
5 EKİM, Mustafa Kemal Ankara hemşehrisi oldu.
13 EKİM, Ankara’mız kurulacak devletin başkenti ilan edildi.
29 EKİM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ.
Tarihimizin dönüm noktası olaylar, savaşlar ve zaferlerin yıldönümlerini içinde barındırdırdığı için ağustos ayları ZAFERLER AYI diye nitelendirilmiştir. Tıpkı ağustoslar gibi ekim ayları da hem Türk tarihi açısından hem de biz Ankaralılar için çok büyük ve önem arzeden yıldönümlerini yaşadığımız bir aydır. Bir 5 Ekim günü, kendisini meclisten – neticede belki de tarihten- silmeye matuf bir önerge üzerine Ankaralıların davetini kabulle artık ANKARA HEMŞEHRİSİ olacak Mustafa Kemal’in ANKARA HEMŞEHRİLİĞİNİ KABUL ETTİĞİ gündür. “Ankara’nın ve Ankaralıların benim gönlümde müstesna bir yeri vardir” diyen Mustafa Kemal o gün itibarıyla Ankara’nın ve Ankaralıların gönlündeki müstesna yerini almaktaydı. Halen ve ebediyen orada olacaktır.
Ankara, 27 Aralık’ta yaşanan KIZILCAGÜN sonrası karargah/milli merkez/ milli egemenliğin kalpgâhı olmuştu, artık Başkent de olmalıydı ve bir 13 Ekim günü kurulacak devletin ve Cumhuriyetin BAŞKENTİ olmaktaydı. Ekim ayını taçlandıracak en önemli olay da 1923’ün 29’unda 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’nun hareketiyle Anadolu’ya taşınan KURTULUŞ İRADESİNİN bir KURULUŞ İRADESİNE dönüşmesi ve TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞ İLANIYDI.
TÜTAV (Türk Tanıtma Vakfı) çok uzun yıllardır Ankara’da kurulu olan bir Vakıftır ve TÜTAV ismiyle bir Dergi yayınlamaktadır. Geçenlerde Eylül sayısı çıktı. Zaferler ayı ağustosu hatırlatacak yazılar yanında bir de bendenizin bir yazısı var: “SON KALE…Milli egemenliğin kalpgâhı Ankara ve Başkent oluşu …”
Ekim ayındayız ve tam yeridir diyerek önce Türk, sonra Ankaralı olmanın gururuyla paylaşmak istedim…
10 Ekim 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ




