Yazdığım, yazmakta olduğum yazıları takip edemediğim gibi, yazıların altına düşülen notları, yapılan yorumları da takip edemiyorum. Hem teknoloji ile aram olmadığı, bu dijital işleri beceremediğim için, hem de bazı klavye meraklısı, amatör ya da profesyonel trollerin dediklerine takılmamak adına da takip etmiyorum. Okuduğunu anlayabilmenin, olanı biteni kavrayabilmenin çok mühim bir hadise olduğuna inanırım. Bazı “kesin inançlılar” vardır ki, ne söyleseniz, ne anlatsanız anlamayacaktır (kasten) ya da zaten anlama/kavrama özürlüdür. Aslında bu tiplere laf yetiştirme gayreti de zaman kaybıdır. ÜLKÜ PINARI okuyucu sayıları binleri aştı, onbinleri, yüzbinleri bulduğu oluyor. ÜLKÜ PINARI’nın nın yurt içi-yurt dışı erişiminin beş milyonu geçtiğini de kıymetli Ülkü Pınarı dostlarımıza, takipçilerimize müjdeliyoruz. Bu erişim başarısı Ülkü Pınarı dostları ve takipçilerinin eseridir. Memleketin halini, gidişatı, karşı karşıya getirilip bırakıldığımız çok yönlü felaketi (ahlâk, adalet, hukuk, yalan, vurgun, kayırma doyurma vs. akla ne gelirse duyup hissederek, endişelenerek dediklerimize katılan, yazdıklarımızın takipçisi olan binlerce arkadaşa ulaşıyoruz. Onların notları, yorumları oluyor. Bu dostlara “ÜLKÜ PINARI”nı çıkardıkları beş milyonun üzerindeki erişim seviyesi için teşekkür borçluyuz.
Ancak, her ne hal ise anlama, kavrama, algı problemi olan bazı arkadaşların yazılanların altına düştükleri bazı notları, yaptıkları bazı yorumları görünce de hayrete düşmemek ve durumlarından endişe etmemek mümkün olmuyor. Yazımda ne demek istediğimi anlayamama, ne demek istemediğimi kavrayamama gibi bir özrün varlığı ile yazılan notlar olabiliyor. Hala “ülkücülük ancak MHP’de olur, adam ülkücü ise MHP’li olur”, “kesin inanç” çizgisinde Yahnici düşmanlığı yapanlar var. Hadi Andımızı oku da görelim diyorsun…”Tıs” yok. ..Geçen bu görmez, duymaz, bilmezlerden ( üç maymun misali) birisi yazıma yorum düşmüş. “Allah Yahnici’ye akıl, fikir versin” diye başladığı bir yorumu var. Ya, Ankara tabiriyle “eksik hacat” dileyip “Allah aklını, fikrini alsın” diyeydi? Bu dostum bilmeli ki Allah’a bin şükür aklım da, fikrim de yerinde ve zekatını versem çok adamı doyurur seviyede…”Bahçeli’nin izinde” olduğunu yazmış. Benim onların yürümekte olduğu bu yolun (“güçlü Türkiye, Kızılelma ve Turan yolu” …öyle diyor) ne olduğunu anlayamayacak bir ” acziyet”te olduğumu yazmış. Behey gafil kardeş!…Hadi ben “acziyet” problemi olan bir adamım da senin aklının, mantığının, fikrinin, inancının, imanının ölçüsü ne?… Bu nasıl bir densizliktir?
Sen Andımız ne oldu ona cevap ver..
Domuzbağcılarla mı Turan’a gideceksiniz?
Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan Önderiniz mi sizi Kızılelma’ya götürecek?.
Ya da öteki (yeni) Önderinizle mi Turan yolundasınız ?..
Mazlum Abdiyle, İlham Ahmet’le, Bese Hozat’la, Ebu Amşe ile mi hep beraber Bahçeli’nin izindesiniz ?..
Benim “acziyetim” ve eksik “akıl ve fikrim” bu yolun “Kızılelma ve Turan yolu” olmadığını /olamayacağını söylüyor. Hâlâ Bahçeli’nin sizi nereye sürüklemekte olduğunu anlamadıysanız,
memleketin getirildiği noktayı kavrayamadıysanız ( BİLMİYORUM, DUYMUYORUM, GÖRMÜYORUM) izini sürmeye devam edin..
Allah bana akıl, fikir verirken, azıcık sizi de ıslah etsin.
04 Eylül 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
