AKP’nin içinden sesi çok çıkan iki kişi Cumhurbaşkanı’nın artık işlere tamamen hâkim olamadığını ima ederek kendisine yardımcı alması önerisinde bulundu. Birinin adayı Berat Albayrak oldu, diğerininki Bilal Erdoğan. Açıkça söylemiyorlar ama “Erdoğan’a partide yardımcı olacak” derken bir yandan da satır aralarında “Erdoğan’dan sonrası” da ima ediliyor. Ancak çok hayal kurmamalarını tavsiye ederim, o koltuk ne onlara ne de başkasına kolayca yar olur.

Cumhurbaşkanı’nın Başdanışmanının önerdiği “öne alınmış seçim” tarihini, koalisyon ortağı MHP Genel Başkanı da çok beğendi.

Böylece seçimler normal zamanından sadece bir ay önce yapılacak. Normali 2028 yılının Mayıs ayının 14’ü olacaktı, TBMM’den seçim kararı çıkarsa Nisan ayının 16’sı olacak.

Kâğıt üzerinde Anayasa’ya uygun görünüyor ama aslına bakarsanız buna Anadolu irfanında “Anayasa’nın arkasına geçip üç puan almak” denilir. Sanıyorum bir tür “güreş” terimi!

Burada Erdoğan’ın hesabını aksatacak tek mesele TBMM’nin seçim kararı almaması olabilirdi ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Saray adına CHP’deki görevine tayin edilmesiyle bu sorun da artık aşılmış sayılır.

“Anayasa’nın arkasına geçip üç puan almak” dedim ama aslına bakarsanız memlekette artık Anayasa filan da yok.

Prof. Dr. Kemal Gözler’in 2017 yılında yayınladığı “Elveda Anayasa” isimli kitap, bugün neden bu noktaya geldiğimizi, on yıl öncesinden herkesin anlayabileceği açıklıkla tane tane anlatmıştı.

Rejimin önde gelen tipleri belli aralıklarla Anayasa’dan söz ediyorlar, onun için bir gün bu konuya döneriz.

Takip etmişsinizdir belki, AKP’nin içinden sesi çok çıkan iki kişi Cumhurbaşkanı’nın artık işlere tamamen hâkim olamadığını ima ederek kendisine yardımcı alması önerisinde bulundu.

Birinin adayı Berat Albayrak oldu, diğerininki Bilal Erdoğan.

Damat Bey ile Mahdum Bey’in isimlerinin öne çıkmasının nedeni, dün T24’te Murat Sabuncu’nun da altını çizdiği gibi “sivil siyasetin alanının daralarak, aradaki boşluğa bürokrasinin yerleştiği” tespiti.

Böylece “devlet içinde kontrolsüz gruplar” peyda olmuş, bu durumun “siyasetin tasfiyesine yol açarak AKP’nin toplum ile bağlarını kopararak altını oyduğundan” endişe ediyorlar.

Benden duymalarını istemezdim ama zaten o parti, uzunca bir süredir klasik bir siyasi parti niteliğini kaybetti.

Son yerel seçim yenilgisini biraz da bunun üzerinden tahlil etmelerini öneririm.

Hatta adının RTEP olmasını da önermiştim çünkü bu parti Erdoğan hayatta olduğu sürece hayatiyetini sürdürecek.

Allah gecinden versin “her canlının tadacağı” şeyin tadına Erdoğan da vardığında bir müzik terimiyle ifade edecek olursam AKP de “fade out” olacak.

Özal’dan sonra ANAP’ın, Demirel’den sonra Doğru Yol’un başına gelenler gibi yani!

Onun için kendilerine tavsiyem; bildikleri bütün duaları okusunlar, “Rabbim geçinden versin” diye!

Böyle söylüyorum diye alınıp gücenmelerini istemem ama zaten ortaya attıkları önerinin bizatihi kendisi ortada artık bir parti kalmadığını, bir tür aile şirketi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Bindikleri arabalara, arabalarının önünde arkasında dolanan koruma araçlarına, peşlerine takılan konvoylara bakacak olursanız AKP’nin içinde hayli “kodaman” olmalı aslında.

Bazılarını sağda solda görüyorum, öyle bir yürüyüşleri var ki sadece küçük dağları değil, orta boydaki dağları da yaratmış gibi bir havaları var. Tabii “Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki talimatları dâhilinde!”

Ama Erdoğan’a partide yardım edip, “sivil siyasetin alanını genişletecek” birisini ararlarken akıllarına bazılarının “bakan” gibi sıfatları da olan bu havalı tipler değil, Erdoğan’ın damadı ve oğlu geliyor!

Tabii bunu açıkça söylemiyorlar ama “Erdoğan’a partide yardımcı olacak” derken bir yandan da satır aralarında “Erdoğan’dan sonrası” da ima ediliyor.

Başka isimlerin akıllarına gelmesi zaten düşünülemezdi çünkü onlar da biliyor olmalılar ki otokratik düzenlerde, liderler sadece ve sadece yakın aile üyelerine güvenirler.

Bir dönem lidere çok yaklaşan ve adı öne çıkan isimler, isimleri öne çıktığı ölçüde kapıya doğru yaklaşırlar ve günün birinde yolcu edilirler.

Bakın Süleyman Soylu’nun adını anan kaldı mı? Daha üç – dört sene önce “lider aday adayı” değil miydi?

Bu açıdan bakınca Hakan Fidan’ı daha temkinli ve soğuk kanlı, Akın Gürlek’i ise fazla hevesli ve heyecanlı gördüğümü de söylemeliyim.

Ancak çok hayal kurmamalarını tavsiye ederim, o koltuk ne onlara ne de başkasına kolayca yar olur.

Çünkü otokratik liderler bilirler ki iktidar elitine güven olmaz.

Ailenin kazanımlarını korumakta onlara güvenilmez.

Herkes için için kendi hanedanını kurma hayaliyle yaşar!

Bu “içli duyguların” bazı küçük tezahürlerini de görüyor, duyuyorum ama şimdi nifak sokmakla suçlanmak istemem; o işi karıştırmayacağım.

Onun için bu işte benim adayım her zaman Bilal Erdoğan Bey kardeşimiz olur!

Ancak henüz bu adaylığın ilanı için çok erken çünkü Reis dimdik ayakta!

Padişah ya da kral koltuğunda otururken, saltanatın bir bölümünün veliahta devredildiği nerede görülmüş?


“Bak oğlum, bunlar kötü amcalar!”
Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda haklarını arayan özel okul öğretmenlerine karşı uygulanan şiddetin görüntülerini izlerken Erdoğan’ın “kötü amcalar” anekdotunu hatırladım. Bu ülkede protesto gösterisi yapmak suç değil, polisin görevi de düşman ordusuyla karşılaşmış gibi davranmak değil!
Kurtuluş Parkı’nda basın açıklaması yapmak isteyen özel okul öğretmenlerine biber gazlı müdahale!Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla Ankara’ya gelen öğretmenler, açlık grevlerinin dördüncü gününde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2020 yılının 8 Mart günü, Dünya Çalışan Kadınlar Günü vesilesiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen bir toplantıda konuşurken, Yunan polisinin sınırda bekleyen Suriyeli sığınmacılara uyguladığı şiddetten de söz etmişti.

Cumhurbaşkanı, televizyondan bununla ilgili haberleri izlerken yanında torunu da varmış.

Ona Yunan polisinin şiddetini gösterirken “Bak oğlum” demiş, “Bunlar kötü amcalar!”

“Aradan geçmiş bunca yıl, bu da nereden aklına geldi?” diye soracak olursanız, ki sormasanız da söyleyeceğim zaten: Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda haklarını arayan özel okul öğretmenlerine karşı uygulanan şiddetin görüntülerini izlerken bu anekdotu hatırladım.

Kuşkusuz ki polisimizin tümünü “kötü amcalar” kategorisinde değerlendirmiyorum ama içlerinde bazıları var ki onlara nasıl bir sıfat bulsam karar veremedim.

Karar veremedim çünkü bulacağım sıfatın hafif olmasını da istemedim, çok ağır olmasından da çekindim.

Buna en iyisi İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ve Ankara Emniyet Müdürü karar versin.

Unutmayalım ki bir meslek grubunun saygınlığını korumak, öncelikle o meslek mensuplarına düşen bir görevdir.

Bu ülkede protesto gösterisi yapmak suç değil.

Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın bu konuda verdiği onlarca karar var.

Polisin görevi, haklarını aramak için kimseye zarar vermeden, bir parkın içinde toplanan öğretmenlerin Anayasal haklarını kullanmalarını kolaylaştırmak olmalıdır.

Bunun için, barış içinde gösteri yapanları, dışardan gelebilecek saldırılara karşı korumak için önlem almalarını da beklemeliyiz.

Polisin görevi budur, düşman ordusuyla karşılaşmış gibi davranmak değil!

18 Haziran 2026

Mehmet Y. YILMAZ

KAYNAK: https://t24.com.tr/


Şuna bir yanıt: “Anayasa’nın arkasına dolanıp üç puan almak!”

  1. demirozcane Avatar

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ,UYGARIĞIN,ÇAĞDAŞ MEDENİYETİN,DEMOKRASİNİN,DEVRİĞMLERİN YÜZ YILLIK BEKÇİSİDİR Ve Yüz yıl,a yakındır Savunduğu fikirlerden taviz vermemiştir Chp son kaledir Atatürk ün hitabesi Şimdi anlam kazanmıştır Hitabe de bahsedidilen iç düşmanlar tarafından İktidar ortakları ile işbirliği yapılarak ele geçirilmiştir Amaç İktidar için Tehlike olarak görülen Chp ele geçirilmiştir Amaqç Abd nin Tramp ın dediği gibi Chp enterne edilme3k isteniyor Tüm Chp lilere ve yüce Türk miletine bu hainlere karşı birleşmek zorundadır Şimdi Seçilmiş başkanı destekliyenler onun yanın da kapı kapı gezrek ihaneti Anlatmalıdır bu ihanete ortakı olmamalıdır bunu vebali çok büyüktür Milletime rica ediyorum millete yastıklar haram olsun ve bu iç hainlerle mücadele etmek Yüce Türkmilletine Atatürk,e borcumuzdur yüce türk milleti bu yapılanların hesabını yüce türk adaleti soracaktır

    Beğen

Yorum bırakın