Ahmet Takan, dün sosyal medya platformlarından yeni bir sıcak analiz daha paylaştı.
Takan’ın dünkü sıcak analizinde de çok ilginç konuların ele alındığını göreceksiniz.
08 Mayıs 2026
ÜLKÜ PINARI
İşte Ahmet Takan’ın dünkü sıcak analizi:
SICAK ANALİZ – SARAYDA ÖCALAN İÇİN DÜŞÜNÜLEN ARA FORMÜL; “AKİL ADAM”..
MHP Genel başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz Salı günü partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı- sarayda yürekleri hoplatan- zehir zemberek konuşma ve bebek katili Abdullah Öcalan için önerdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsü ortalığı fena karıştırdı.
Ortalık o kadar toz duman ki; MİT, saray aparatı Hürriyet gazetesinin Ankara temsilcisi, “köşe yazarı” Hande Fırat’ın üzerinden bir bilgilendirme notu yayınlamak zorunda kaldı. “MHP Lideri’nin mesajlarının perde arkası” başlıklı MİT köşe yazısını mutlaka okuyun, ne demek istediğimi sanırım o zaman daha iyi kavramış olursunuz…
Saray zorda!.. AKP’de her kafadan bir ses çıkıyor. Baştan beri, MHP’nin iktidar yancısı yapılmasına karşı olanlar, tekrar dikilmeye başladılar. Yakında bir yerlerden lastik patlama sesi duyarsanız sakın ha şaşırmayın..
“Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsü için saray ne düşünüyor?..
“Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık” vaziyetindeler. Daha fazla yumruk yiyip nakavt olmamak için sıkıştıkları köşeden kurtulmaya çalışıyorlar. Nasıl mı?.. Haberin flaşını başlıkta verdim. İdrak yolları iltihaplanmasından bir türlü kurtulamayanlar için önce ansiklopedik bilgiler verelim. Bu işin aslı Oslo görüşmelerinde saklı… O, hâlâ sis perdesinin aralanmadığı karanlık pazarlık masası var ya, orada!..
Ansiklopedik bilgilere göre;
-Oslo Görüşmeleri, 2009-2011 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti devlet yetkilileri (MİT) ile PKK temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da, Kürt sorununa çözüm bulmak ve çatışmasızlık sağlamak amacıyla yürütülen gizli müzakere sürecidir. 13 Eylül 2011’de ses kayıtlarının sızmasıyla kamuoyuna yansıyan bu görüşmeler, “çözüm süreci”nin altyapısını oluşturmuştur.
Oslo Görüşmelerinin Özellikleri ve Detayları:
Taraflar: MİT Müsteşarı Hakan Fidan, MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı ile PKK’dan Mustafa Karasu, Sabri Ok ve Zübeyir Aydar katılmıştır.
Amaç: Türkiye’deki çatışma sürecine son vermek, silahlı unsurların silahsızlandırılması ve yapısal bir çözüm aramak.
Süreç: Görüşmeler Norveç hükümetinin koordinasyonunda yürütülmüş, “özel temsilci” sıfatıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
İfşa Olması: 2011 yılında yapılan beşinci görüşmeye ait ses kayıtlarının Dicle Haber Ajansı (DİHA) tarafından yayınlanmasıyla süreç kamuoyu gündemine gelmiş ve yoğun tartışmalara neden olmuştur.
Sonuç: Görüşmelerin içeriği resmi olarak tam açıklanmasa da, taraflar arasında çeşitli mutabakat metinlerinin konuşulduğu iddia edilmiştir.
-10 Temmuz 2014 tarihli ve 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun (Çözüm Süreci Kanunu), çözüm sürecini yasal çerçeveye kavuşturmak, terörü bitirmek ve toplumsal bütünleşmeyi sağlamak amacıyla çıkarılmıştır. Kamu kurumlarına geniş yetkiler tanıyan bu kanun, taraflar arasında görüşmeleri ve eve dönüşleri teşvik etmeyi amaçlamıştır.
Kanunun Temel Özellikleri:
Amaç: Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çalışmaların hukuki zeminini oluşturmak.
Yetkili Kurum: Çalışmaları yürütmek, koordine etmek ve yönlendirmekle Bakanlar Kurulu yetkilendirilmiştir.
Kapsam ve Tedbirler: Eve dönüşlerin sağlanması, terörün sonlandırılmasına yönelik her türlü siyasi, hukuki, idari ve sosyal tedbirlerin alınması.
Hukuki Sorumluluk: Kanun kapsamında görev alan kamu görevlilerinin, hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmaması hedeflenmiştir.
İzleme ve Değerlendirme: Süreçle ilgili gerekli kurulların oluşturulması ve tedbirlerin uygulanması planlanmıştır.6551 sayılı kanun, çözüm sürecinin daha güçlü bir yasal zeminde yürütülmesi için atılan en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmiştir.
-“Akil İnsanlar Heyeti” veya “Akil Adamlar Komisyonu”, Türkiye’de 2013-2015 yılları arasında yürütülen “Çözüm Süreci” kapsamında, toplumsal mutabakatı sağlamak amacıyla hükümet tarafından oluşturulan özel bir gruptur. Bu heyet için özel bir yasa çıkarılmamıştır; heyet, hükümetin kararı ve görevlendirmesiyle oluşturulan hukuki dayanağı “danışma” mahiyetinde olan bir yapıydı.
Konuyla ilgili temel bilgiler:
Oluşumu: 4 Nisan 2013 tarihinde, 63 üyeden (yazar, sanatçı, akademisyen, sivil toplum temsilcileri) oluşmuştur.
Amacı: Çözüm sürecini halka anlatmak, toplumun nabzını tutmak ve sürece ilişkin raporlar hazırlayarak hükümete sunmaktı.
Hukuki Durumu: Faaliyetleri, anayasal veya yasal bir düzenlemeye dayanmaktan ziyade, hükümetin “kamusal istişare” mekanizması olarak nitelendirilmiştir.
Tepkiler: Bazı kesimler tarafından çözüm sürecine katkısı olacağı düşünülürken, bazıları tarafından hukuki temeli olmadığı ve “yasalarla çeliştiği” gerekçesiyle eleştirilmiştir.
Özetle, Akil İnsanlar Heyeti, yasal bir mevzuattan ziyade, çözüm süreci döneminin siyasi ve toplumsal bir aracıydı.
Neden, kendi ifadelerimle değil de ansiklopedik bilgilere yer vererek buraya kadar geldim, üstüne üstlük yazıyı uzattım?..
Bebek katili Öcalan’a, hem hareketin lideri Devlet Bahçeli, hem de Kandil ve siyasi sözcüleri, verilecek ayrıcalıklı statünün yasaya bağlanmasını şart koşuyor.
Saray da, sıkıştığı köşeden kurtulmak için oluşturulan çok özel komisyonda harıl harıl hem formül hem de kılıf arıyor. Şu an gelinen noktada, bebek katili Öcalan için “akil adam” statüsü düşünülüyor. Ancak sorun, bunun nasıl yasal bir statüye bağlanacağı noktasında düğümlendi. Çünkü, saray erken seçimin ön hazırlıklarını yapıyor. Önümüzdeki aylarda ekiplerini sahaya sürmeyi planlıyor. Seçimden önce Öcalan için çıkarılacak yasal statünün büyük tepki çekeceği ve oy kayıpları hesaplanıyor. Terörist başı Öcalan için şimdilerde “akil adam” statüsü versek yasasını da seçimden sonraya mı bıraksak diye kafa patlatılıyor.
Saray zorda!..
07 Mayıs 2026
Ahmet TAKAN
