Gazi Lisesi, Türk Ocakları ve MTGT -Milliyetçi Türk Gençlik Teşkilatı, sonra Türk Milliyetçisi olduğumuz için CKMP’li…
CKMP isim değiştirince de MHP’li olduk. Hâlâ Türk Milliyetçisiyiz…

Keşke herkes aynı çizgide kalabilseydi. 🤔 Fire çok ve toptan…

Ben CKMP’den beri MHP’li olmuş ve öyle yaşamış bir kişiyim… Ta ki, Vakfın Türkeş beyi anmak için yaptığı/düzenlediği toplantı ve sonrasına kadar… Bu toplantıda konuşmacı idim. Bir diğer konuşmacı MHP Genel Başkan Yardımcılığı -Teşkilat Başkanlığı ve Genel Başkan Vekilliği yapmış Muhittin Çolak’tı. Toplantıya baskın için talimatla adam gönderdiler, olay çıkardılar vs. vs. … Sonra da beni ihraç ettiler. İhraç edildiğim için o gün bugündür MHP’li değilim. ( Fiziken ve hukuken bu mümkün değil) Ben CKMP’li olduğum gün de, bugün de Türk Milliyetçisiyim. Her yerde göğsümü gere gere ANDIMIZ’ı okurum, hiçbir manim de yoktur; ama ihraç kararımda iradesi olanlar bugün ANDIMIZ’ı okumadıkları, okuyamadıkları gibi millete, milletin çocuklarına da okutmuyorlar, yasakladılar.

Benim ihracımdan önce de, ihraç günlerinden sonra da MHP’nde tasfiyeler devam etti. Bir eski Ocak başkanı akademisyenin cinayetine; ya da hiç yaşanmaması icap eden olaylara kadar bu camiada görülmesi/ kabulü/inanılması imkansız durumlar yaşandı. Ayrılmalar, bölünmeler, parçalanmalar, tasfiyeler gırla gitti. Camia paramparça oldu, onlarca parti türedi…

Konu MHP’nin iç mücadelesi miydi, yoksa Bahçeli’nin sistem içindeki yerinin – fonksiyonunun- korunması mı idi ?..

Bugün geldiğimiz noktada, hele de tarihi CHP’nde yaşanan ve yaşanmakta olanları gördükten sonra daha da iyi ve net bir şekilde anlaşılıyor ki, dünlerde MHP içinde yaşanan değişim istekleri yönündeki iç mücadele (ben hiç böyle bir işin içinde olmadım, değişim olabileceğine inanmadığım için 3 Kasım 2002’den beri kendi işime bakmaktaydım); kongreler toplama gayretleri, devreye giren mahkemeler (bir kasaba hakiminden getirilen karar – kararı getiren arkadaşımız şimdi CHP’de🤣 kadere bak) gibi olayların MHP’nin iç dengeleri ile ilgili olduğu zannedildi, öyle yazıldı, çizildi. Bahçeli hep koltuğunda kaldı. Konu MHP’nin iç dengeleri ve içerideki mücadele mi idi; yoksa Bahçeli’nin sistem içindeki fonksiyonunun korunması mi idi ?…

Böyle bir Bahçeli ile, böyle bir MHP ve böyle bir MHP ile böyle bir memleket…

ANDIMIZ’ın okutulmadığı ve “Apo’nun Statüsü”nün konuşulduğu bir Türkiye’ye Bahçeli olmasa idi, gelir miydik? “
“To be or not to be” İşte bütün mesele…

13 Haziran 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın