23 Nisan 1920 ‘nin yıldönümüne yaklaşıyoruz. KURTULUŞ VE KURULUŞ yolunda kuvva inancı ve imanıyla yola çıkan yüce irade, 23 Nisan 1920’de “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir” demek suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuşat etmiş; Parlamentoyu ve parlamenter sistemi millet iradesinin yegane temsil yeri haline getirmiştir. Bu yüce parlamento maalesef aradan geçen bunca yıl sonra ve bir 23 Nisan yıldönümünü karşılamaya hazırlanmakta olduğumuz şu günlerde 1920’de kuvvanın gayreti ve iradesiyle kendisine tevdi edilen ve “KAYITSIZ, ŞARTSIZ” olarak tarifi yapılan egemenlik hakkını kendisinin kullanacağı yerde bir terör hükümlüsünün iradesine başvurmak durumunda bırakılmıştır.
Hasbelkader bu yüce Meclis’te görev yapma şerefini yaşamış bir TC vatandaşı olarak bu iç yaralayıcı olayı derin üzüntüyle karşılıyor, esefle kınıyorum. Ülkenin bağımsızlığını, hürriyet ve istiklalimizi, laik Cumhuriyeti, milli egemenligimizi, bütün bunların temsil yeri olan TBMM’mizi bize emanet eden kuvvacı iradeye karşı saygılı olmanın ve emanetlerine sahip çıkmanın gereği için bir an için bu yanlıştan dönmenin şart olduğuna inanıyor; bunu -hiç olmazsa- beyan etmenin bile, tarihi bir sorumluluk olduğunu zannediyorum.
Bağımsızlığın, hürriyet ve istiklalin, laik cumhuriyetin, millet iradesinin ve egemenliğin temsil ve tecelli yeri olan bu Yüce TBMM’nin yasama görevini yaparken TC Devleti ve Milleti adına karar vermiş Türk mahkemelerince mahkum edilmiş bir terör hükümlüsünden akıl alması, danışması olacak iş değildir. Böyle bir konuda danışılacak ve fikrine müracaat edilmesi gereken yegane merci MİLLETİN KENDİSİ VE MİLLET İRADESİDİR…
21 Mart 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
- Dönem Ankara Milletvekili
