Sağlık yatırımları konusunda, müteahhitlerin sorumluluğunu yerine getirmeyeceği müjdeleri vermeden önce, sözünü verip bitirmediği için vatandaşın mağdur edildiği projeler ile olası deprem felaketi karşısında ne kadar hazırlıklı olunduğu konusunda müjde verilse daha iyi olacak.

Sağlık Bakanlığı İzmir Menemen’de planlanan 250 yataklı devlet hastanesi için hizmet alımı ihalesi açtı. Buna kısaca, ihale açmanın ihalesi denilebilir.

Tıpkı depreme dayanıksız raporuna rağmen hizmete devam ettiği için 2023 depreminde 125 kişinin hayatını kaybettiği İskenderun Devlet Hastanesi için, vakti zamanında açılan ancak yapılmayan hizmet alım ihalesi gibi…

Menemen Devlet Hastanesi için açık usulle yapılacak ihalede teklifler 25 Haziran’a alınacakmış. Çalışmalar da 280 günde tamamlanacakmış.

Yani aşağı yukarı 2027 yılı mart ayında Menemen’de 250 yataklı hastane ihalesi açılabilir hale gelecek. O ihale açılıp sonuçlandığında da bakandan, AKP’nin İzmir milletvekillerinden, mülki ve idari amirlerden, hastane inşaatının yaklaşık iki yıl içinde biteceği demeçlerini duyabilir, okuyabilirsiniz.

(Bir ayrıntı: Ozan Ekiz imzalı İz Gazete haberine göre, Menemen’e planlanan yeni hastane için daha önce 400 yatak kapasiteli “müjdesi” verilmiş ama ihaleye çıkma ihalesine bakıldığında yatak kapasitesine 250’ye inmiş.)

Müjde üstüne müjde
Bir diğer yeni devlet hastanesi müjdesi de Kütahya için verilmiş; AKP Kütahya Milletvekilleri 500 yataklı bir hastane yapılacağını duyuran bir basın açıklaması yapmışlardı. Halbuki Kütahya’ya daha yeni “beş yıldızlı otel konforunda” şehir hastanesi yapılmıştı. İhtiyaç sürüyor demek…

Son “müjde”lerin gerçekçi olmadığı, siyaseten vaat edilen takvimlere uyulamayacağı konusunda ise fazlasıyla örnek mevcut. İkisi Antalya’da… Manavgat ile Alanya Payallar devlet hastaneleri. Her ikisi de ihaleleri yıllar önce açılmasına ve bitirilmesi konusunda yaklaşık iki yıllık süreler vaat edilmesine rağmen, farklı nedenlerle tamamlanmayan ve bölge halkını, turizm potansiyeli ile birlikte ciddi anlamla mağdur eden iki hastane… İkisi de devlet hastanesi…

300 yataklı Manavgat Devlet Hastanesi ihalesini kazanan Pekerler İnşaat ile sözleşme şirketin kendi sitesine göre Şubat 2023 yılında imzalandı.

200 yataklı yataklı Alanya Devlet Hastanesi’nin temeli ise 2023 yılında, seçimlerden önce atıldı.

Manavgat Devlet Hastanesi inşaatının zemin sıvılaşması, Alanya Payallar Devlet Hastanesi’nin ise zemin kayması nedeniyle devamı zorlaştı. Her iki hastanenin inşaatı ile ilgili gelişmeler, CHP Antalya milletvekilleri Aliye Coşar ve Aykut Kaya tarafından sıklıkla TBMM gündemine taşındı.

Milletvekilleri 864 milyon TL anahtar teslim ihale bedeli bulunan Manavgat Devlet Hastanesi’nde zemin iyileştirme için yapılan harcamalar dolayısıyla ciddi bir kamu zararı oluştuğunu ifade etmişlerdi.

CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, pek çok uzmanlık alanında ciddi aksamalar olduğunu belirterek, Manavgat halkının özel hastanelere mahkum edildiğini dile getirdi. CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar da Manavgat Yeni Devlet Hastanesinin yapımı ve tamamlanması hakkında 13.06.2024 tarihli, 13490 sayılı verdiği soru önergesine Sağlık Bakanlığı’nın verdiği cevapta, hastanenin 2025 yılı sonunda hizmete açılacağı bilgisinin yer aldığını vurguladı. Ancak hastane henüz bitmiş değil…

Hastanelerde deprem riski
Bu yine Sağlık Bakanlığı’nın cevapladığı bir soru önergesi. Bir de konusu deprem riski olmasına karşın, Sağlık Bakanlığı’nın cevap bile vermediği önergeler var. CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, kamu hastanelerinin depreme dayanıklılığı konusunda, Sağlık Bakanlığı’na Şubat 2026’da yönelttiği soru önergesinin de cevapsız kaldığını kamuoyuna duyurdu. Pala’nın 2024 yılındaki önergelerine de cevap verilmemişti

Deprem anında ve sonrasında sağlık hizmetinin kesintisiz sürdürülmesinin, yalnızca idari bir tercih değil; devletin anayasal yükümlülüğü olduğunu anımsatan Pala, “Eğer depreme dayanıksız olduğu raporlanan hastaneler, Hatay’da 6 Şubat öncesinde olduğu gibi, hâlen aktif olarak hizmet veriyorsa, bu durum hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir” dedi.

25 Şubat tarihli soru önergesinde Sağlık Bakanlığı’na kamu hastanelerinde son 10 yıl içinde kaç deprem performans analizi yapıldığını ve bu çalışmaların sonuçlarını sordu. Pala, “Bakanlık bu sorulara yanıt vermeyerek geçmiş afetlerden ders alınmadığını ve bu alanda bir çalışma olmadığını doğrulamaktadır. 6 Şubat depremlerinde dayanıksızlığı sebebiyle İskenderun ve Antakya’da yıkılan hastanelerde çok sayıda sağlık çalışanı ve hasta hayatını kaybetmişken, dayanıksızlığı raporlanan hastanelerin hizmete devam etmesi kabul edilemez. Bakanlık sebebi olduğu can güvenliği riskinin idari sorumluluğunu almalı, kamuoyuna hesap vermelidir” dedi.

Sağlık yatırımları konusunda, müteahhitlerin sorumluluğun yerine getirmeyeceği müjdeleri vermeden önce, sözünü verip bitirmediği için vatandaşın mağdur edildiği projeler ile olası deprem felaketi karşısında ne kadar hazırlıklı olunduğu konusunda müjde verilse daha iyi olacak.

05 Haziran 2026

Çiğdem TOKER

KAYNAK: https://t24.com.tr/


Yorum bırakın