5 Ekim 1922… Mustafa Kemal Ankara hemşehrisi oluyor

Herkes, bilhassa gençler okumalıdır. İhanet ve hainlik maalesef her devrin en acımasız gerçeğidir. Ancak iyi ki, kahramanlar ve kahramanlıklar var…

5 Ekim 1922… Mustafa Kemal, Ankara hemşehrisi oluyor.

27 Aralık 1919’da yaşanan Kızılcagün, artık Ankara’yı kuvvaya merkez,milli mücadelenin karargâhı yapmıştır. 23 Nisan 1920’de ise TBMM’nin küşatıyla birlikte artık Ankara milli egemenlik için de tecelligâh görevini üstlenmişti. 22 gün süren Sakarya ile anlaşılmıştı ki, Türk’ü Anadolu’dan çekip atmak o kadar kolay olmayacaktı. “Kağnı ile kamyon yarışmış” (İngiliz generalin lafı) kağnı kamyonu geçmişti. Maalesef o zaman da “kahraman ve kahramanlıkları kadar hainleri ve hainlikleri de bol olan bir toplumduk. (Kamran İnan ve Turgut Özakman rahmetlilerin sözü.) Mustafa Kemal’i “dışlama” noktasında bir hainlik olayı devreye sokulacaktı. Ankaralı ki 27 Aralık’ta Mustafa Kemal ‘e söz vermişlerdi, sözünde durmanın bir sonucu olarak Mustafa Kemal’i bir kere daha bağrına basacaktı. Tarih 5 Ekim 1922 idi. Sözü burada dostum, değerli hemlehrim Haluk Balaban’a bırakıyorum. Bu 5 Ekim 1922’nin hikayesidir…

04 Ekim 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ

MUSTAFA KEMAL PAŞANIN 5 EKİM 1922 TARİHİN’DE ANKARA FAHRİ HEMŞEHRİLİK TEKLİFİNİ KABULÜNÜN İLAHİ TESADÜFÜ

Ankara Valisi Muhittin Paşa’nın Ankaralılar tarafından KILIÇLAR Beldesi. Civarında Yakalanıp Sivas’a gönderilmesinden sonra Ankara Vali Vekili olarak seçilen Yahya Galip Bey (Gazeteci Yazar MURAT BARDAKÇI’NIN Babası İLHAN BARDAKÇI’NIN , Taşhan’dan Kadife kaleye eserinde Yahya Galibin Hacettepe Sırtlarında SEYMENLER Ve Ankaralılarca Seçildiğini yazar) çok hamiyetli ve iradeli bir insandı. İstanbul’a sevk olunamayıp hapishanede tutulan İttihatçıları (200 kişi kadar) serbest bıraktığı için kendisine Hakan ünvanı verilmişti. 1919 yılının Nisan sonu veya Mayıs ayının ilk günlerinde Ankara’da “Azm-i Milli Cemiyeti” adı ile bilinen bir cemiyet kurulmuş ve işgaller karşısında halkın bilinçlendirilmesi için birtakım faaliyetlere girişmiştir. Bu cemiyet daha sonra kurulan Ankara Müdâfaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti ile birleşmiştir. 29 Ekim 1919 tarihinde teşekkül eden Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Heyet-i Temsiliye ve Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya geldiği tarihe kadar teşkilatlanmaya önem vermiş ve memleket dâhilindeki milli faaliyetlerle irtibatlı olarak çalışmalarını sürdürmüştür.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali üzerine 16 Mayıs 1919’da İstanbul’a protesto telgrafı çeken Ankaralılar, 26 Mayıs 1919 günü de bir miting yapmışlardır. Yapılan mitingin ertesi günü Rıfat Efendi’nin başkanlığında bir toplantı yapılarak Ankara’dan bir Kuvâ-yı Milliye birliği kurulmasına karar verilmiştir. Kurulan birliğe Ankara’da bulunan 400 jandarma talebesi, Ankara efelerinden bir grup ve civardan gelen 3000 mahkûm katılmıştır. Bunlar atlı ve yaya olarak techiz edilmişler, başlarına kara kalpaklar, bazıları da zeybek kıyafetinde Yunanlılarla savaşmak üzere gönderilmişlerdir. Anlaşılacağı gibi tarihte son derece önemli bir yere sahip olan ancak Osmanlı Devleti’nin yıkılışına paralel olarak önemini kaybeden ve Anadolu’nun ortasında adeta unutulmuş olan Ankara, Mustafa Kemal Paşa’yı kucaklayacak ve Onunla birlikte mücadeleye atılacak bir ruhu taşımaktadır.

Azm-i Milli Cemiyeti’nin kurucuları; kimyager Avni Refik (Berkman), öğretmen Mahir (İz), Ayaşlı Ali Rıza, öğretmen Yakup, Ekrem ve Fevzi Beylerdir. Cemiyet reisi Rıfat Efendi, ( Müftü ) azaları da Hoca Atıf Çayıroğlu Hilmi, Ömer Mümtaz, Kütükçüoğlu Ali ve Ekrem Beylerdir.

Azm-i Miili Cemiyetinin Kurucularının Çoğu da 1932 Yılında ANKARA KULÜBÜ’NÜN Kurucuları arasındadır 1947 yılında Dernekler Kanununun Kabulü ile Yaşayanların Bir Kısmı Ve Yakınları Oğulları Derneğin26 Mayıs 1919 günü de bir miting yapmışlardır. Yapılan mitingin ertesi günü Rıfat Efendi’nin başkanlığında bir toplantı yapılarak Ankara’dan bir Kuvâ-yı Milliye birliği kurulmasına karar verilmiştir. Kurulan birliğe Ankara’da bulunan 400 jandarma talebesi, Ankara efelerinden bir grup ve civardan gelen 3000 mahkûm katılmıştır. Bunlar atlı ve yaya olarak techiz edilmişler, başlarına kara kalpaklar, bazıları da zeybek kıyafetinde Yunanlılarla savaşmak üzere gönderilmişlerdir58. Anlaşılacağı gibi tarihte son derece önemli bir yere sahip olan ancak Osmanlı Devleti’nin yıkılışına paralel olarak önemini kaybeden ve Anadolu’nun ortasında adeta unutulmuş olan Ankara, Mustafa Kemal Paşa’yı kucaklayacak ve Onunla birlikte mücadeleye atılacak bir ruhu taşımaktadır.

Azm-i Milli Cemiyetinin Kurucularının Çoğu da 1932 Yılında ANKARA KULÜBÜ’NÜN Kurucuları arasındadır 1947 yılında Dernekler Kanununun Kabulü ile Yaşayanların Bir Kısmı Ve Yakınları Oğulları Derneğin İlk Kurucuları Olmuştur. Ankaralılar İçin Atatürk’ün yüzünü dahi Görmeden Yurtta ilk İşgale Tepki veren kent Olması çok önemli bir olaydır 26 Mayıs 1919 ve 5 ekim 1919 Tarihlerinde Ankara’da Düzenlenen En büyük 2 miting Milli galeyan Halinin Başlangıcını temsil eder Yıllar sonra 1922 yılı 5 ekim Tarihinde Mustafa kemal Paşaya Fahri Hemşerilik Verilmesinin Ayni Tarihlere Denk gelmesi Tesadüf değildir Ankaralıların Tarih Bilinci Vatan sevgisi Özel Günlere atıf yapmaları asla tesadüf değildir.

Mustafa Kemal Paşa Ankaralıların Fahri hemşehrilik Teklifini 3 ekim Günü Almış memnuniyetle karşılamış. 5 Ekim Günü Bu Teklifi Kabul ettiğini duyurmuş, Ankara Ahalisine Hitaben Ankara Belediyesinin 10 numaralı Tebliği ile teşekkür ve Şükranlarının sunmuştur,

Benim ‘’ GÖNLÜMDE ANKARA’NIN VE ANKARA’LININ BAMBAŞKA YERİ VARDIR ‘’ SÖZÜ DE TARİHE MÂL OLMUŞTUR.

Not: Mustafa kemal paşaya Fahri Hemşehrilik Teklifi 3 ekim Tarihinde İletilmiş Paşa özellikle 5 ekim Tarihini Zikrederek Ankara Halkına Şükran Mektubunu Yayınlatarak Kabul ve Teşekkürlerini sunmuştur. Mustafa Kemal Paşanın Ankara’lıların Teklifinin 5 Ekimde Kabul etmesini Bir Tevakuf Olarak görselerde Paşanın Ben ANKARA’YI ve ANKARALIYI Tarihten Tanıyorum sözleri 5 Ekim 1919 yılında Atasının Yüzünü Görmeden Çok kalabalık ve Çoşkulu Mitingini Bildiğini Ortaya Koymaktadır.

Haluk BALABAN


Bir Cevap Yazın