Hani İsrail, “Somaliland” adıyla Somali’den ayrılan ülkeyi tanıdığını açıklamıştı da ABD Başkanı Trump, “Somaliland’ı tanıma konusunu çalışıyoruz. Dünyada Somaliland’ın nerede olduğunu bilen var mı?” diye garip bir mesaj yayınlamıştı ya bu operasyonun birinci hedefinin Babülmendep Boğazı’nı kontrol altına almak olduğu şimdi daha net anlaşılıyor.

Arap analizci Abdulbari Atvan, Somaliland tartışılırken, İran Haber Ajansı İRNA’ya “İsrail, Babü’l-Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi’nde askeri üs kurma çabasında. Arap Denizi, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’nun batı kıyılarındaki adalarda askeri üsler kurularak bölgesel deniz yollarının kontrol edilmesi amaçlanıyor. İsrail, Yemen kaynaklı hipersonik füze saldırılarını da buradan önlemeyi planlıyor. İsrail, Somaliland üzerinden Süveyş Kanalını da dolaylı olarak kontrol ederek Mısır’a baskı uygulamak istiyor. İsrail, Hürmüz Boğazı üzerinden, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman ve Yemen limanlarından çıkan petrol sevkiyatlarını, Somaliland üzerinden kontrol etmeye çalışıyor.” demişti.


Yasemin Çongar, 2004 yılında G-8 toplantısında şekillendirilen ve tam adı “Geniş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile Ortaklık” olan projeyle ilgili BBC’nin sorularını cevaplandırırken, “Aslında ilk başta ‘Büyük Orta Doğu Projesi’ olarak ortaya atılan girişim, şimdi yeni bir isme, yeni bir çerçeveye, programa ve plana sahip. G-8 ülkeleri bu girişime sahip çıktılar, hem de Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yedi bölge ülkesi de ortak bildiriye ve ortak bildirinin altındaki plana taraf olarak bu girişimin parçası oldular. ‘İlerleme ve ortak gelecek için ortaklık’ diye ifade edilen ve Kuzey Afrika coğrafyasını, Orta Doğu’yu hedef alan, demokratikleşme ve sosyal ve iktisadi reformlar projesi, bu çerçevede önemli bir girişimdi. Proje, ‘Demokratik Yardım Diyaloğu’ adını aldı. Bu bir mekanizma olacak ve bölge ülkelerinde mevcut demokratikleşme taleplerini, var olan sivil toplum örgütlerini, bunların yenilerinin kurulmasını özendirecek, teşvik edecek çeşitli projeler ortaya koyacak. Bu çerçevede de Türkiye, İtalya ve Yemen’le birlikte eş başkanlık üstlendi. Aslında Türkiye, bu projeye başından taraf olarak, Orta Doğu’daki reformların teşvikinde ciddi bir öncü rol üstlenmiş oluyor” demişti.

İngiltere, 2010 yılında Yemen ve Somali’de terörle mücadele konusunda ABD ile ortak çabalarını yoğunlaştırma kararı aldığını, sahil güvenlik operasyonlarına destek vereceklerini açıklamıştı.

ABD, İngiltere ve İsrail, esas olarak Time dergisinde yayınlanan bölge haritasındaki sarı bölgeyi yani Türkiye, İran, Irak, Suudi Arabistan, Yemen, Kuveyt ve diğer Körfez ülkeleri, Ürdün, Suriye ve Irak’ı tamamen ele geçirmek istiyordu. Özbekistan ve Kırgızistan da bu haritaya dahildi.

Arap Baharı, 2005 yılında İstanbul’da tezgâhlandı. Irak’ta Barzani’ye bir devletçik kurdurulmuştu. Suriye’de ise kurulan yeni devlete PKK’yı ortak ettiler. Türkiye de bunu entegrasyon olarak gördüğünü açıkladı!

DEM Parti, “Suriye’de statümüzü elde ettik, sıra Türkiye’de” diyor.

Suriye’deki rejim Türkiye’nin muhalifleri silahlandırmasıyla yıkıldı, ülke fiilen İsrail kontrolüne girdi.

Türkiye’den 2011-2013 yılları arasında Yemen’e de silahlar gitti. Türkiye, Yemen’de meşru hükümeti desteklediğini açıkladı. Silahların kime gittiği anlaşılamadı. Yemen’deki ABD, İngiltere-İsrail projesine, yıllardır İran destekli Husiler engel olmaya çalışıyor.


Son olarak ABD Başkanı Trump, İran’daki protestocuları silahlandırmak istediğini ama gönderdikleri silahları, Kürtlerin kendilerine alıkoyduğunu açıkladı! PJAK mı, PKK mı, Barzani mi? Bu konu net değil…

Trump ayrıca, İran’da düşürülen Amerikan uçaklarının pilotlarını nasıl kurtardıklarını anlattı! 150 uçakla kurtarma operasyonu yapılır mı? Operasyonun hedefinin İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu almak olduğu anlaşıldı. Başaramadılar.


Osmanlı stratejik bir noktada olduğu için Yemen’i savunacağım derken, ordusunu ve ekonomik gücünü buralarda harcamak zorunda kaldı. Bu da çöküşün hızlanmasına yol açtı.

ABD şimdi, kendisini ve dünyayı Hürmüz Boğazı’na sıkıştırdığı gibi Babülmendep Boğazı’nda da Husilere takıldı… Prof. Dr. Erdoğan Alkin, ABD’nin bu tıkanmadan faydalanarak dünyaya yüksek fiyattan petrol satıp açığını kapatma yoluna gidebileceğinden şüphe ediyor ama görüldüğü gibi şu Yemen elleri ne de yamanmış…

08 Nisan 2026

Arslan BULUT

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/


Yorum bırakın