli isimler altında kurdukları gruplarla seçimlere katılmışlardır. Ancak genelde klasik çizgi değişmemiş (bir-iki istisnai durum olsa da) seçimlerden çok önce kendi arasındaki iç seçimi kazanan adayı baskan adayı olarak çıkartan “demokratik sol” grup seçimleri kazanagelmiştir. Birkaç seneden beri de, ikinci baro saçmalığı sergilenmesi ve pekçok meslektaşın mevcut tarihi barodan ayrılarak devlet-adliye-yargı destekli ikinci barolara teveccühü sonucu bahis konusu birinci barodaki milliyetci düşünce yapısındaki pekçok meslektaşımız bu ikinci barolarda yer almıştır. Bu durum da Ankara Barosu (pek çok baroda da durum aynıdır) bünyesindeki milliyetçi düşüncedeki avukat sayısının azalmasına sebep olmuştur.
Ancak Ankara Barosu bünyesinde kalmayı tercih eden ve Türk milliyetçiliği fikir ve düşünce yapısına bağlı meslektaşlarımız bir müddettir bir araya gelerek TÜMAG (Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu) adıyla bir oluşum gerçekleştirdiler ve güzel faaliyetlere imza atmaya başladılar.
Bu arkadaşların girişimi ve Baro yönetimi nezdindeki baskıları sonucu Ankara Barosu salonlarında TEKAR Vakfı olarak (mütevellisi olduğum Türk Ermeni Konusunu Araştırma Vakfı) asılsız Ermeni soykırım iddiaları konusunda toplantı yapıldı. Meslektaşımız da olan Uğur Mumcu bu grubun girişimiyle yine aynı salonda anıldı. Uğur Mumcu’nun milliyetçi düşünce sahibi hukukçularca anılması önemliydi. Bu toplantıda hem gazeteci, hem avukat bir meslektaşı olarak ben de konuşmuştum. Son seçime TÜMAG’lı meslektaşlarımız adlı adınca (adını koyarak) TÜRK MİLLİYETÇİSİ AVUKATLAR GRUBU adıyla katıldılar ve belki seçimi kazanamadılar, ama oldukça yüksek sayıda bir oya ulaşarak bir başarıya imza attılar. (İkinci baro faktörüne ve orada yer alan milliyetçi meslektaşların getirdiği aleyhte şarta ragmen) “Türk Milliyetçisi Avukatlar” olarak ortaya çıkma ve seçimlere katılma cesaretini gösterip, beklenenin üzerinde de bir oy alma başarısı gösteren meslektaşlarımı tebrik ediyor, meslek hayatlarında ve inandıkları fikir ve düşünce dünyasında başarılarının devamını diliyorum.
12 Ekim 2026
Avukat Şevket Bülend YAHNİCİ
ANKARA KENT KONSEYİ Yüksek İstişare Kurulu Başkanı
