Sen binmişsin gemiye “yolculuk Kızılelma’ya diye”, kaptan çevirmiş rotayı Kandil’e, İmralı’ya… Hâlâ “Kızılelma’ya” varacağını düşünmek hance iştir?…

Çünkü, kaptan gemiye hesapta kitapta olmayan, farklı yöne gidecek yolcuları doldurmuş ve onlara söz vermiş ki, sizi dediğiniz yere götüreceğim deyip, “rota çevrile” talimatıyla dümen kırmış… Bu geminin hâlâ ilk hedefe gideceğini umuyor olmak mümkün müdür?..

Atsız Hoca’mız, Ata’mız demişti ki, “Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz…” Doğru söze ne denir ?.. Elbette çıktığın yollar çetinse, böyle bir yol üzerindeki yürüyüşüne kimlerle çıktığın çok önemlidir. Öylesi bir “çetin yol” yürüyüşünde yürekler yufka olmayacak, zikzaklı bir yürüyüş yapılmayacak; dönekliğe, kiriştekliğe yer verilmeyecek, sadakat, güven, sevgi, saygı olacak, adam satmacılık olmayacak, başlangıçta ne denildi, nede mutabakat sağlanarak yola çıkılıyor sözlerden dönülmeyecek, yeminlerden cayılmayacak (öyle “gök girsin, kızıl çıksın” demekle olmuyor); ve de YALANA/DOLANA yer verilmeyecek. Bütün bunlar çetin bir yolu birlikte yürümenin olmazsa olmaz şartlarıdır. Ancak ben yıllar sonra Atsız Hoca’nın sözlerinden mülhem bir başka söz söylemek ihtiyacı hissetmekteyim. Gelinen noktada … “Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz…” %100 doğrudur. En az bunun kadar bir başka gerçek var. ‘Geri zekalılarla da çetin yollar aşılmaz.’ Bir yere varılamaz, beraber yürünemez, değil “çetin yol” düz yola çıkılamaz…

Leonard Cohen’den değilse …herkes zarların hileli oldugunu biliyor. “Geminin su aldığını bilmeyen yok.”, ” …kaptanın yalan söylemekte olduğu da” bilinen gerçek. Kaptan ısrar ediyor ki: “telaşlanmayın, gemide bir tehlike yok, su almıyoruz, (ya da delik kapatıldı) hedefimizde de değişiklik yok…” Böyle diyor ancak, pusula kayıp, haritaya ateş düştü yandı, yolda da kaptan ilk hedefin tam aksi istikametine gidecek yolcular alıp dümen kırdı. Bu geminin hedefe ulaşması imkanı ortadan kalktı. Tayfadan farkında olanlar yok mudur? Vardır elbet… Yolculardan gidişin başka yön olduğunu farkeden olmamış mıdır? Olmuştur elbet… Duymayan, görmeyen, bilmeyen, ya da aldırmayan; daha da ötesi korkarak ya da menfaati icabı susan/isyan etmeyen bir tayfa ve yolcular… Leonard Cohen’in gemisi gibi. Kaptan yalanda ısrarlı. Tayfa ve yolcular olmuş “üç maymun” hatta beş, aldırmıyorum, takmıyorum, bana ne …

Atsız Hoca da haklı, ben de haklıyım. Ne “yufka yüreklilerle çetin yollar” aşılabiliyor, ne de ‘geri zekalılarla’…

10 Eylül 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın