BİR ÖZERK TÜRK CUMHURİYETİ, GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE YOK HÜKMÜNE GETİRİLİYOR. GAGAUZYA (GÖK OĞUZLAR ÜLKESİ) YOK SAYILIYOR

Geçen yılın Kasım ayında Gagauzya’daydık. Komrat’ta geleneksel panayırları vardı. Kıpçak köyünde Oleg dostumuzun misafiri olduk. Gaydar’ın, Tomay’ın belediye başkanları tarafından ağırlandık.

Kıpçak’ta Atatürk büstü önünde mütevazi 10 Kasım törenimiz.
https://youtu.be/Zi53q71uBME?si=JONzXYp-zFtYUHKz

Gagauzya’yı görmek şahsi hayalimdi, nasip olmamıştı. Stefan Topal ve Mihail Kendigelen yönetimleri sırasında (rahmetli Ecevit’ten ricam üzerine) yokluk ve sıkıntı çeken bu küçük Türk yurduna karınca kararınca yardım eli uzatılmasına sebep olmuştum. Akaryakıt, şeker, un, çeşitli gıda vb.daha birçok ihtiyaç malzemesinin gönderilmesine sebep olmuştuk. Başkaca girişimlerimiz de ( siyasi, kültürel) söz konusuydu. Gagauzya Milli Meclisi lütfetti ve bana (Süleyman beye de) Gagauzya devlet nişanı verilmesini kararlaştırdı. Bu nişanı Ankara’da Gagauzya heyetinden almıştım. Övünç ve gurur kaynağım bir iştir. Sonra bir-iki davet oldu, gidemedik, Dışişlerimiz de o zamanlar diplomatik problemler yüzünden (Moldova problemi) gitmemizi uygun bulmadı. Süleyman beyi nişan töreni için davet ettiler, gitti, orada tekrar tören yapıldı, ancak bu seyahatte ben bulunamadım. Gagauzya ile böyle bir hikayemiz vardı.Sonra nasip oldu ve Kasım ayında soydaşlarla buluşma şansını elde ettik. Gagauzya ve halkı zor günler yaşıyor, siyasi ve hukuki statü bakımından da büyük bir sıkıntının tam ortasında bulunuyordu. Cumhurbaşkanı hanım tutukluydu.(Moldova kanunlarına göre) Moldova Hükumet binasında Gagauzya başkanına ait oda boşaltılmıştı. Moldova ve belki de Romanya üzerinden AB’ne yakın durma ile, Rusya ile iyi geçinme kararsızlığı arasında halk değişik düşünceler içerisindeydi. Sayıları yirmi beşi aşan Türk soydaşlarımızın yaşadığı yerleşim bölgeleri maalesef dışarıya göç veriyor, nüfus azalıyordu. Kimi Kisinev’e, kimi Romanya veya diğer AB ülkelerinde işe giriyor, kimi Türkiye’ye gidiyordu. Zaten az olan Türk soydas nüfusu iyice azalmaktaydı. Rus oligarglar paralar dağıtıyor, hem sosyal hayatı, hem siyaseti etki altında tutmaya çalışıyorlardı. (Devlet başkanı Hanımefendinin tutuklanmasına sebep olan olayın temelinde de bu Rus müdahalesi ve dağıtılan paralar söz konusuydu) 27-28 yerleşim bölgesine (belediyelere) sahip Türk bölgesinde sosyal, ekonomik açıdan ve bunun yansıması sonucu siyasi açıdan bir belirsizlik, kararsızlık söz konusuydu. İşte tam bu sırada Moldova yönetiminin birkaç gün önce aldığı karar haberlere düştü. Üzüldük, hem de çok uzüldük. Soydaşlara, soydasların hukuki ve siyasi varlığına ve haklarına, uluslararası planda var olabilme (hiç olmazsa Moldova Cumhuriyeti içerisinde özerk bir Cumhuriyet olarak yaşayabilme) kavgalarına destek olamadık. Bundan sonra ne olur ?.. Onu ben de bilmiyorum…

13 Temmuz 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın