Bir basın açıklaması yapıldı ve o toplantıda Türk savunma sanayiinin yeni bir başarıya imza attığı söylenerek 6000 km. menzilli olduğu söylenen bir füzenin yapıldığı söylenip; yapıldığı söylenen füze gösterildi, fotoğrafları çekildi, yazılı ve görsel basında boy boy haber olarak yer aldı. Ardından bu işlerden anlayan birçok uzman kişi tarafından basına servis edilen yazılar çıkmaya başladı. Uzmanlar (teknik adamlar, mühendisler, emekli askerler vb.) yazılarında bu işin doğru olamayacağına dair görüş ve iddialar öne sürdüler. 6000 km. menzili olan bir füzeyi kime, nereye fırlatacağımıza, böyle bir füze ile hangi kıtalararası ülkeyi hedef alacağımıza dair görüşler de öne sürüldü. Bunun yanında teknolojimizin bu tip bir füze için hazır olmadığına, bu işin gerçekleştirilmiş olduğu iddiasının fiziken imkansız olduğuna dair yazılar çıktı.
“Yıldırımhan” adı da verilen bu füzenin tanıtımı yapılırken “yapıldı” , “yaptık” ifadelerinin kullanıldığına şahit olduk.
Büyük bir başarı hikayesi olarak takdim edildiğini, çok büyük övgülerle anlatıldığını gördük, duyduk. Sonra cılız cılız da olsa, bu işin olmamış olması ihtimalinin yüksek olduğuna dair bahsettiğimiz yazılar, sosyal medya paylaşımları peş peşe gelmeye başladı.
“Yapıldı” , “yaptık”, “gururluyuz” şeklindeki beyanlardan vazgeçilip, üzerinde çalışıyoruz denilmeye başlandı. Gösterilen nesnenin imal edilmiş, yapımı tamamlanmış bir füze olmayıp, yapılması projelendirilen /düşünülen bir füzenin maketi olduğu açıklamaları geldi. Çalışmaları sürüyor, denildi. Envantere girmesi 10 yıl zaman alır da diye açıklamalar yapıldı. YAPTIK DEDİKLERİ, YAPTIK DİYE GÖSTERDİKLERİ 6000 KM. MENZİLLİ BİR FÜZE DEGİL; YAPMAYI PLANLADIKLARI BÖYLE BİR FÜZENİN MAKETİ İMİŞ… Şimdiden “YILDIRIMHAN ” demişler… Haberlerin birinde “Dünya şokta” yazıyordu. Neyse 10 yıl daha şoka girmelerine gerek yokmuş…”Testlere yeni başlayacağız” (Bakan açıklaması) Zaten “motor” da problem…
11 Mayıs 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
