Yurt dışında yaşayan bütün Türkler, Türklüğün sesi olmalısınız…

Dr. Muzaffer Ata Erim’in aziz hatırasına…

İki gün önce bir Türk sevdalısını, Türklük gönüllüsünü uğurladık. Kimi kastettiğim herhalde anlaşılmıştır. Dr. Muzaffer Ata Erim beyefendi asra yaklaşan ömrünü tamamlayarak öteye göçtü, gitti. Dr. Muzaffer Ata Erim Beyefendiyi geriye doğru oldukça eski yıllarda tanımıştım. Biz Türkiye’de milliyetçilik yapıyor, hem Türk dünyası dediğimiz (o zamanlar bağımsız devlet olmamışlardı, bir kısmı özerk cumhuriyetler halindeydi, bir kısmı da bulundukları ülkelerde azınlık olarak yaşayan topluluklardı) dünyanın muhtelif cografyalarında yaşamakta olan soydaşlarımıza ilgi duyuyor, çeşitli şekillerde onlarla temaslar sürdürüyor; bir yandan da yine çeşitli sebeplerle (iş, ekmek kapısı, görev, öğrenim vb) yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla -ve soydaşlarımızla- ilgileniyorduk.

Elbette ABD’nde de yaşayan Türk topluluğu söz konusuydu. Bunların TC vatandaşı olanları bulunduğu gibi, Azerbaycan, Kıbrıs, Kırım, Türkistan gibi Türk yurtlarından kardeşlerimiz de ABD’nde yaşamaktaydılar. İşte bu yıllarda “Amerikan Türk toplumu”, “Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu”, ” Amerikan Türk Dernekleri” gibi sözler duyulmaya başlanıyordu.

Özellikle New York ve Washington başta olmak üzere ABD’de yaşayan Türklerin (Türk vatandaşları ve diğer soydaşlarımızı ) bir araya gelerek teskilatlandıklarını; seslerini ABD ve Amerikalılar nezdinde duyurma gayretlerini adeta bir Türk lobiciliği faaliyetine girişimlerini; New York’da Türk Günü Yürüyüş günü yaptıklarını duymaya/takibe başlamıştık. Bütün bu gayret ve faaliyetlerin arkasında kendisini Türk ismini ABD’ nde duyurmaya, Ermenilerin sözde soykırım iddiaları, Türkiye aleyhtarı lobilerin propagandaları karşısında Türk milletini ve haklılığını savunmaya adamış bir insan vardı ve O Dr. Muzaffer Ata Erim’di. Bu yöndeki gayretlerini uzun yıllar bıkmadan usanmadan ilerleyen yaşına rağmen sürdürmekten geri durmadı. Türk dernekleri, federasyonları O’nun ismiyle bütünleşti. Amerika’daki Türk lobisi ve Türk lobiciliğinde Erim’in gayretleri ve yeri unutulamaz…

Diaspora sevgili büyüğünü uğurluyor.

Türkiye’ye ekibindeki arkadaşlarıyla yaptıkları ziyaretlerde birkaç kere görüşme fırsatımız oldu. Gayretini, azmini, heyecanını unutamam. Bu işi büyük keyifle ve inanarak yapıyordu. Çünkü, Türkün büyüklüğüne ve haklılığına inanıyordu.

Türk – Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun öncü lideri olarak başta TÜRK GÜNÜ YÜRÜYÜŞÜ olmak üzere birçok ilke imza atan Erim, güçlü bir diasporanın her ülke nezdinde şart olduğuna inanıyor; özellikle ABD Türk diasporasının sergileyeceği güçlü bir birlikteliğin Türkiye ve Türkler icin sadece ABD açısından değil, dünya kamuoyu bakımından da büyük önem arzeden bir iş olduğuna inanıyordu. Birkaç senedir zafiyete sürüklenen ABD diasporasına Erim’in izinde yeniden canlılık kazandırmak; bunun için Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu’nu birlik, bütünlük icersinde güçlendirmek şarttır. TC Devleti de bu gerçeğin farkında olmak ( köstek olmamak) çok büyük ölçüde destek olmak – hak eden ve bu görevi hakkıyla yerine getirebilecek kadrolara destek olarak- zorundadır.

30 Mart 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Şuna bir yanıt: “Yurt dışında yaşayan bütün Türkler, Türklüğün sesi olmalısınız…”

  1. demirozcane Avatar

    MIDDLE ASIA NEWS PAGE:DÜNYA TÜRK HABER /WORLD TURKISH NEWS-30-03-2026 MARCH Erdoğan, Trump’ı sert bir şekilde kınamak yerine, ABD başkanıyla olan iyi ilişkisini sürdürmeye istekli görünüyor; bu ilişki daha önce Trump’ı Suriye Devlet Başkanı Ahmed El Şaraa’nın yönetimine uygulanan yaptırımları kaldırmaya ikna etmeye yardımcı olmuştu. Axios’un hafta sonu yaptığı haberleri doğrulayan Türk yetkililer, Middle East Eye’a Erdoğan’ın geçen hafta Trump’ı Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Temsilci Steve Witkoff’u İstanbul’a göndermeye ikna ettiğini, burada Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi başkanlığındaki İran heyetiyle görüşeceklerini söyledi. Trump hatta görüşmelere bizzat katılabileceğini bile ima etti. ABD İran’a saldırdı: İslam Cumhuriyeti’nin seçenekleri neler? Devamını oku ” Ancak Türk yetkililerin açıklamasına göre, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney’e ulaşılamadığı için nihai karar verilemediğinden görüşme gerçekleşmedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın son açıklaması, Erdoğan’ın ABD ve İran arasında görüşmelere ev sahipliği yapma arzusunun devam ettiğini yansıtıyor. Açıklamada, “İran’ın nükleer programıyla ilgili ihtilafın tek çözümü müzakerelerdir. Türkiye sorumluluklarını yerine getirmeye ve yapıcı katkılarda bulunmaya hazırdır” denildi. Sert söylemlerine rağmen Erdoğan, bölgesel çatışmalarda genellikle ince bir çizgide ilerleyerek Türkiye’yi avantajlı bir konuma getirmek için taraf tutmaktan kaçınır. Türkiye’nin NATO üyeliği ve Washington ile süregelen yakın ilişkisi, stratejik hedeflerine ulaşma yolunda hem rakipleri hem de müttefikleri karşısında ona nüfuz sağlıyor. Yeşiltaş, “Türkiye’nin İsrail-İran ihtilafına ilişkin tutumu kısa vadeli siyasi kaygılara dayanmıyor” dedi . “Riskler soyut değildir. Bunlar, [Türkiye’nin] toprak güvenliğine, enerji güvenliğine, ekonomik hedeflerine ve demografik istikrarına yönelik doğrudan tehditleri içermektedir.” Middle East Eye, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve ötesine dair bağımsız ve eşsiz haberler ve analizler sunmaktadır. Bu içeriğin yeniden yayınlanması ve ilgili ücretler hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen bu formu doldurun . MEE hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz . Tavsiye edilen Ali Larijani: Filozof kimliğiyle tanınan güvenlik şefinin ölümü İran için ne anlama geliyor? ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş iki büyük hataya dayanıyor. İran’ın yeni taktikleri, ABD’yi acı verme kapasitesini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Devamını oku

    Beğen

Yorum bırakın