BİRİLERİ FETÖ’YE “NE İSTEDİLERSE” VERMİŞLERDİ. BAHÇELİ DE APO NE İSTERSE VERİYOR…
“Ne istediler de vermedik”, ya da “ne istedilerse verdik” sözleri, hukukun üstünlüğü ilkesinin çignendiği, Anayasa ve yasaların uygulanmamaya başlandığı, hukuk tanımazlığın ön plana çıktığı yılların mottosu olarak hafızalardadır. Şimdilerde bir Savcının seneler boyu vizyonda kalan, TV’lerde bölümleri onlarca, yüzlerce kere tekrarlanan Kurtlar Vadisi dizisi hakkında soruşturma başlattığını öğrendik. Soruşturmanın hangi sebebe dayandırılarak açılmış olduğunu ise merak ediyorduk. Öğrendik ki, “Fetö ve fetöcülük konusunda dizide yer verilen övücü beyanlar” soruşturmaya sebepmiş. Savcı’nın “övücü söz” tabiriyle neyi kastetmekte olduğunu bilemiyorum. Erdoğan’dan, Binali beye, özellikle iki kere adalet bakanlığı görevi verilen Bozdağ’a, AKP döneminin bakan, milletvekili, belediye başkanı olarak görev yapmış ( F.Şahin, Gökçek) onca insana kadar Fetö ve fetö örgütü hakkında o kadar çok “övücü söz” dinledik ki?… Gazeteci, yazar, Tv’ciler de pek çok. Öve öve bitiremeyenler… Ne siyasi, ne medyatik ayaktan övücüler hakkında işlem yapılmadı. Yıllarca vizyonda kalan bir diziden “Fetöcü soruşturması” çıkartan Savcı bu övgüleri de nazarı itibare alacak mı, bakalım! Herhalde birlikte görev yaptığı muhtemel olan şahsın “ne örgütü, öyle bir örgüt mü varmış, hocaefendi muhterem bir kişi, hareketi de bir hizmet hareketidir” yollu sözlerinden haberdardır. Dizide bu derece açık bir övgü oldugunu (😉🤔) sanmıyorum. “NE DEDİLERSE YAPTIK, NE İSTEDİLER DE VERMEDIK”ten “Fetönün ümüğünü ben sıktım, en amansız düşmanı benim, ben olmasaydım Fetö kazanırdı” noktasına gelerek savunma yapan bir kadroyla karşı karşıya kaldık ve onlara hiç dokunulmadı. (ROK başka işten içerideydi) Bakan, mebus, bürokrat, belediye başkanı olmaya devam ettiler…
Bu isteyene istediğini verme konusu bu FETÖ’yle birlikte kötü örnek teşkil etti. Hatta en kötü örnek de daha hiçbir şey istememiş olana da kafadan/havadan bir şeyler verme hususundaki acaip/anlaşılmaz tavır oldu.
Dediler ki, bize “ANDIMIZ”ı ver… Verdik. Bu ülkede vermeye Bahçeli razı olmasa, razı gelmeseydi Andımızı bizden kimse alamazdı. Haberliydi, habersizdi, gözden kaçtı, nasıl oldu bilmiyoruz , vs., vb. laf salatası yaptılar. Osman çıktı, bal gibi cumhura oy istedi. MHP cumhurda idi. Bahçeli’den habersiz kuş olsa uçamazdı. Osman Öcalan’a TRT’de yer ver dediler. Verdi. “Komisyon kurula” dedi, Bahçeli hemen atladı “komisyon”u da verdi. 27 sene oldu umut hakkım ne oldu? dedi, Bahçeli onu da verelim dedi…
Hazret “Statüm olsun, olmazsa çalışamam” dedi, Bahçeli hemen “verelim” dedi. Bana “koordinatör statü ve sıfatı verin” dedi, Bahçeli yine atladı “verelim, haklıdır, hakkıdır” dedi. PKK’nın merkez komitesinden isimleri, dağda gezenleri, Avrupa’da kaçakları yanına istedi; verdiler. Tutanak dedi, onu da verdiler. Şimdilik “kadın hareketinden üç kişi” istemiş (sayı sonra artabilir diyor) muhtemel ki, verirler. Çünkü, Apo’nun her istediğinin önünde/arkasında duran bir kankası var. Dün Fetö’ye ne istediyse verenler, her istediğine “evet” diyenler bugün de Bahçeli aracılığı ve önderliğinde PKK’nın her istediğine ” evet” demekteler ve ne isterlerse vermekteler. Bir yanda bütün ömürlerini İslamcı çizgi ve iddiada yaşayan, siyasal İslamcı geleneğinden gelen -bugünkü halleri tartışma konusu bir siyasi kadro-; bir yanda isminde hala “milliyetçi” kelimesini taşıyan, kürsülere, meydanlara çıktığında hâlâ Türklükten, milliyetçilikten DEM vuran ama DEM’le DEMlenmiş bir siyasi kadro ve bunları adeta avucunun içine alarak Kürtçü bölücü hareketi başarıya (netice almaya) taşıyan bölücüler… NASIL BİR KOALİSYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ, YARABBİM ?…
Orkestra şefi şüphesiz ki, Bahçeli… Hayatı boyunca Türk milliyetçiliği davası için bunun yüzde biri kadar gayret sarfetmedi.
17 Eylül 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
