3 Mayıs Türkçüler günü dolayısıyla Orkun Vakfı, 3 Mayıs Türkçüler Birliği ve Son Kale Türkçüler Derneği tarafından Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene katıldık.
Yusuf Öztürk’ün sunduğu programda Son Kale Türk Kültürü ve Araştırma ve Toplumcu Dayanışma Derneği adına Murat Keçik’in selamlama konuşmasından sonra
Atatürk ve Nihal Atsız resimleri önünde ve Türk bayrağının altında kürsüye gelen Orkun Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Yakan Cumalıoğlu, konuşmasına “Andımız”ı okutarak başladı ve “Büyük bir operasyon tiyatrosuna hazırlananların son dönemdeki ifadelerinin amacı, cumhuriyetin tasfiyesi, üniter bütünlüğün dağıtılması, Türk Milleti’nin etnik ve mezhepsel düzeyde paramparça edilmesidir. Sonuç olarak Amerikan bayrağını bu topraklarda göndere çekme emelleri deşifre edilmiştir. Çözüm süreci diye adlandırılan dolaplar, yapılan pazarlıklar, verilen tavizler, Türkçüler tarafından dikkatle takip edilmektedir. Unutmayalım, uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanır” dedi.
Törende ben de “Türkçülük, bütün Türk devletlerinin kurucu iradesidir ama bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Türkçüler, egemenlik mücadelesi ile sınanmaktadır. Türkçülük, iktidarın ilkokullardan kaldırdığı ‘Andımız’daki gibi ‘Yurdumu, milletimi özümden çok sevmek’, ‘Yükselmek, ileri gitmek’ ve bu yolda ‘Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ diyebilmektir. Atatürk’ün dediği gibi ‘Yüksel Türk senin için yüksekliğin hududu yoktur.’ Atatürk, 10 Yıl Nutku’nda, ‘Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, Temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız.’ derken Ziya Gökalp’ın temelini attığı Türkçülük fikrini, devletin kurucu iradesi ve milletin ülküsü olarak belirlemiştir.” diye bir konuşma yaptım.
Bu yıl Altın Bozkurt Ödülü verilen Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba, Atatürk’ün “Bir Türk dünyaya bedeldir” sözünü hatırlatarak, Türkiye’yi parçalama girişimlerine karşı sonunda Meclis’e yürüyüş başlatmak zorunda kalacağını bildirdi…
İlahiyatçı Cemil Kılıç, tamamı Öztürkçe kelimelerden oluşan konuşmasının sonunda “Türkçeci olmayan Türkçü olamaz” dedi.
Emekli amiral Cihat Yaycı, Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz, Sarıdeniz, Gökdeniz gibi deniz isimlerinin tamamının Türkler tarafından konulduğunu, bunun da Türklerin üç kıtadaki hâkimiyetini gösterdiğini, yine Trabzon adının “Tibaren zone” yani “Tibarenlerin bölgesi” anlamına geldiğini ve Anadolu’da kurulan ilk Türk kentinin Trabzon olduğunu söyledi ve “Bugün, Türkiye’de olup bitenler, Graham Fuller Henry Barkey ve Morton Abramowitz tarafından 1998’de yazılan ‘Türkiye’nin Kürt Meselesi’ kitabında ve yine Graham Fuller’in 2007’de yazdığı ‘Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ kitabında harfiyen belirtilmiştir. Öyle ki Meclis’te kurulacak komisyonun resmi değil özel bir komisyon olacağını bile söylemişler. Birinci Açılım sürecindeki Akil Adamlar Heyeti’nin kurulmasını da onlar planlamıştır… Fakat bilmiyorlar ki Türk Milleti, Oğuz Kağan’dan beri, ‘Daha deniz daha müren (ırmak)’ diyen, güneşi tuğ, gökyüzünü çadır olarak gören bir felsefeden geliyor.” dedi.
Toplantıda, emekli kurmay albay Orkun Özeller, Prof. Dr. Emin Gürses, Cemil Kılıç, Dr. Nezih Saruhanoğlu, Gülgün Feyman, Av. Hüseyin Özbek, Aydın Tanyel, Prof. Dr. Abdülhaluk Çay, Arif Işık Karaca, emekli amiral Cihat Yaycı ve bana da Altın Bozkurt Kristal Plaketleri verildi.
Törende Azerbaycan Türklerinden Fidan Hüseynova, Emina Bıcıyeva ve Ozan Yusuf Alper, Türk dünyasından esintiler sundu.
05 Mayıs 2026
Arslan BULUT
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com/
