Ben bir Türk milliyetçisiyim. Gayem, millî egemenliği esas almak ve Türk hissiyatını yaşatıp güçlendirmektir. En önde gelen hedefim, Türk milletinin hür ve bağımsız varlığını muhafaza etmektir. Bir milleti millet yapan unsurlar; dil birliği, müşterek tarih şuuru, ahlâkî örf ve adetlerdeki ortaklık, aynı yurt üzerinde yaşama iradesi ve siyasî varlıkta birliktir. Bu unsurların tamamı Türk milletinde mevcuttur ve bu yönüyle milletimiz köklü ve tabiî bir bütünlük arz eder.
Ortak kültür mirasına sahip fertlerin meydana getirdiği millî birlik, bu bağların kuvvetiyle daha da pekişir. Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözü, yalnızca bir söz değil; millî benliğimizin açık ve güçlü bir beyanıdır. Bu söz, kimliğimizin özüdür ve bu özün korunması bir mecburiyettir.
Millî Mücadele yıllarında Türk İstiklâl Harbi’ni kendi ideolojik hesapları açısından yakından takip eden Sovyet Rusya’nın, milletlerin uyanışını ve bağımsızlık hareketlerini nasıl kendi menfaatine alet ettiği bilinmektedir. Bununla birlikte çağdaş dünyanın temel esaslarından biri olan milliyet fikri, milletler arasında genel bir kaide hâline gelmiştir. Biz de Türk olarak varlığımızı korumak adına bu şuuru diri tutmak ve Türklüğümüzü yaşatmak zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dayanaklarından en önemlisi milliyetçiliktir. Nitekim milliyetçilik, birçok milleti esaretten kurtararak kendi kaderine hâkim kılmıştır. Türkiye de bu safhadan geçerek bugünlere ulaşmıştır.
Türkiye Türkler içindir ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk milleti denir. Bugün sınırlarımız dışında, farklı idareler altında, isteyerek yahut mecburen başka siyasî yapılarla kader birliği yapmış; dil, soy ve tarih bakımından bizimle müştereklik taşıyan Türk topluluklarının durumu, tarihin meydana getirdiği acı bir neticedir. Türk milleti için hüzün verici bir hatıradır. Ancak bu durum, Türk milletinin tarihî ve ilmî teşekkülündeki asaleti ve dayanışma ruhunu asla zedeleyemez. Türkiye Cumhuriyeti, Türklüğün yegâne bağımsız devletidir ve her daim kudretli olmak mecburiyetindedir. Bu güç, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan soydaşlarımız için bir güvence teşkil eder.
Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük ümidi ve istikbali Türk gençliğidir. Bu sebeple Türk gençliğinin millî bir terbiye ile yetiştirilmesi, millî şuur ve duygularla donatılması hayati bir zorunluluktur. Ne var ki biz, milliyet fikrini hayata geçirmekte geç kalmış ve bu hususta büyük bir rehavet göstermiş bir milletiz. Bunun ağır bedellerini de tarih boyunca ödemiş bulunuyoruz. Osmanlı Devleti bünyesindeki birçok unsur, millî inançlarına sarılarak ve milliyet ülküsünün gücüyle kendi yolunu çizmiştir. Biz ise kim olduğumuzu, ancak dışlandığımızda ve itildiğimizde idrak edebildik. Nihayetinde anladık ki, en büyük kusurumuz; kendimizi unutmuş olmamızdır.
3 Mayıs Türkçüler günü kutlu olsun…
Dr. Volkan YAŞAR
Kaynaklar:
Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları, 4. Baskı, TTK Yay., Ankara, 2020.
Mehmet Akif Tural, A. Sevim, İ, Öztoprak, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2006.
Mustafa Keskin, Atatürk’ün Millet ve Milliyetçilik Anlayışı, AKDTYK, Atatürk Araştırma Merkezi Yay., Ankara, 1999.
Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Genişletilmiş 2. Basım, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara, 2005.
Volkan Yaşar, Türkiye’nin Modernleşme Sürecinde Ankara Halkevi ve Faaliyetleri (1932–1951), Net Kitaplık Yayınları, Ankara, 2025.
