(CHP Genel Merkezi ve Güven Park) CHP’nin karpuz gibi bölünmüşlüğünün ifadesidir.

Yer: CHP Genel Merkezi önü. İnsanlar Kılıçdaroğlu’na destek için gelmişler. Hepsi öfkeli, öfkeleri yüzlerinden ve dillerinden taşıyor. Özel’e, İmamoğlu’na, Ağbaba’ya, bazı (partinin arınmasını istedikleri) belediye başkanlarına verip veriştiriyorlar. Netice ve tahmin: Bugün Kılıçdaroğlu lehine Genel merkez önünde toplananlardan (eğer işin sonunda Özel kazanacak olursa) CHP’ne hiçbir fayda gelmeyecek demektir. Bunların Özel ve çevresinde olan kişi/kişilere tahammül göstermeleri, particilik ve partililik adına hoşgörü ile yaklaşmaları ve yan yana duran CHP’li vatandaşlar gibi bir arada bulunmaları mümkün gözükmüyor. İpler kopmuş, zincirler kırılmış, yollar ayrılmış… Öyle gözüküyor.

Gelelim/ya da gidelim Güven Parka…

Yer: Güven Park anıtı ve çevresi. Buraya toplanan insanlar da ( burası Genel merkezden çok daha fazla kalabalık) yine çok kızgın ve öfkeliler, bunların da öfkesi yüzlerine ve dillerine vurmuş vaziyette. Hedeflerinde bir isim var, bütün kızgınlık, öfke o kişiye yönelik ve o kişi: Kılıçdaroğlu … Neler, neler diyorlar, ya da neler demiyorlar ki ?..

“Hainlik”, “işbirlikçilik” sözleri gırla gidiyor. Bizim birşey dememize ya da denilenleri tekrarımıza gerek de yok, faydası da yok… Bütün TV’ler hem CHP önünde (iktidar TV’leri yarışta olmak üzere) hem Güven Park’da ( Sözcü ve Halk tv) insanları konuşturuyor, verip veriştiren biri diğerine, öteki berikine öfkeli onlarca, yüzlerce insanın konusmasi yansıdı.

Netice ve tahmin: Öyle anlaşılıyor ki, bugün Özgür beye destek için Güven Parka koşan, onun çağrısıyla onunla birlikte Anıtkabir’e yürüyen CHP’liler de (eğer top Kılıçdaroğlu’nda kalacak olursa) tıpkı CHP önündekiler gibi (ama bu sefer ters istikamette) bir tavır sergileyeceğe benzemekteler.

Peki en netice: Resim CHP’nin karpuz gibi çatlatıldığının ifadesidir.

25 senedir iktidar adayı olamamış, girdiği seçimlere de her seferinde “ana muhalefet adayı” olarak katılmış CHP’nin bir sonraki seçimde ne olabileceği tartışılırken bugünkü resim ortaya çok vahim bir tablo koymuştur. Gelecekte CHP’nin tek başına iktidarı ( en az %45 oy alması ve 300’den fazla milletvekili çıkarabilmesii) bile zor ve şüpheli iken bugünkü tablo işlerin daha da zor ve vahim hâl alacağının göstergesi olmuştur. CHP’ndeki yarış bundan sonra CHP’ni iktidara taşımak adına yapılmayacak. Ya da kimin CHP’ni iktidara taşıyacağı konusunda yarışılmayacak. Yarış CHP’ni kim ele geçirecek şeklinde bir yarış olacaktır ve kaybeden tarafın artık CHP’de kalmayacağı anlaşılmış bulunuyor. Ne Kılıçdaroğlu, ne Özel+İmamoğlu kazanmış olsa da CHP kaybedecektir. Ülke ve demokrasi kaybedecektir.

Önce ben, sonra partim, sonra ülkem anlayışıyla buraya geldik. KURTULUŞ VE KURULUŞ İRADESİ’nin Partisi bu hale gelmemeliydi. Kazansalar, kazanmış olsalar da bu şartlar altında her hâlükarda kaybettiklerinin farkında değiller mi acaba ?… CHP bir “ana muhalefet adayı” olmaktan bile çıktıktan sonra, kazanmak ne fayda ?.

30 Mayıs 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın