Türkiye, insanları, hayvanları ve bitkileri radyasyondan koruyacak hiçbir önlem almadan 5G’ye geçiyor. Bu konuda zaman zaman bilimsel görüşlerinden faydalandığım Üsküdar Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Müh. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ş. Selim Şeker, 5gvirusnews.com’un güncel sorularını cevaplandırdı. Söz, bilim adamının:
5G, önceki nesillerden farklı olarak “milimetrik dalgalar” kullanır. Bu dalgalar çok yüksek frekanslıdır ancak menzilleri kısadır. Kesinleşmiş etkilerinden bazıları şöyledir:
Bu dalgalar vücudun derinlerine inmez, ancak deri ve göz korneası tarafından emilir. Hücre düzeyinde serbest radikallerin artmasına ve DNA hasarına yol açabilecek oksidatif stres tetiklemesi en çok tartışılan biyolojik etkidir.
5G sinyalleri duvarlardan geçemediği için her köşe başına (lamba direkleri, duraklar) anten kurulması gerekir. Bu da insanın 7/24, çok yakından radyasyona maruz kalması demektir.
5G sadece “hızlı video indirmek” değildir; o bir “işletim sistemi, platformu”dur.
İnsan beyninin tepki süresinden daha hızlı iletişim kurar.
Kilometrekare başına 1 milyon cihazı aynı anda ağa bağlayabilir. Yani 5G, “Büyük Gözetim” ve “Nesnelerin İnterneti” için inşa edilmiş bir dijital sinir ağıdır.
Türkiye’nin henüz ticari olarak tam kapasite 5G’ye geçeceğini söyleyemeyiz. Ancak bu geçişi, test süreçleri ve altyapı hazırlığı olarak görebiliriz.
Milimetrik dalgalar için şehirlerde her 100-200 metrede bir “küçük hücre” anteni kurulması gerekir. Şu anki mevcut kuleler yeterli değildir. Şehir mobilyalarına (aydınlatma direkleri gibi) entegre edilecek binlerce yeni mini istasyona ihtiyaç var.
“Cihazlara bağlanacağız” demek, çevrenizdeki, evdeki her nesnenin birer “ajan” olması demektir: Evlerde, akıllı buzdolabı, lamba, termostat, bebek telsizi gibi. Şehirde, trafik ışıkları, çöp kutuları, güvenlik kameraları (yüz tanıma ile anlık takip) gibi…
Bedenlerde giyilebilir teknolojiler (saatler), akıllı kıyafetler ve vücut içine enjekte edilen/yerleştirilen biyolojik sensorlara bağlantı gibi…
5G sadece bir köprüdür. Asıl hedef 6G’dir (Tahmini 2030). 5G “Nesnelerin İnterneti” ise, 6G “Zekânın İnterneti”dir. Binlerce uydu gökyüzüne yerleştirilecektir.
Bunu da açmak gerekirse 6G Holografik İletişimi de diyebiliriz. Yani insanların dijital kopyalarının anlık ışınlanması… Ve insan-makine birleşmesi… İnternetin doğrudan insan beynine bağlanması… 6G ile dijital dünya ile fiziksel dünya arasındaki sınır tamamen kalkacak.
5G, merkezi bir yapay zekânın, dünyayı anlık olarak yönetebilmesi için gereken “tekil kontrol paneli”dir.
Yapay zekâ, 5G ağı sayesinde kimin nerede olduğunu, ne harcadığını ve vücut ısısının (sağlık verisinin) ne olduğunu saliseler içinde analiz eder.
Kontrol, artık bir polis gücüyle değil, “erişim engeli” ile yapılır. Sisteme uymazsanız; aracınız çalışmaz, kapınız açılmaz, dijital paranız harcanmaz.
Özetle 5G hızlı internet değil, “insanlığın hızlı denetim altyapısı”dır. 6G ise bu denetimin dünyanın her yerinde her insanın biyolojik varlığına (zihnine) rahatlıkla nüfuz etmesidir. Fiber Optik kablolar ise yukarıda sayılan ve sayılmayan mahsurları taşımaz ve çok daha hızlı, güvenli harika bir sistemdir. Daha düşük EMF seviyesi, daha güvenli bağlantı, daha yüksek hız ve veri aktarımı. Daha kolay güncellenebilirlik sağlar.
5G’nin güvenlik testleri yapılmamıştır; sağlık açısından birçok risk vardır.
Bireysel verilerinizin toplanması ve kullanılması söz konusu olabilir.
Dünyada onlarca şehir ve eyalet, 5G’ye karşı çıkmaktadır.
Teknoloji odaklı dünyamızda insan beyni, yapısal ve işlevsel hasara neden olan günlük mobil frekansı sinyallerine sürekli olarak maruz kalıyor; bunlar hafızada azalma, açıklanamayan baş ağrıları, uyku performansında azalma ve nörolojik, bilişsel ve duygusal bozukluklar gibi olumsuz sonuçlara yol açar. Kansere yol açtığı bilimsel olarak ispat edilmiştir.
EM radyasyonunu göremezsiniz, koklayamazsınız… Duyamazsınız… Hissedemezsiniz… Tadamazsınız… Yavaş yavaş etkiler, acelesi yoktur… Doğayı, bitkileri, gökyüzünü sessizce ağlatır… İnsanı sessizce çökertir… Kuşlara yolunu şaşırtır… Arıları üzer, balıkları ağlatır… Varlığını söylemez… Yaşlı genç, zengin fakir ayırmaz… Gece, gündüz fark etmez… Avukatları, dostları çoktur… Merhametsizdir… Çocuklara acımaz… Sinsidir… Adeta bir gizli Çin işkencesidir…
Özetle 5G “hızlı internet” değil, “hızlı denetim” altyapısıdır. 6G ise bu denetimin, insanın biyolojik varlığına (zihnine) nüfuz etmesidir.
09 Nisan 2026
Arslan BULUT
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/
