Emekli Büyükelçi Onur Öymen, ABD’nin geçmişte farklı ülkelerde yönetim değişikliklerini desteklediğini belirterek Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerin de uluslararası gelişmelerden ayrı ele alınamayacağını söyledi. Mutlak butlan kararının ardından yaşanan tartışmaları değerlendiren Öymen, CHP’nin bir an önce kurultaya gitmesi gerektiğini söyledi.
102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle
Emekli Büyükelçi, eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.
- Siz daha önce Türkiye ile ilgili küreselcilerin hazırladığı bir raporda Baykal’ın istifaya mecbur edilip yerine Kılıçdaroğlu’nun getirileceğini ve parti politikasının değiştirileceğinden söz ettiğini anlatmıştınız. Kaset kumpası oldu, Baykal istifa etti, Kılıçdaroğlu geldi ve 13 yıl CHP’yi yönetti. Kemal Bey’in kaybettiği kurultayla ilgili 2.5 yıl sonra butlan kararı çıktı ve CHP’ye mahkeme tarafından atandı. O gün anlattıklarınızla bugün olanlar arasında nasıl bir bağlantı görüyorsunuz?
Silkroad Enstitü’nün Türkiye için hazırladığı rapordaki senaryolardan birinde “Deniz Baykal istifaya zorlanır” diyordu, sonrasında yaşananlar bunun doğruluğunu teyit etti. Bundan önemlisi, kısa bir süre sonra Wikileaks belgeleri yayımlandı. ABD Büyükelçisi’nin bir raporunda “Türkiye’de kötülüklerin sebebi ‘Derin devlettir’ derler ama bunun aslı yoktur. Kötülüklerin sebebi Baykal’dır, onun için Baykal’ın defedilmesi, yerine bizim makul göreceğimiz birinin gelmesi lazım” diyordu.
‘BU İŞLER BÖYLE BAŞLADI’
Bundan birkaç ay sonra Hillary Clinton Ankara’ya bir mesaj yolladı ve “Baykal’ın yerine kim gelebilir, Kılıçdaroğlu olabilir mi” diye sordu. Bu işler böyle başladı. ABD Hükümeti’nin Türkiye’de muhalefet üzerinde beklentileri ve bunun için de çalıştıkları anlaşılmıştı.
- ABD Hükümeti hala muhalefet üzerinde çalışıyor mu?
ABD Hükümeti’nin başka ülkelerde yönetimlerin değiştirilmesi konusunda projeleri olduğu ortaya çıktı. Kaynağı da ABD’nin eski NATO komutanı Wesley Clark. 11 Eylül saldırılarından sonra Pentagon’a gittiğinde 5 yıl içinde 7 ülkenin rejiminin değiştirileceğini öğrendiğini açıkladı. Bu ülkeler; İran, Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Sudan ve Somali. Bunun son halkası İran’dı ve bugün İran’daki durum ortada. New York Times’ta yayımlanan bir yazıda ise istihbarat yetkililerine “Trump’ın seçiminde Rusların etkisi oldu mu” diye soruluyor. Onlar da “Olmasa şaşarız. Çünkü tespitlerimize göre Rusya 36 ülkede darbe ve hükümet değişikliklerini etkiledi. Biz ABD olarak 81 ülkede bunu yaptık” yanıtı veriyor. Bu gösteriyor ki ABD bunu sürekli bir politika olarak uyguluyor. Bunları birleştirdiğimizde ABD’de böyle bir trend var.
- Tom Barrack’ın açıklamalarını düşünürsek Türkiye için nasıl bir gelecek planlıyorlar?
Barrack’ın verdiği demeçlerde Türkiye’nin de bulunduğu bölgedeki ülkelerin iç politikasına hatta devlet biçimine yön verme çabası olduğunu görüyoruz. Osmanlı’daki millet sisteminin iyi olduğunu söylüyor. Ulus devletlerin Ortadoğu’daki müttefiklerini rahatsız ettiğini açıklıyor. Bu devletler için “meşruti monarşi”nin daha uygun olduğundan söz ediyor. Tüm bunlar ABD’nin Türkiye’deki rejimin değiştirilmesi yönünde düşüncelerinin olduğunu gösteriyor. Eski CIA Temsilci Graham Fuller’in “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” kitabında da Atatürk devrimi, yapılan reformlar eleştiriyor. Anlaşılıyor ki Atatürk rejiminden rahatsızlık duyuluyor. Bunları dikkate almalıyız.
- Mutlak butlan kararının ardından iç politikada yaşanan gelişmeler söz ettiğiniz tabloda nereye oturuyor?
Tüm bunları Türkiye’de iç politikada yaşanan gelişmelerden bağımsız düşünemeyiz. Birbirleriyle bağlantılı düşünmek gerek. İktidarda öteden beri CHP’ye yönelik bir sıkıntı var. CHP’nin yerel seçimlerde birinci parti olması, kamuoyu yoklamalarında önde görünmesi, halk desteğinin artması iktidarı rahatsız etti. İktidarda “Ne yaparsak gelecek seçimde CHP’nin kazanmasını engelleriz” düşüncesi hakim. Yargı yoluyla önce belediye başkanları tutuklandı sonra CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı alındı. CHP’ye yargı devreye sokularak bir girişim olduğu izlenimi ortaya çıkıyor.
- Geçmişte de CHP’nin başına Kılıçdaroğlu’nun geçmesi istenmiş ise aynı senaryo mu tekrarlanıyor?
Kılıçdaroğlu CHP’de arınma sürecine ihtiyaç duyulduğundan söz ediyor ve onlara karşı harekete geçme düşüncesi içinde. CHP’nin düzenlendiği miting ve toplantılara eski genel başkanlar katılırken Kılıçdaroğlu’nun davet edildiği halde gitmediğini, bu sürede pek de konuşmadığını gördük. Mutlak butlan kararı ile mahkeme Kılıçdaroğlu’nun görev almasını kararlaştırdı.
- Bülent Kuşoğlu’nun “Erdoğan sonrası için hazırlık yapılıyor, devlet aklı bir şeyler kurguluyor; ama doğru mu yapıyor, yanlış mı, bilemiyoruz” ifadesi var. Bugün ortada bir devlet aklı var mı?
Vaktiyle Milli Güvenlik Kurulu (MGK) için söylenirdi. Somut delil yoksa böyle spekülasyonlarla kamuoyunu kötümserliğe sevk etmemek lazım.
‘BİR TANE TÜRKİYE VAR’
- Bugün yaşananların yalnız CHP’nin değil hukuki, siyasi ve demokratik açıdan Türkiye’nin meselesi olduğu ve muhalefetin dizayn edildiğine yönelik görüşlere katılır mısınız?
Muhalefeti önceden beri dizayn etmek isteyenler oldu. Salvador Allande’nin, İran’da Musaddık’ın nasıl devrildiğine bakın, sadece Türkiye’de değil, dünyada çok örnek var. Biz geçmişten ders almalıyız. Dış bağlantıları var mı, büyük devletlerin etkisi nedir yoksa tamamen dışında bir konu mu diye düşünmek gerek. Biz Türkiye olarak tüm ihtimalleri düşünmeliyiz. Tüm enerjimizi parti içine veremeyiz. Hem CHP içinde hem diğer partilerle Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda bir diyalog ortamı oluşmalı. Bir tane Türkiye var. Türkiye’yi bu sıkıntılardan kurtarmak hepimizin görevi. CHP’lilerin beklentisi hızlı bir kurultay yapılması, seçilecek yönetimin iş başına gelmesi ve CHP’nin iktidar yolunda yürümeye devam etmesi.
- Kılıçdaroğlu’nun kısa sürede kurultay yapmayacağına kesin gözüyle bakılıyor…
Kılıçdaroğlu Yargıtay onayının beklenmesi gerektiğini söylüyor. Mahkeme kararında “Yargıtay sonuçlanana kadar kurultay yapılamaz” hükmü yok. Yargıtay kararı uzun da sürebilir. Süre uzarsa ve baskın seçim olursa CHP’nin varlık gösteremeyeceğini düşünenler var. Böyle belirsiz bir ortamda Kılıçdaroğlu kurultay için hala adım atmadı. Eski milletvekili arkadaşlarımız mahkeme kararını eleştiren açıklama yayımladı. Ben de destekliyorum.
Öte yandan mutlak butlan kararını eleştirirken diğer gelişmeler göz ardı edilmemeli. Uluslararası birçok gelişme yaşanıyor. CHP adına kim konuşacak, Türkiye’nin birinci partisinin bu konudaki rolü ne olacak? Geçmişte CHP ulusal ve uluslararası konularda önemli rol oynadı. Bugün de beklenen bu. Ama CHP tüm dikkatini parti içindeki sorunlara odaklarsa Türkiye bundan kazançlı çıkmaz. Bunun çözümü, çaresi bir an önce kurultay yapılması.
ÇIKIŞ YOLU: KURULTAY
- Pazartesi itibariyle olağanüstü kurultay için imzalar toplanmaya başladı. Yeterli imza toplanmasına rağmen kurultay yapılmazsa bunun siyasi sonucu ne olur?
“İmzalar toplandıktan sonra sorun kalmaz” diyen de var, tam tersi düşünen de. Önemli olan hedefe varmak. Halkın yaklaşımını da dikkate alarak CHP kurultay yapmalı ve bunu kimse engellemeye çalışmamalı. CHP’nin iktidar yolu kesilmemeli. CHP’nin gücü, inancı sarsılmamalı. Çıkış yolu, hızlıca bir kurultay yapmaktır.
- Kurultay yapılmazsa CHP’nin seçimlere girememe ihtimali de konuşuluyor. Bu kadarı olur mu?
Biz en zor koşullardan Atatürk’ün yolundan giderek geçmiş bir partiyiz. Ben bunun olacağına ihtimal vermiyorum. Görüşü ne olursa olsun hiçbir CHP’li bundan memnun olmaz.
- Kılıçdaroğlu, “FETÖ ajanlarını fark edemedim, affedin”, “FETÖ talimatıyla kumpas kurdular” diyerek terör örgütü FETÖ suçlaması yaptı. Bu sözlerle Özel ve ekibi iktidarın önüne mi atıldı?
Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir durum tespit ettiyse açıkça söylemeli. Somut delil ortada yoksa anlamı kalmaz varsa şimdiye kadar zaten yargıya götürmeliydi. Özgür Özel’in cumhuriyetçi, Atatürkçü olduğunu biliyoruz, aksi bir duruma ben rastlamadım. Halktan destek alan, Atatürk çizgisinde olan Özgür Özel’i hedef yapmak partinin işine yaramaz.
Kılıçdaroğlu da Özel’i şahsen suçlamadı ama CHP’lilerin muğlak ifadelerle birbirlerini suçlamaları şu dönemde yapılacak iş değil.
‘YILLARCA BİRLİKTE ÇALIŞTILAR’
- Bu kadar ağır sözlerden sonra ipler tamamen koptu mu?
Siyasette diyalog yolu her zaman açıktır. Yeterki tarafların çözüme kavuşma istek ve iradeleri olsun. Kılıçdaroğlu tarafından böyle bir iradeyi henüz göremedik ama uzlaşma için ortam yaratılmalı. Özel ve Kılıçdaroğlu geçmişte yıllarca birlikte çalıştı. Birbirlerini rakip görmeleri CHP’ye bir şey katmaz.
- Yakın bir tarih için kurultay kararı almak mümkün mü?
Geçmişte de gerginlikler oldu ve geride kaldı. Niyet varsa uzlaşma yolları açıktır. Geçmişte uzlaşamaz denen bir çok grup birlikte çalıştı. 1 Mart tezkeresinde biz AKP milletvekilleriyle uzlaştık, AKP’den 100 kişi bizimle aynı doğrultuda oy kullandı. Kıbrıs Harekatı’nda Erbakan ve diğer partiler destek verdi. Önümüzde böyle örnekler var. CHP içindeki sorun o günden daha mı büyük? Bu nedenle ben partime ve arkadaşlarıma güveniyorum. Yolumuz Atatürk’ün yolu, çareler de onun gösterdiği yolda. Türkiye’nin çıkarı siyasi partilerin, kişilerin, grupların uzlaşmasından geçiyorsa herkesin gayret göstermesi gerek.
‘BAŞKA MACERALARA GİRMEK DOĞRU DEĞİL’
- İhraçlar gündeme gelirse, tasfiye süreci başlarsa, CHP içinde siyaset yapacak yol kalmazsa yeni bir parti veya seçime girme yeterlili olan mevcut bir parti ile devam etme gündeme gelmeli mi?
Özgür Özel, “Partiden ayrılmayı kimse düşünmemeli” dedi. CHP’lilerin ortak çalışma ortamından uzaklaşmaları partiye de Türkiye’ye de fayda sağlamaz. Kılıçdaroğlu kurultay için Yargıtay kararını bekleme düşüncesini tekrar gözden geçirmeli. Aksi taktirde CHP zaman kaybeder. Bu sürede iktidar erken seçim kararı alabilir. O zaman CHP de Türkiye de çok şey kaybeder. Bu nedenle tüm ihtimalleri düşünmek gerek. Yeni partiye ihtiyaç kalmadan CHP’nin birlik ve bütünlük içinde ortak yol bulması en iyi çözüm. Çok mu zor bir kurultay yapmak… Hiçbir mahkemenin kurultay yapılamaması yönünde kararı yok. CHP’deki sorunun bir kurultayla çözüme kavuşacağı görüşü hakimse neden başka seçenekler konuşulsun…
Birlik ve bütünlüğü herkes istiyor. Çözüm kurultay ise bu yoldan sapılmamalı. Başka maceralara girmek doğru değil.
- Partiye kolluk güçlerinin girmesi de çok tepki çekti. Siz o görüntüleri izlerken ne düşündünüz?
Olmaması gereken bir durumdu. Partimizin geçmişinde örneği yoktur. Büyük bir üzüntü ile izledim.
03 Haziran 2026
İklim ÖNGEL
KAYNAK: https://cumhuriyet.com.tr/
