Türkiye’de “Paralel Kürt Devleti” yapılanmasına gidiliyormuş gibi. TC Devleti içinde bir Kürt devletçiğinin temellerini atma toplantısı yapılmış…
https://www.instagram.com/reel/DWbRdnxDcLZ/?igsh=MWxxeGJyMGRkZnlnNQ==

Şimdi ben bunu dedim, bu sözü söyledim diye
“bölücülük yapıyorsun” diyebilirler. Bu vatandaşların “Kürt devleti” temellerini atmak için toplanmaları, bunu ifade etmeleri serbest; bizim “böyle yaptılar” dememiz suç öyle mi? …

İşte size Bahçeli sayesinde geldiğimiz, getirildiğimiz nokta…

Türk Milli şuuru ve milli heyecanı galip gelmezse; sorumluluk makamında olanlar Anayasal ve yasal görevlerini yapmazlarsa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ayağımızın altından kayıp gidecek.

Kaldı ki, artık İŞ İŞTEN GEÇMİŞTİR. Bu toplantı bastan aşağı suçtur, bölücülüktür. TC Anayasası’na, kanunlarına aykırıdır, ancak ne soruşturacak, ne peşine düşecek, ne “ne yapıyorsunuz” diyecek bir merci de yoktur, kalmamıştır. Ancak TC Devleti’nin varlığını, bütünlüğünü temsil eden, bunu korumakla da sorumlu olan tek merci olan Cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanlığı yüksek makamı konuya el atıp “dur” derse bu gidiş sorgulanabilir.

Diyarbakır’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhuriyet Başsavcılığı makamı vardır.

Gereği neyse yapılmasını bekliyoruz…

Böyle bir toplantı için yapıldıktan sonra, bırakınız savcılık ve yargı makamlarının harekete geçmesini ( ya duymamasını, görmemesini, ilgilenmemesini, soruşturma açmamasını) böyle bir toplantı nasıl yapılabilmiştir. Emniyetin, valiliğin, güvenlik ve istihbarat birimlerinin haberi var mıdır, izin alınmış mıdır?..

İzin başvurusu varsa böyle bir toplantı için izin nasıl, ne için verilmiştir?..Bakmayın “gereği neyse yapılmasını bekliyoruz…” sözümüze … Gereği neyse yapılmayacaktır. Ta ki, Cumhurbaşkanımız bu gidişe dur deyinceye kadar. Bahçeli ne der, o da belli olmaz. Ya da bellidir. Vay benim memleketim…

30 Mart 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın