Canım ülkemizde bütün piyasalar karışık da şimdilerde kurban telaşı olduğu için bu konuda bir araştırma yaparak bazı gerçekleri yazmak istedim. Başta Diyanet İşleri Başkanlığı/Türkiye Diyanet Vakfı ve Kızılay olmak üzere vekalet/bağış yolu ile kurban kesen kurumlar, dernekler, vakıflar peş peşe kurbanlık fiyatlarını açıklamaya başladılar. Dikkatimi ilk çeken durum şu: Yurt içi kurbanlık fiyatları oldukça pahalı ve her biri çok az farklılık gösteriyor. Arada 250, 500, bilemediniz 1000 TL oynuyor. Bu farklılık toplu alımlar ve bölge şartlarından kaynaklanabilir. Normal olmayan Türkiye’deki kurbanlık ya da küçük ve büyükbaş hayvan fiyatlarının başka ülkelere göre oldukça yüksek olması. Bunu da Kasaplar Derneği ile ilgisi olan bir arkadaşla görüştüm. Onun ifadesine göre kurbanlık olabilecek bir küçükbaş hayvanın (koyun, keçi) besicideki maliyeti 13.000 TL. Tıpkı meyve sebzedeki üretici – hal – pazar – market silsilesi gibi kurban pazarına gelene kadar en ucuz kurbanlık 20.000 TL oluveriyor. Sonra kilosuna, gösterişine göre 25.000, 30.000, 40.000 TL diye gidiyor. Düşünebiliyor musunuz? Dışarıda, bizdeki kök maliyete, hatta o maliyetin çok altında koyun, keçi ya da kurbanlık alabiliyorsunuz! Devleti yönetenler, iktidar, etkili ve yetkililer, millet olarak hep birlikte bunu düşünmek, sebebini bulup ortaya çıkarmak zorundayız. İsim vermeden, vekalet yolu ile yurt içi ve dışında kurban kesen bazı kuruluşların kurbanlık fiyatlarını aktaralım:
Yurt içi için: 17.250, 18.000, 19.000, 19.750 TL
Yurt dışı : 6.350, 7.000, 9.450, 13.000 TL
Bu araştırma sırasında cemaat mı desem tarikat mı bilemedim de biri yalnızca “Hisse bedeli” olarak fiyat belirlemiş: 5.000 TL. Çok cazip değil mi? Detaylara bakıyorsunuz, “Yurtdışı büyük baş hisse 5000 TL” diyor ama nerede kesileceği belli değil. Küçük başlar için farklı yer ve fiyatlar yazılmış, o fiyatlar da Türkiye fiyatlarının üçte biri gibi. Bu konuda etkili, yetkili, Bakanlık, üretici ve tüketici birlikleri mutlaka bir araya gelmeli, Türkiye’deki fiyat artışları yüzünden vatandaşlarımızın mağduriyeti mutlaka giderilmeli. Konuyu araştırırken bir şey daha öğrendim. Toplu vekalet alıp kesim yapan kurum ve kuruluşlar ihaleye giriyorlar. Bağışçılar zaten kesilen hayvanın ne olduğunu görmüyorlar. Yurt içinde düve, dana, boğa cinsi kurbanlıklar zaten pahalı. Ancak bakım zorluğu, yemlerdeki maliyetler, süt inekçiliğinin yavaş yavaş terk ediliyor olması gibi sebeplerle elden çıkarılan inekler daha ucuza satılıyor. Görüştüğüm kasap arkadaş, falan kurumdan kurbanlık ihalesi alan bir firma yetkilisinin daha dün kesime gelecek bilmem kaç inek almak üzere doğu illerimizden birine gittiğini söyledi. Süt veren ineklerin kurbanlık olarak ya da et için kesilmesi gerçekten olacak iş değil. Ayrıca oldukça da riskli. Yalnız millet olarak gerçekten üzülüyor ve soruyoruz: Bizde hayat niye pahalı? Her alanda olduğu gibi kurbanlıklar da ateş pahası! Asya’nın, Afrika’nın ücra köşeleri ile kıyaslamaya gerek yok da şuracıkta, Can Azerbaycan’da bile Türkiye’nin yarı fiyatının altında olan kurbanlıklar bizde niye böyle? Üç dört defa Azerbaycan’a gittim, pek çok yerini gezdim. Oralarda öyle koyun keçi sürülerine de rastlamadım ki çok olduğu için ucuz olsun, öyle değil mi? Peki ya ikide bir “Bizi kıskanıyor” denen Almanya’da durum nasıl? Hemen bu satırları yazarken aklıma geldi ve Almanya’dan bir arkadaşımı aradım. O da orada bu işi yapan bizim Türklerden bir arkadaşını arayıp sıcağı sıcağına bilgi verdi: Kurbana gelecek iki yaşında bir koyun 300 - 350 Euro. Kurban arifesi olduğu için biraz yüksekmiş ama her durumda bizdeki fiyatları geçmiyor. Kurbanlık araştırması sırasında öğrendiğim bilgilerin yanında geçmişe dair hatırladıklarım da oldu. Elbette asıl olan bir ibadetin yerine getirilmesidir, üçe beşe bakılmaz ama bir zamanlar kestiğimiz kurbanların eti kiloya vurulup ödenen ücretle karşılaştırıldığında kasaptan alınacak aynı miktar ete göre daha kârlı olurdu. Şimdilerde ise durum tamamen değişmiş görünüyor. Yurt içindeki rayiç fiyatlardan aldığımız kurbanlıklardan çıkan et aynı miktarda kasaptan alınacak et fiyatlarını geçmeye başladı. Ramazan ayında gıda fiyatlarında görülen artışlar gibi kurbanlık fiyatlarının da kontrol altına alınması şart. Yeri gelmişken dinen kurban kesmekle yükümlü olmadıkları halde iyi anlatılamadığı ya da “El ne der”, “Ayıp olur” gibi düşüncelerle kurban kesmeye kalkanlardan da söz etmemiz gerekiyor. Keza, bütçe birliklerine, ayrı ayrı ticari kazanç ve servet sahibi olmamalarına rağmen karı koca, hatta çocuklar için zorlanarak ayrı ayrı kurban kesenler olduğu biliniyor. Piyasa arz ve talebe göre oluştuğu için uygulanan tarım, hayvancılık ve başka ekonomi politikalarının yanında bu anlayışın da Türkiye’deki kurban fiyatlarının yüksek olmasında etkili olduğu kanaatindeyim. Vacip ya da sünnet olduğuna inanarak kurban ibadetini yerine getirmeye gücü yetenler bu görevi adabına uyarak yapmalı, maddi gücü yetmeyenler de kendilerini zorlamamalıdırlar. Sonuç olarak her konuda olduğu gibi kurbanlık piyasasında da fiyat istikrarı sağlanmalı, yurt içi ve dışı fiyat farklılıklarının en aza indirilmesinin yolu bulunarak bir güven oluşturulmalıdır. Yoksa riya, gösteriş, dedikodu ve memnuniyetsizlik yaratıp şüphe uyandıran bir ibadetin kimseye faydası olmaz.
02 Mayıs 2026
Osman OKTAY
