VİP konusunda sözlüklerde ve Gogul Amca’da şu bilgiler var:
“İngilizce ‘Very Important Person’ (Çok Önemli Kişi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Statüsü, makamı, şöhreti veya serveti nedeniyle toplumda ayrıcalıklı ve özel bir konuma sahip kişileri ifade etmek için kullanılır. Günlük hayatta ve ticarette sunulan özel ayrıcalıklar, sıradan kişilere sunulmayan, sıra bekletmeme, özel karşılama veya özel konfor alanlarına erişim gibi imtiyazlar…

Özel Hizmet (VIP Hizmet): Havaalanlarında pasaport işlemlerinin özel görevlilerce halledilmesi, yolcuların uçaklara özel araçlarla taşınması, konser veya etkinliklerde en ön sıralarda yer alma gibi deneyimlerdir. Özel Alanlar: Eğlence mekanlarında, stadyumlarda veya havalimanlarında normal kalabalığa kapalı olan dinlenme ve ağırlama locaları, VIP salonları…” VIP’le hiç işim olmaz. Çok zaruri olmadıktan sonra kişilere ayrıcalık tanınmasını da hoş karşılamam. Peki niye bu konuya girdim?

Yolculuk için İstanbul Havaalanı’nda bulunan arkadaşım görüp şahit oldukları karşısında şaşırmış, hayret etmiş. Anlatınca biz de şaşırdık. Tabii bizim de duyumlarımız vardı. Devlet ve millet olarak aşırılıklardan, abartılardan bir türlü kurtulamıyoruz.

VIP/Very Important Person adı üstünde “Çok Önemli Kişi” demekse geçişlerde, sunulan hizmetlerde o çok önemli kişinin yanında yöresinde bulunan kişilere de aynı ayrıcalığın gösterilmesi ne kadar doğrudur? Hele de “Bal tutan parmağını yalar” misali bu VIP/Çok Önemli Kişiler tavizsizce uygulanan belli kurallara göre değil de iktidardakilerin keyfince belirleniyorsa tartışmaya açık olması, dolayısıyla insanları rahatsız etmesi kaçınılmaz hale geliyor.

Arkadaşım, “İktidara yakın bir sosyal yardım kuruluşunun bütün üyelerinin adeta törenle karşılanıp uğurlandığını, onlara ait araçlara alışılmışın dışında geçiş imkânı tanındığını, HDP’li bazı Milletvekillerinin yanında bulunan ve hiç güven vermeyen bazı kişilerin VIP ayrıcalığından faydalandırıldığını” söyledi.
VIP, yani o Çok Önemli Kişi’nin yanındakiler de öyle sayıldıkları için ayrı kapılardan girip çıkıyor, ayrı salonlarda ağırlanıyorlar. Milletvekilleri oldukça kalabalık olarak seyahat ediyorlar ve yanlarındaki kişiler gerçekten akrabası mıdır, gidip geleceği yerle, ilgileneceği işlerle ilgililer midir belli değil.

İşin özeti şu ki, her şeyin suyunu çıkarmada üstümüze yok. Tabir yerinde ise “Elin gâvurunda” olmayan uygulamalar, bazılarına tanınmayan ayrıcalıklar bizde niye var? Mesela Almanya’da bırakın eş, dost ve çevrelerini, Milletvekillerinin kendileri için bile VIP yani “Çok önemli Kişi” uygulaması yok. İşte araştırma sonucu aldığım bilgi:

“Almanya’da milletvekilleri (Bundestag üyeleri) için Türkiye’deki gibi genel, kapsamlı veya halktan tamamen izole edilmiş bir VİP uygulaması veya özel bir protokol geçiş ayrıcalığı bulunmamaktadır. Milletvekilleri, kamuoyunda şeffaflık ve siyasetçi – halk eşitliği ilkesi gereği havalimanlarında normal güvenlik kontrolüne tabidirler. Vekiller tarifeli uçak kullanır ve diğer yolcularla aynı güvenlik kontrolünden geçerler. Ancak ve ancak devlet görevleri kapsamında yapılan uçuşlarda, havalimanlarındaki özel dinlenme salonlarından (VIP Lounge) faydalanabilirler. Yalnızca Cumhurbaşkanı, Şansölye ve görevdeki Dışişleri Bakanı gibi üst düzey yürütme organı mensupları için koruma ve protokol gereği özel geçiş uygulanır.”
Alman Şansölyesi Merkel’in görev dönemindeki sade yaşantısı, markete gidip alışveriş yapması, “Hep aynı tarz kıyafetler giyiyorsunuz” diyen gazeteciye, “Ben manken değil devlet memuruyum” diye cevap vermesi hoşumuza gitmişti. Arjantin’de yapılan uluslararası resmi bir toplantıya bizden bir Bakan özel uçakla giderken Merkel’in hem de İspanya aktarmalı tarifeli bir uçakla gidişine de hayret edip duygulanmıştık.
Peki ya Fransa’da durum ne?

“Fransa’da milletvekillerine yönelik resmi bir devlet protokolü veya havaalanı VIP geçiş (Devlet VIP) uygulaması bulunmamaktadır. Parlamenterler, yurtiçi veya yurtdışı seyahatlerinde devlet yöneticilerine tanınan bu tür diplomatik ayrıcalıklardan yararlanamazlar ve VIP terminal, özel araç veya protokol polisi gibi hizmetleri doğrudan kullanamazlar. Fransa’da devlet düzeyinde havalimanı VIP hizmetleri kural olarak yalnızca Cumhurbaşkanı, Başbakan, hükümet üyeleri ve diplomatik misyon şeflerine tahsis edilmektedir.”

Bizde olması gereken hasletlerin “Elin gâvurunda” olması gerçekten ağırıma gidiyor. Onların böyle gösterişten uzak, israf önleyici, halktan kopuk olmayan uygulamaları bizde neden yoktur acaba?

Bir görmemişlik, bir aşağılık kompleksi olarak da değerlendirilebilecek olan bu saçma sapan VİP ve protokol uygulamaları yeniden düzenlenmeli, milletimizin “Biri sefa sürer biri bakar, kıyamet ondan kopar” diyerek çok güzel ifade ettiği saçmalıklara artık bir son verilmelidir de bunu gündeme getirip yapacak, yaptıracak bir babayiğit çıkar mı bilmiyorum!

02 Haziran 2026

Osman OKTAY


Yorum bırakın