İki şık var: Ya domuzbağcıların elini kaldırıp selama duranlarla … Ya “Apo’ya özgürlük” deyip, Kürdistan marşı okuyup ( “ey regip”) Kürdistan paçavrası açanlarla BERABER OLANLARLA BİRLİK OLACAKSINIZ …
Ya da “milletin adı Türk milletidir, devlet Türkiye Cumhuriyeti Devletidir; başkenti Ankara’dır; sembolü şanlı al Bayraktır; marşı İstiklâl Marşı’dır” DİYENLERLE BİRLİK OLACAKSINIZ … Tercihiniz hala “liderdir, bilgedir, bir bildiği vardır, her dediği keramettir” zırvasına dayanarak birinci şıktan yana olacaksa da “Türk milliyetçisiyim” demekten vazgeçeceksiniz. Bundan sonra, Türk milliyetçisi olduğunuzu ispat için yapacağınız ilk iş, ” Tayyip beyin evinin önünde Andımızı okumak”tır…
MİLLİYETÇİLER ŞİMDİ KARAR İÇİN SON FIRSAT… İş ve konu, paçavralar açıp “Apo’ya özgürlük” diyenlerle, ya da Şeyh Said’e itibar hazırlayanlara itibar edenlere itibar etmeye devam ile; bu zillete karşı Bayrak açıp “ne mutlu Türküm diyene” diyerek başkaldıranlar arasında yapacağınız tercihe kalmıştır. SORU BUDUR… CEVABINIZ ?..
Bu yazının herhangi bir siyasi görüşü savunma, bir siyasi tercihe yönlendirme, siyasi bir telkini yapma iddiasi/hedefi yoktur. Sadece ve sadece gelinen nokta, görülen gerçekler ışığında kaleme alınmıştır..
Hani diyorlar ya ” yüreğinin götürdüğü yere git…” Yürek senin…🤔
Paçavralar ile al Bayrak, “ey regip” ile İstiklâl Marşı; “Apo’ya özgürlük” ile “ne mutlu Türküm diyene” arasında bir tercihten bahsediyorum. Birincileri tercih edebiliyor olmanın hiçbir Türk milliyetçisi açısından ve hiçbir sebep/gerekçe/bahane ile izahı yoktur…
26 Haziran 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
