Bahçeli her konuştuğunda vatandaşlarımızın yüreği ağzına gelmektedir.
Bahçeli’nin “bilge” bir kişilik olarak konuştuğunu düşünenler olduğu gibi onun bir “üst akıl” tarafından konuşturulduğunu zannedenler de var.
Bahçeli her konuştuğunda onun ne demek istediği konusu epeyce tartışılıyor.
Herkes ne demek istediğini anlamaya çalışıyor.
Bir kıssa…
Vatandaşın birisi günlerdir uyuyamadığından bahsederek muhatabına anlatmaya başlamış:
“Hocam, uçak nasıl uçar bilirim. Uzaya nasıl gidildiğini de bilirim. Üç gecedir gözüme uyku girmiyor. İki renkli macunun tüpün içine nasıl girdiğini bir türlü çözemedim.” demiş.
Bu kıssa aslında yurdum insanının içinde bulunduğu durumu özetlemektedir.
Bahçeli, “Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” demiş ya, şimdi kamuoyunda Bahçeli’nin bu sözü tartışılıyor ve herkes “acaba Bilge lider ne demek istedi” diye beyin fırtınası estirilmektedir.
Bilge Kağan’ın “Ey Türk milleti işit! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir! Artık titre ve kendine dön!” sözünü tartışmasız anlayabiliyoruz.
“Bilge Lider” konuşunca anlayamazlarsa, ters giden ve yanlış anlaşılabilecek hususlar olsa bile, “bir bildiği vardır” deyip geçen, her sözünü ayakta alkışlayan bir kitle olduğu müddetçe; Bahçeli’nin her konuşması yürekleri ağıza getirmeye devam edecektir.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye göre: “Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır. Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir”
Gerçekten öyle mi?!..
Bahçeli, ABD-İsrail-İran savaşıyla ilgili yeni açıklamalarda bulunmuş. İran’dan ateşlendiği ve İran tarafına ait olduğu iddia edilen iki füzenin Türkiye’ye düşmesiyle ilgili Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz.” ifadelerini kullanırken, “ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça, etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız.” uyarısında bulunmuş
Açık kaynaklarda yer aldığına göre, 11 Mart 2026 tarihinde Manhattan Federal Mahkemesi’nde
yapılan Halkbank davasında: “Türkiye ile ABD arasında yıllardır krize dönüşen Halkbank davasında Manhattan Federal Mahkemesi, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında cezai davayı 90 gün durdurdu. Anlaşmaya göre Halkbank ceza ödemeyecek, suçlamaları kabul etmeyecek; ancak bankaya ABD onaylı bağımsız bir gözlemci atanacak.”
ABD, neyin karşılığında böyle bir anlaşmaya olur vermiştir?
Bahçeli’nin durup dururken “Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” sözü hem düşündürüyor, hem de kaygılandırıyor.
Bahçeli, 15 Ekim 2024 tarihinde partisinin grup toplantısında İmralı’da yatan bölücü narko-terör örgütü PKK’nın başı Öcalan için “Örgütünü tasfiye etsin” çağrısında bulunmuştu. Bahçeli hızını alamadı. Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihindeki grup toplantısında yeni bir çağrısı daha olmuştu. “Tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun, terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” diyerek herkesi şaşırtmıştı.
Bahçeli’nin “Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” çıkışı, sözde “Terörsüz Türkiye” sürecini ve Büyük Türk Milleti’ne kurulan tuzakları çağrıştırmıştır.
Bahçeli’nin Türk kamuoyunda İran ile olası bir savaşa yönelik itirazların yükselmesinden rahatsız olduğu da anlaşılmaktadır. “ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” şeklinde bir değerlendirmede bulunması bizi şaşırtmamaktadır.
Diğer taraftan bölgede gerilimin düşürülmesi gerektiğini de vurgulayan Bahçeli, ateşkes çağrısında bulunarak, “Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir” ifadelerini de kullanmış.
Bahçeli, aksi durumda İran’ın ABD-İsrail ortaklığı açısından uzun soluklu ve maliyetli bir çatışma alanına dönüşebileceğini belirterek, “Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir” de demiş…
Bahçeli her şeyden bahsetmiş ama ABD ve NATO üslerinin kapatılması gerektiğinden hiç bahsetmemiş.
ABD’nin Dedeağaç’ta niye askeri yığınak yaptığı, Ege’ deki 18 Türk adasının Yunanistan tarafından işgali ve adalarda ABD askerleri ile Yunan askerlerinin birlikte devriye gezmesi, top namlularının Türkiye’ye çevrili olması konusu Bahçeli tarafından henüz gündeme getirilmemiştir.
Milli güvenliğimiz için Türkiye; ABD, İsrail ve NATO adına yapılan provokasyonlardan uzak durmalıdır.
“Dostum Trump” menşeili tehdit, şantaj ve tavsiyelere itibar edilmemelidir.
13 Mart 2026
ÜLKÜ PINARI
