Trabzon’dan İstanbul’a dönüşte, İstanbul’daki kızım ve eşi, torunumuz Hasan Alp ile birlikte bizi havaalanından aldı. Yol üstünde bir lokantada yemek yedik. Masayı, kapısında “Çocuk oyalama odası” yazan ve çeşitli oyuncaklarla dolu odaya yakın tuttuk. Hasan Alp, doğrudan oyalama odasına daldı. Yemekler geldiğinde, bir koşu masaya gelip babasının uzattığı küçük dürümden bir ısırık alıyor, sona tekrar odaya dönüyordu… Yemek bitene kadar böyle devam etti…


A Milli futbol takımı, dünya kupasında ilk maçını Avustralya oynadı ve 2-0 kaybetti. Maçın büyük bölümünde tek kale oynayan milli futbolcularımız, uzun boylu ve fizik gücü yüksek Avustralya savunmasının oluşturduğu et ve kemikten oluşan duvarı aşamadı. Millilerimiz 30 ataktan sonuç alamazken, Avustralya iki kontra ataktan iki gol buldu…

Maçla ilgili en doğu değerlendirmeyi, Milli Takım’ın eski teknik direktörlerinden Fatih Terim yaptı. Terim, “Açıkçası benim de keyfim kaçtı ama inanıyorum ki bizim çocuklar gereğini yapacaktır. Biraz zorlanacağız ama ben onlara güveniyorum. Beklediğimiz bir Avustralya seyrettik. Bize sürpriz gelecek bir oyun oynamadı Avustralya. Herhangi bir değişiklik yapmadılar oyunda. Kazancını da buna borçlu, çabuk oyuna ve bizim hatalarımıza… Bizim milli takımımız yedekleri de kast ediyorum, hangi oyuncu oynarsa oynasın 5 dakika içinde sonucu değiştirebilirler. Son dakikalarda ben onlardan daha yaratıcılık ve meydan okuma bekledim açıkçası. Mücadele bekledim. Ne olursa olsun oyun disiplininden kopmamak lazım. Savunma yaptırdık ama rakibi hataya zorlamadık. Zorlamanın da tek yolu vardır, çabuk oynayıp tekrar tekrar deneyebilirdik. Biz oynamadık, oyalandık. Bu da herhalde aşırı güvenimizden geldi. İnşallah öyledir. Öbür maçta hallederler çünkü…” dedi.


Siyasette, Özgür Özel yönetiminde oylarını artıran ve birinci pati durumuna yükselen Cumhuriyet Halk Partisi için de “çocuk oyalama odası” gibi odacıklar kuruldu. Parti içi seçimlerde onay makamı Yüksek Seçim Kurulu olmasına rağmen Asliye Hukuk Mahkemesi ve nihayet İstinaf Mahkemesi, butlan kararı verdi ve 2023’ten önceki genel başkanı tek yetkili ilan etti.

Dörtyol’dan Kazım Yalçın Bey, “Sayın Bulut, bu mutlak butlan kararı ne menem şeyse, partinin YSK gözlemcisini görevden alıyor yeni gözlemci atıyor. Grup başkan vekillerini görevden alıyor yenilerini atıyor. PM üyelerini, MYK üyelerini partiden ihraç ediyor, parti görevlerinden ve partiden istifaları kabul ediyor, yedek üyelerin asil üyeliklerini kabul ediyor ama iş olağanüstü kurultay yapmaya gelince, Tüzük’te istenen delege imza yeter sayısı fazlasıyla olmasına rağmen, ‘mahkemenin tedbir kararı var olağanüstü kurultay yapılamaz diyor’ ve topu ilgili mahkemeye atıyor.

Birileri de kalkıyor yürütülen iş ve işlemlerin hukuka ve tüzüğe uygun olduğunu söylüyor, yersek…” diye yorum yaptı.

Aslında bu dürümü kimse yemiyor ama CHP’de mağdur edilenler, sanki hukuka uygun işler yapılıyormuş gibi butlan kararı ve sonuçlarına karşı mücadele ediyor.

Gerçi onlar da bütün bu uygulamaların hukuka aykırı olduğunu biliyor ve söylüyor ama yine de kendilerine açılan butlan odasında oyalanıp duruyorlar.


Son olarak CHP Grup başkanvekili Murat Emir, Tayyip Erdoğan’ın dördüncü defa Cumhurbaşkanı adayı olmasına ve sarayın partiye operasyon yapmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini söyledi ama operasyon bütün hızıyla devam ediyor.

Herkes biliyor ki bütün bu hukuka aykırı uygulamalar, Cumhurbaşkanlığını CHP’ye kaptırmamak için yapılıyor. Yüksek Yargıyı 2017 Anayasa değişikliğinden sonra iktidar belirlediği için bu yapılan hukuksuzluklara dur diyecek bir makam da kalmadı.

Öyleyse CHP’nin bir an önce oyalama odasından çıkıp kesin çözüm üretmesi gerekiyor.

16 Haziran 2026

Arslan BULUT

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com/


Yorum bırakın