
“Ben Türk milletini sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye, rüşvet ve hileyle çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenine, ahlaktan mahrum bir hürriyete, tefeciliğe, karaborsaya yer veren iktisadi bir yapıya çağırmıyorum. Türklük gurur ve şuuruna, İslam ahlak ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısacası Hak yolu, hakikat yolu, Allah yoluna çağırıyorum.” demişti.
İyi ki bu günleri görmedi…
Başbuğ Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997’de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara’da vefat etmişti.
Ömrünü verdiği Türk milliyetçiliği ideolojisinin bugünkü halini görse ne der, ne yapardı ?..
İlmek ilmek ördüğü hareketin ve ideolojinin, HÜDAPAR’cılarla yan yana duran, Apo’dan ve dağdan demokrasi ve barış bekleyen; Andımıza “evet” diyememiş bir siyaset noktasına getirilebileceğini iyi ki görmedi.
Bir arkadaşın arşivinden çıkarıp yolladığı fotoğrafı (Ankara’da Türkobası köyü ziyaretimiz)Rahmetlinin hatırasına binaen paylaşıyorum.
1987 yılına ait bir fotoğraf. Köyde sünnet düğünündeyiz.
Başbuğ Türkeş’i vefatının 28. yıldönümünde özlemle, saygıyla, sevgiyle ve rahmetle anıyoruz.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun 🤲
04 Nisan 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
