Türkiye’de NATO Kolordusu, 1 Mart Tezkeresinin diyeti mi?

Bakmayınız siz “Dostum Trump”ın NATO ile ilgili söylediği ileri-geri sözlere.

” 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ni değerlendiren Trump, zirveye katılımıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye dışında başka bir ülkede olsa NATO zirvesine gitmeyeceğini ifade eden Trump, “Erdoğan’a duyduğum saygı sayesinde gidiyorum” demişti.

Dostluk böyle bir şey…

NATO’da ABD, sahip olduğu siyasi ve askeri güç nedeniyle en baskın aktördür ve kararlar üzerinde belirleyici bir ağırlığı vardır. Kararların oy birliğiyle alınması ve müttefiklerin farklı çıkarları söz konusu olsa da ABD’nin üye ülkeler üzerindeki etkisi ile bu süreçler hep ABD lehine gelişmektedir.

“1. ABD’nin Etkili Olmasının Nedenleri

Askeri Üstünlük: NATO’nun toplam askeri harcamalarının ve gücünün yarıdan fazlası ABD tarafından karşılanır. ABD’nin nükleer şemsiyesi ittifakın caydırıcılığının temelidir.

Liderlik Pozisyonu: İttifakın en üst düzey askeri komutanı (Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı – SACEUR) geleneksel olarak her zaman bir ABD’li generaldir.

Finansal Katkı: ABD, NATO’nun doğrudan bütçesine ve savunma harcamalarına en büyük maddi desteği sağlar.

  1. ABD’nin İsteyip de Alamadığı veya Zorlandığı Durumlar

Oy Birliği Kuralı: NATO’da tüm kararlar (istisnai durumlar hariç) 32 üye ülkenin oy birliğiyle alınır. Bu da teorik olarak en küçük ülkenin bile ABD’nin bir kararını veto etme veya yavaşlatma gücüne sahip olduğu anlamına gelir (Örn: Türkiye’nin İsveç’in üyelik sürecindeki tutumu).

Avrupa’nın Kendi Çıkarları: ABD bazen Avrupa ülkelerinden belirli bölgelere (örneğin Orta Doğu veya Asya-Pasifik) askeri müdahalelerde doğrudan destek veya ortak misyon talep edebilir. Ancak Avrupalı müttefikler her zaman kendi bölgesel güvenlikleri dışındaki ABD operasyonlarına katılmayı kabul etmezler.

Bütçe ve Savunma Harcamaları: ABD, on yıllardır müttefiklerinden gayrisafi yurt içi hasılalarının en az %2’sini savunmaya ayırmalarını talep etmektedir. Ancak bu hedefe ulaşmayan birçok Avrupa ülkesi olmuştur.”

Gelelim Türkiye’de “NATO Kolordusu” oluşturulmak istenmesi ile ilgili gündeme.

Dr. Osman Gazi Kandemir’in Independent Türkçe için yazdığı 1 Nisan 2026 tarihli Stratejik Analizi
“Adana’da bir NATO kolordusu neden kuruluyor?”
https://www.indyturk.com/node/775062/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/adanada-bir-nato-kolordusu-neden-kuruluyor

“MSB teyit etti: Türkiye’de yeni NATO karargâhı kuruluyor”
https://www.dw.com/tr/msb-teyit-etti-t%C3%BCrkiyede-yeni-nato-kararg%C3%A2h%C4%B1-kuruluyor/a-76539548

27 Haziran 2026 tarihinde Emekli Albay Orkun Özeller’in “NATO kolordusu kimi koruyacak?” başlığıyla VERYANSIN TV’de yazdığı yazı çok önemlidir.
https://www.veryansintv.com/yazar/orkun-ozeller/kose-yazisi/nato-kolordusu-kimi-koruyacak

Yazının başlığı olan soru içimizi kemirmektedir…

ABD askerlerinin Türkiye üzerinden Irak’a girmesine izin veren tezkere, 1 Mart 2003 tarihinde TBMM’de reddedilmişti.

Meclis’teki oylamada 264 kabul ve 250 ret oyu kullanıldı. Kararın reddedilmesinin sebebi, anayasa gereği aranan salt çoğunluğa (267 oy) ulaşılamamasıydı. Bu sonuçla tezkere kabul edilmemiş sayılmıştı.

1 Mart tezkeresi, Irak krizi konusunda hükûmet tarafından 25 Şubat 2003’te TBMM’ye sunulup 1 Mart genel kurulunda reddedilen ve tam adı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükûmet’e yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi” olan tezkeredir.
TBMM’den, gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı Anayasanın 117’nci maddesine göre millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından Yüce Meclise karşı sorumlu bulunan hükûmet tarafından belirlenecek şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a gönderilmesine; etkili bir caydırıcılığın sürdürülmesi amacıyla Kuzey Irak’ta bulunacak bu kuvvetlerin gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde kullanılmasına ve muhtemel bir askeri harekat çerçevesinde yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını Türk makamları tarafından belirlenecek esaslara ve kurallara göre kullanmaları için gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından yapılmasına, Anayasanın 92’nci maddesi uyarınca 6 ay süreyle izin verilmesi istendi.

Tezkerede, en fazla 62 bin yabancı askerî personelin 6 ay süreyle Türkiye’de bulunması öngörülüyordu. Yabancı kuvvetlerin hava unsurları 255 uçak ve 65 helikopteri aşamayacaktı.

Tezkerenin reddedilmesi Amerikalılarda hayal kırıklığı yaratmıştı. Türk hava sahasını, liman ve topraklarını kullanamayan ABD, Irak işgali sırasında büyük bir başarısızlığa uğramış ve ağır bir ekonomik ve sosyal fatura ödemek zorunda kalmıştı.

Tezkerenin reddinin ardından yaşanan Çuval Olayının, meclis kararına misilleme olarak gerçekleştirildiği iddia edilmişti.

Muhalefetin ABD’ye nota verilmesini istediği, dönemin Başbakanının “müzik notası” mı diye cevap verdiği sevimsiz durum yaşanmıştı…

Türkiye’de NATO Kolordusu oluşturmak suretiyle, 1 Mart 2003 Tezkeresinin diyeti mi ödenecek?

02 Temmuz 2026

ÜLKÜ PINARI


Yorum bırakın